Sen ey çocuk korkma benden
bir yandan korkuyorsun
bir yandan bana özeniyorsun
ne kork benden adice
ne de bana özen asilce
yitirme sakın gözlerindeki pırıltıyı
Duygular,
adları konmadan önce de vardı;
kelimeler onları
sonradan yakalamaya çalıştı.
Bu yüzden hep
biraz eksik kaldılar.
Bir damla gözyaşıyla başlar bazen,
Bir gülüşte saklanır koca bir hikâye.
Kalbin kıyısında gezinen fısıltılar,
İçimizde büyür adını bilmeden.
Sevda gibi gelir ansızın umut,
Ah ben yitik biriyim
Bir şu Diyarbakır
Bir de bu gözlerin olmasa
Ah ben bitik biriyim
Gözlerindir yara aldığım tek kavga
Hasretin gönülden geçip dilime düşmüş
Zarif bir kadın gibidir güzel İstanbul
Mabedi derya, afeti devran kendisi
Yiğit bir adam gibidir güzel diyarbakır
Sevdasına sadık, rengi surlar karası
İstanbul narin, kırılgan bir kadın gibi
Yiğit bir sevdadan olma, kırılganlık bu
Taşına yazılmış sevdanın adı,
Diyarbekir bir başka yaradır.
Mazide saklıdır her bir feryadı,
Tarihin dilinde canlı duadır.
Surları geçmişin sessiz tanığı,
Güneş doğar usulca dağın ardında,
Sis öper yamaçları sabah vaktinde.
Horoz sesi yankı olur taş duvarda,
Bir çoban yürür sessizce meraya.
Çimenler ıslak, geceyi anıyor,
Doğruyu bil, doğrudan şaşma,
Eğri yolun sonu çıkar yokuşa.
Hak yolda yürüyen düşse bile,
Başını eğer, yine kalkar yerden.
Yalanla büyüyen ömür kısadır,
Doğruyu seç, emniyetten şaşma,
Yalanla yürünmez hakikat yolda.
Bir söz düşün, gönle umut eker,
Bir söz de vardır ki kalbi söker.
Emek ver, sabret, zamanla görürsün,
Gölgeler krallığından geçiyorum.
Dokuzuncu kapı son durağım.
Son durakta sonsuzluk var derler.
Mutlu sonsuz olmak istiyorum.
Üç kitap var, biri gerçek orijinal.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!