Dikil bir sokağın köşesine,
Bak şöyle gelene geçene,
Kim nereden gelir, nereye gider,
Bilinmez hangi derdi kim yaşar.
Söylenirsin durursun ne çabuk geçti zaman,
Hayatımı yazsam roman olurdu diyenler,
bilmez ki her insan, kalemin ucunda saklı bir sırdır.
Satırlar, kimi zaman çocukluğun kırık oyuncaklarını taşır,
kimi zaman da yaşlılığın gölgesinde
bir nefesin umudunu fısıldar.
Hayat, sessiz öğretir çocuğum,
Ne kitapla başlar bu ders,
Ne de bir zil sesiyle biter.
Zaman, her şeyi anlatır
Sabırsız olana bile.
Dokunmadım sana hiç,
Gözlerin bile hayal gibi uzaktı.
Bir gülüşün yeterdi belki,
Koca bir ömrü sustururdum ardında.
Sesin değil, yokluğun konuştu,
Artık hazan zamanındasın.
Aynayı doldurmuş boydan boya yorgun gölgen,
Ne yapsan nafile,
Akşamın çoktan olmuş bile.
Dermanın yok,
Tutmaz dizlerin,
Henüz söylenmemiş bir şey var içimde,
kelimelerin uçuşmadığı bir boşlukta.
Dudaklarımın kıyısında,
ama ses bulamayan bir hayalet gibi.
Bir bekleyiş,
Her can bir sır taşır içinde,
Nice sevda, nice çile gizlidir.
Bakma gülen yüzüne insanın,
Kalbinde boran dizlidir.
Çatmazsan kaşa, gül açar gönül,
Ne senden geçmek
bir kayıptı,
ne de seni sevmek
bir hata…
Her adımda
Gelmeyecek biliyorum,
ve ben artık
kapıyı açık bırakmıyorum.
Rüzgâr girsin diye değil,
içimde esenle yetinmeyi
öğrendim.
Bazı anlar
ne takvimde durur
ne saatlerin gölgesinde
yalnızca kalbinin kıyısında
sessizce bekler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!