Bir şey demedim,
demek istediklerimi
zaman aldı benden.
Her suskunluğumda
biraz daha geri verdim seni hayata.
Hiç kimsenin beklemediği
bir durakta duruyorum.
Ne bir inen var,
ne binen.
Zaman bile uğramıyor artık buraya.
Hiç kimseye veda etmedim.
Çünkü kimse fark etmedi
gittiğimi.
Ne bir el kaldı arkamdan,
ne bir ses
bir boşluktayım
ama öyle sıradan değil
varoluşun en sessiz yerinde
bir adım daha atmadım
çünkü artık bir yön yok
bir adım attım
benliğimin eşiğinden dışarı
gölge bile etmedi ardımdan
hiçlikte yıkandı ruhum
rahmet gibi indi sükût
Ah çeksem ne olur!
Gitmiş göz bebeğim!
Hicran düşmüş kirpiğime,
Bayram gelmiş neyime.
Gönlümden düşen,
Sana dair bildiğim her şeyi unuttum,
bir çocuğun oyuncaklarını kırar gibi
tek tek bıraktım hatıralarını.
Minicik ellerin vardı,
üşüyen bir kuş gibi sokulurdun içime
Kendine bir gökyüzü seç,
Rengi ya gül pembesi olsun,
Ya da yağmurdan hemen önceki gri…
Herkes maviyi sever,
Ama sen biraz hüzün koy içine.
Ey insaoğlu!
Nedir bu musalla taşındaki dinginliğin?
Sormazlar mı ömrünü nerede geçirdin.
Bak şu semaya!
Bir zamanlar arşa köprü olurdu azametin.
S.GÖL
Bir ateş yanar içimde,
Kurtulmak isterim,
Kül bırakmadan, iz bırakmadan.
Ama zincir gibi sarar beni.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!