Yol bir çizgi değil sadece,
Sabır ister, emekle geçer.
Adım adım yürür insan,
Kimi taşlı, kimi çiçekler.
Yolda kalma, yoldan şaşma,
teslimiyet hz yusuf.u kuyuda sınadı
kutlu yolculuk böyle başladı
saraya uzandı bu yolculuk
gönül sabır taşı ile hasrete boyandı
hz yakup vardı yüreği yusuf diye yanan
Gözümde bir perde, önümde âlem,
Her şey apaçık, ama hep gizem.
Zâhirde güldür, bâtında elem,
Gördüğüm suret mi, yoksa hayâl mi?
Bir bakışta sevdim, sanki aşikâr,
Zaman akar, durmaz asla,
Ne döner geri, ne bekler seni.
Bugün varsa, kıymetini bil,
Boşa geçerse, üzülür kalp derinde.
Sabah doğar, akşam biter,
Sonsuz bir nehir, akıp giden durmaksızın,
Kum taneleri misali kaybolan her an.
Ne dün var ne yarın, sadece bu sızım,
Şimdinin içinde asılı kalan bir fan.
Güneşin doğuşuyla başlar her yeni gün,
Yollar yürünmez artık radyolar dinlenmez
ya ona çıkar diye yol ya da çalar diye o şarkı
telaş içinde can dört duvar tümüyle zindan
takvimler surete benzer aşk bir yürek yangını
zaman hayatsız akar huzur yine düşman
bizler kimsesiz kalır canlar tümüyle cansız
Bir damla düşünce düştü geceye,
Sessizlik yankılandı içimde.
Evrenin kalbi mi attı,
Yoksa ben miydim titreşen?
Sonsuzluk ne kadar yakın,
Geceden düşerken yıldızın sesi,
Sorar kendine: "Ben kimim, neredeyim?"
Bir rüzgâr geçer özün içinden,
Sessizliğin diliyle konuşur evren.
Gökte bir sonsuzluk salınır ince,
Zaman bir bahçedir, usul usul solar,
Ne giden suçludur, ne kalan onarır.
Bir yaprak düşer — o kadar, sadece düşer.
Ve biz, düşüşe anlam arayan gölgelerdir.
Hiçbir dua değiştirmez akışın ritmini,
Aşk,
evrenin unuttuğu bir sırdır belki;
iki ruh birbirine dokunduğunda
zaman kendi adımlarını şaşırır.
Seninle her an,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!