Bir kalbin içinde sürgün bir çarpıntıyım
Özlemin var ama sen yoksun
Diyarbakırın not defterini artık ben tutuyorum
Birbirimizin halinden anlıyoruz herhalde
Diyarbakır yorgun ben de vurgunum
Kalbimin çarpıntısıyla sürgün oluyorum
Bir sabah uyanırken adınla doldu içim,
Gözlerimde ince bir buğu, sanki sen.
Kaldırımlar ıslak, gökyüzü kırık,
Ve şehir — sensiz, bir yabancı ben.
Kokun kalmış yastığımın ucunda,
Gece inerken dağların omzuna,
Bir serinlik dokunur kalbime.
Yıldızlar, unutulmuş dualar gibi
Titreyerek açılır gökyüzüne.
Sensizliğin rüzgârı eser içimde,
Bugün yine içerdeydim
Bir gül seyrinde
Hasret ile durmadan
Yüreğimi delik deşik ediyordum
Sonra inceden bir rüzgar esti
İnanamazsın yaşadığım duyguya
Sen geldin,
göğsüme bir kuş kondu sanki,
kanatları gül, bakışı deniz.
Zaman bile durdu o an —
bir tek adını söyledim sessiz.
Sen var ya sen
Beni benden sakladın
Kırılgan bakışlarının ardında
Küskün bir ayna bıraktın
Sen var ya sen
Sen yaşayacaksın gülüm
Bırak beni assınlar
Sen benim yüreğimsin
Seni benden beni senden
Bizi bizden asla alamazlar
Şafaklar benimle gömülmeyecek
Bir boşluk büyüyor içimde,
Adını fısıldayan rüzgârın bıraktığı…
Ne kadar dokunsam, o kadar uzaklaşıyor,
Seninle aramda uzayan zaman.
Geceler uzun, yıldızlar suskun,
Sessizliğin nabzında atar adın,
Gecenin perdesinde yankılanır sesin.
Bir boşluk var içimde, tarifi zor,
Her zerremde seni özlerim, bilirim.
Uzak bir deniz, derin bir nefes,
Geceler uzun, içim serin serin,
Ruhumda yankı, kalbimde derin.
Bir nefes gibi geçtin içimden,
Beni istiyor, özlem derinden.
Hasretin dokunur her bir yana,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!