Ben seni her an
ya diyarbakır içinde düşünüyor
ya diyarbakır gibi özlüyorum
işte öyle bir şey
nasıl dile gelir ki böyle duygular
Yağmur olan özgürlüğüm yağsın
Mavzer nöbeti kan uykusuyla sonlanır
Aşk olan yürek yangınım yarınlara aksın
Kördüğüm duygular ah kalbime saplanır
Ben yandım ve bir çok kez can verdim öldüm
Bulut ağır ağır yürür ufukta,
Koyun misali dağdan dağa konar.
Rüzgâr eser ince bir türküyle,
Toprak kokusu sarar ovalar.
Bir çise düşer yaprağın ucuna,
Vurulmak neye yarar ki ey dost
hep vurulmadık mı zaten
zindanlardan geçip gelmedik mi
prangaları yol eylemedik mi seninle
şimdi bana söyle
hasret bitti mi bitmedi değil mi
Bir nefes ki, sonsuzluğun kapısı,
Her anı bir mucize, her an bir veda.
Doğuşla başlayan bilinmez yolcusu,
Var olmanın sancısı, var olmanın edası.
Güneşin doğuşuyla uyanan umut,
Yaşamak, bir su gibi akmak belki,
Taşa çarpa çarpa öğrenmek dibi.
Bir gülüş uğruna yanmak sessizce,
Bir damla sevinçle çoğalmak gibi.
Gün doğarken kokusunu duymak
İyi bak kalbine, sakın kirletme,
Bir söze, bir kine, öfkeye yetme.
Güzel düşün, güzel söyle,
Çünkü söz, önce sahibini söyler.
Yalanla örersen günlerini,
Yaşamayı bilmeyen ölmeyi de bilmez
öyle kolay değildir adam gibi yaşamak
hiç kolay değildir adam gibi ölmek
yaşamakta ölmekte adamlar için
diğerlerine zulümdür bu
hele birde sevmek var ki
Yaşamaktır yine en güzeli sevgili
Sürgün olmadan zindanla hiç tanışmadan
Yaşamaya hasret prangalara vurulmadan
Yaşamaktır yine en güzeli sevgili
Ölümlere değip bir gül gibi solmadan
Yaşamak gibisi yoktur yani




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!