Bir geceydi, yıldızlar bile susmuştu,
Göğsümde yankılanan eski bir vuslattı.
Rüzgar, adını fısıldıyordu dallara,
Bir zamanlar sevdiğim, şimdi hayal olan sana.
Ay, dudağında unutulmuş bir öpücük gibi,
Zaferdir elbet çanakkale
Kürdüyle türküyle el ele
İmanla yazdık her yere
Geçilmez aziz çanakkale
Bu zafer birliğimizin zaferi
Bir rüzgâr dokunuyor saçlarıma,
adı geçmiş, kokusu anı.
Her nefes, bir mevsim eksiliyor içimden,
ve her mevsim, biraz daha ben gidiyorum benden.
Saatler, kalbime zincir gibi vuruyor,
Geçmişi olmayan adam değilim,
Her adımımın ardında bir iz,
Her izimin ardında bir suskun yankı var.
Beni ben yapan, çoktan geçip gitmiş anların
Tozuna bulanmış bir zaman haritası.
Gel gönlüme, sensiz içim dar oluyor,
Hasretinle yüreğimde kor oluyor.
Gecelerden sabahlara yol olur,
Sensiz geçen her an ömrüm soluyor.
Gözlerinde bir umut var, sevdiğim,
Ey aciz sen denildi ben duyuldu
Gözünü aç etrafina bak
Güzellikten çok çirkinlik var
Yani yetim acıdan olma zulümler
Ama olsun değil mi sorun yok
Ne de olsa baharı bir çiçek müjdeler
Koşardık sabahı karşılar gibi,
Adımlarımızda isyan, gözümüzde şiir.
Dünyayı biz kuracaktık yeniden,
İnançla tutardık yıldızları bir bir.
Göz göze gelmek bile sarhoş ederdi,
Cehalete zaman ayırıp gerçeğe can vermek olmadı olmaz
Sen kalk cahile zaman ayır o haddini bilmez ille de can alır
Zamanında bir canı var zamanı öldürmemeli değerlendirmeli
Gözlerin kalmış gibi bakıyor her yer,
Adını fısıldıyor duvarlar geceleri.
Bir adım atsam da uzaklara doğru,
Ayaklarım tutar seni… gidemez elleri.
Gidemem, çünkü sende kaldı ruhum,
Bir düşünceydi önce aşk,
varlığın içindeki ince bir titreşim,
bir “neden varım” sorusunun kalpte yankısı.
Sonra sen geldin.
Ve bütün kavramlar ete kemiğe büründü —




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!