Bir buse bıraktın, rüzgârda ince,
Öyle hafif, öyle derinden.
Sanki zaman durdu o an içinde,
Öpücük eridi dudağımda seninle.
Gecenin kalbinde yankı gibiydin,
Öyle bir yangın ki bu sevda bende
yokluğum güllendi aşk alevinde
her sızı aşkla birikti bende
benliğimi yaktım can evinde
Sürgün olmayı çok iyi bilir yüreğim
Tutuşsun yüreğim diyorum
gözlerin yetiyor tutuşuyorum
Alevden bir sır gözlerin yar
özüm sözüm seni çağlar
Zaman, görünmez bir nehir gibi akıyor,
Bizse kıyısında oturan gölgeleriz.
Her an, elimizden kayan bir damla;
Ne tutabiliriz, ne bırakabiliriz.
Var olmak;
Soğuk hücre demir parmaklık kör pencere
Tutsaklık bile özgürlüğe anlam katmıyor artık
Kopmuş kıyamet sabır yine yetim dağılan biz
Maviyi tutan gökyüzünün rıhtımında bir nefes
Bizi Gören Var
Biz gönül gözüyle görürüz
Hüzün demini alınca
Vakit hasret olur
Zincirler kırılır dar ağaçları çürür
Bize vurulan darbe olur
Ben böyle bir kıyamet görmedim
adı ben ile başlıyor
sonu ben ile bitiyor
ben bu zulmü daha önce gördüm
adı hiçliğe sürüyor
sonu bir kıyamete benziyor
Sevgili gönül hanemin helali
Üzülme sen sevgili
Bu ilk mapusluk ilk tutsaklık değil
Yine prangalar paslanır elbet
Yine gökyüzünü kucaklar yüreğimiz
Yine biz karşılıklı gülümseriz
Ey sevgili
Gönül kurbandır aşka
Aşkın gönüldeki adı sensin
Uykularım düşlerinle düğümlü
Boyanmışım hasretinle alkanlara
Gülüm biz hak yolunda
Körlerin asaları olmak isterdik
Doğru yolu bulabilmeleri için
Işık olmak isterdik karanlığa
Yusuf olanların kuyularını
Her an aydınlatmak için




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!