Rüzgâr saçlarını okşayınca
gece birden yumuşar,
benim içimde
uzun zamandır susan bir melodi
yeniden doğar.
Liderlik, önde olmak değildir yalnız;
bazen geride kalıp
düşenin elinden tutmaktır.
Kendi adımlarının sesini değil,
arkadan gelen nefesleri dinlemektir.
Yavaş yavaş yüklerden kurtuluyoruz
İlk önce izin verdik yılan zehrini döksün
Dedik ne de olsa ne olacak bitecek biliyoruz
Sonra bir ayna tuttuk ki yılan kendini görsün
Ardından yine kargaşa kendini kandırmaca
Yükselen güne güneşe bu öfke ne diye
Bugün değil yarın irade sen de kurtulursun
Köle olduğunu ne çabuk unuttun
Senin doğuşun dünde bu acı ama gerçek
Yiğitlik sevmektir kardeşim
Bunu böyle bil
Her kim ki yiğitliği belada arar
Bunu böyle bilsin ki
Yüreğe korku bulaştı mı
Asıl bela ortaya çıkar
Kaç kurşun namludan çıkarsa çıksın
Sürgün yüreklere ölüm kar etmez
Yüreği sürgün eden vurgunluktur
Vurgunluk yiğit sevdaların işidir
Yiğit sevdalar için her zaman
Vurgunlukta bir Sürgün olmakta bir
Bu kaçıncı yüz
bu kaçıncı ayna
bu kaçıncı sogukluk
bu kaçıncı kırgınlık
kalmamış hiç bir kıyıda hayat
Her yıkım bir düşmeyi kollar
Kolay değildir yaşamak
Asıl yıkım düşünce başlar
Hayat o zaman maskesiz
Ölüm o vakit çok uzak değildir
Ölümü özler insan
İstikbaline ilgi duy sen
Bülbül olsan karga derler
Bir bayraktır bu elden ele
Taşırken asla deme bir ben
Olup biten seni bile aşmakta
Uçurum uçurum büyüyorum
Düşmekten alamıyorum kendimi
Yüreğim dayanamıyor artık
Hani kör bir kurşun diyorum
Gelip beni bulsa ansızın
Ya da bir mabet tıklım tıklım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!