Özne sandım kendimi,
cümleye ben başladım sanırken—
meğer sen gelince
fiil anlamını bulmuş.
Bağlaçtın sen,
Herkes çocuk sahibi olmamalı,
Her kalp taşımaz bu ağır yükü.
Bir hayat var, bir umut var içinde,
Herkes aşamaz bu yokuşlu yolu.
Sevgiyle büyütmek gerekir,
Katedralin gölgesinde bir beden yatıyordu,
mumlar titrerken harfler kanla yazıldı.
Bir çember, bir haç, bir gül —
her biri bir parça, kayıp bir hakikatin yankısı.
Sanat sustu o gece,
Dünya kanıt istiyor,
neden sevdiğimi soruyor bana—
oysa sevgi,
ispatlandığı anda
kendini inkâr eder.
Kitaplara sarılır yürek satırlar kan revan
Yürek tanısa gözler yabancı kalır hatıralara
Sürgün kentlere serpilir inceden bir hasret nöbeti
Tütün kokusu karışır ah bir çağ yangınına
Göz göze tüm yanmalar ve lokmalar acı
Ses nefes ıslık bir şehri uyandırmakta
Kış mevsimi kör hazana sordu
ve kör hazan dile geldi konuştu
Şimdi uğradığım yıkımdır
ve korkuyorum gelecekten
çünkü ölmüş olan musadan
Korkmakta aşktır bazen
Kaybetmekten korkarsın
Olmadı
Bulmaktan korkarsın
Hiç olmadı
Yaşamaktan korkarsın
Hasretin vurduğu yerde
Zaman kayıp
Kör kuyu bir giz
İklim en güzel şarkı
Aşk uçurumlara bir gül
Aşk kokuyor her seyir
Başlangıçta hiçlik vardı,
Ve hiçlik, kendi yalnızlığından sıkıldı.
Bir ışık doğdu — sessizliğin bağrından,
Zaman titredi, mekân doğdu,
Ve kozmos adını fısıldadı karanlığa.
Başlangıçta söz yoktu,
Çünkü sessizlik, ilk emirdi.
Ve o sessizlikte bir nabız attı —
bir istek, bir varoluş fısıltısı:
“Olmak istiyorum…”




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!