Evet yazdım
En iyisini de kötüsünü de yazdım
Hayat gibi ölüm gibi
İpe dizdim tüm dizginleri
Dönüp de yaralarıma bir baktım
Bir uyku boyunca beklenen şafak
Gerçek seven neden hep küle döner
Zaman mekan yar dergahım aşk
Bir çift gözün hapsinde yaz güneşim
Hayatım meyilli yanarken ömrüm
Aşk oldu mu gönül de yeri dolmayan
Yürürüm — ama yol çoktan çizilmiş.
Bir adım atarım,
Ve adımım beni değil,
Ben adımı izlerim.
Bir seçim sanırım,
Bir elinde içki kadehi
Diğer elinde ya kalem ya fırça
Bir şeyler çizer karalar dı hep
bir şeyleri tutmaya yakalamaya çalışır dı
Söylenip durur du sonra
karmaşa derdi esen rüzgar
Yazmak, bir yangının küle dönmeyişi,
Sustuğum her şeyin başka bir söyleyişi.
Bir harf olur umut, bir nokta gözyaşı,
Her cümle kalbimin gizli bir yoldaşı.
Bir iç çekiş bazen, bazen bir tebessüm,
Her şey bir yanışla başladı,
Zaman sessizce eritti kimyamı.
Kül oldum, sonra yeniden biçimlendim —
Senin gözlerinde elementler yer değiştirdi.
Aşk, görünmez bir laboratuvar gibi,
Soldurun artık öfkeyi
Ne varsa sevgi de kardeşlikte var
Barış güvercinlerini gökyüzüne salın
Silahlar gömülsün silahları gömün
Güzel günler aşkla daha yakın
Sabahın ilk çizgisinde
senin adın saklı sanki;
gözlerimi açınca
dünya biraz daha yumuşar,
biraz daha bana benzer.
Toprağın kalbinde uyur eski çağlar,
Her çiçekte bin yıl, her ağaçta sır.
Rüzgârla konuşur kırların dili,
Taşların sessizliği bile bir anıdır.
Yeryüzü, sabrın en güzel adıdır,
Yeryüzü, sen ana gibi sıcak,
Toprağında saklı binbir umut.
Ayak bastığım her adımda,
Bir hikâye fısıldar sessizce tohumun.
Yeşilin en derin tonuyla süslenmişsin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!