Gönülden gönüle selam olsun
Tüm vurgun yüreklere gönüldaşlara
Vurgun yüreklerin işidir sevdalanmak
Sevdayı yürekte kapanmaz yara gibi taşımak
Hiç bir şaşkın bilmez bu hikmeti
Vurgun yürekte sevdanın muhabbeti vardır
Anılar yaşıyor insan ölüyor
Gölgeler mesken tutmuş
Ruh ölmüş beden çürüyor
Gittiği yerde mutlu tüm kuşlar
Yağmur damlasında akıp gidenler
Korkuları gömdüğüm an bulmuşum seni
tutulmuşum sevdana yarim ustura ağzında
kendimi bulmak adına geldim sana çırpınarak
duy beni fısıldıyorum aşkı gönül sayfana
Nefesim volta halinde aşkın koridorlarında
Zindanlarda geçti fani ömrüm
Ayağıma prangalar bağladılar
Gözlerime mil çektiler
Yüreğimi dağladılar sevgili
yandım ama yaktıkları ateşte değil
Biz ne zaman kazandık ki ubey
Ne zaman gerçekten yaşadık
Bak aldığımız nefes bile bir sır
Ne zaman elimize bir gül aldık
Hep ustura ağzında kanamadık mı
Dört duvar arasında prangalar eskittik
Ben hiç uçurtma uçuramadım
Ama hep bir uçurtma çizdim
Mahpushane duvarlarına
Çok sürgün gördüm
Her bir sürgünde
Yüreğimi taşıdım sonsuzluğa
Sürgün dediler
Ben bir kurşun oldum
Sen bir namlu
Vurgunluğum dile geldi
Hedef olmuştum bir vakit
Üşüyorum yine cehennem yamacında
adın ile yüreğim dağlanıyor sevgili
gül yüzüne hasretim yokluğunda
yağmur damlasında arıyorum seni
Bir hasret ki uyandı bende
Kaybolmaktayım ararken benliğimi
Ufuktaki varlığıma hiç benzemiyor
Ah yoksa bu yokluğumun kendisimi
Ufkumun yalnızlığı varlığımı eziyor
Yaşarken ölürüm ölüm hayatın ibadetidir
Bir gülüşün kaldı gözlerimde hâlâ,
Sesin yankılanır boş sokaklarda.
Gidişinle soldu içimin rengi,
Bir mevsim eksildi tüm zamanlarda.
Geceler uzarken sensizliğe doğru,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!