Sen yaren bir eylülsün yine
Ben kırık dökük bir sonbahar
Kırgın düşlerde bir gülsün sen
Ben acılarla kurumuş bir toprak
sen de kimsin adın ne söyle
ben bir gözyaşını bilirim
seni şimdi ne anlatır bana söyle
Mecburiyetim doğan şafağa değil sanadır sevgili
bir kül güle dönmüş hep bülbül gözyaşlarıyla yanarken
gölgeler prangalar içinde yürümekte hasretin zindanında
esaretim sen diye yazılmış bu doğan şafağa sevgili
şimdi sen gel öyle bir yazıp anlat ki bu aşkı
kelebeklerin ömrü uzasın aşkla hasret duraklarında
Ey yaren
Sevgi tohumunu bugün ek yarın bahar olsun
Ya da kin nefretle yıkıcı ol hayat solsun
Ya yanardağın izini sür var cehenneme
Ey dostlar yoldaşlar
Kırılmayan bir kemiğim kalmadı
İnancıma düşman olanlar
Beni inançsızlıklarıyla vurdular
Ben hiç güneşi görmedim
Gökyüzüne uzak düşünce
Zor bir disiplin değildir felsefe
tam tersi dağınık ve disiplinsiz birşeydir
her insanın bir yolculuğu vardır
felsefe de bu yolculuklardan biri
kendini ve hakikati arayan bir insan için
Dahilik ve deliligin arasında ki ince çizgi
Kimse ama hiç kimse
anlatamadı bana ölümü
ben yaşayarak anladım ölümü
toprağa düşerken bile
soldurmadım gülümü
ben gülümü hep yüregimde sakladım
Sevgi ile gel bana
toz dumana karışsın
gel hasrete vur beni
aşk vursun gönül yansın
şimdi gel uyandır beni
kara perde kalksın gözlerimden
Gel de gör bu hali
kimi ölüler sigara içer
kimi diriler toprak çiğner
Hayat yine bir nefestir bulana
uyanışlar can çekişir
Ey yar hicrana düşürme kalbimi
gel hüküm senin daim eyle bizi
gönül en çok sana aşikar ey yar
firavunlara mahcup etme beni
Gel yokluğuma varlık sureti giydir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!