Şu halde sapınca hayranı düz yolu
Kuru iftiralardan sakınılsın istenilen telgrafın
Büyük gürültülerle hayatından ürkütülüp
Perdesine türkü basmayana uçurulmuş kuşlarını
Dönüyorsun
Şu halde biliyorsun ki
Ihtac muhtac icata hayatinin yoklugunu ölesiye bastirmak icin
Kendinden vaz-gecerek bir kenarini kirip
Bir kenarini kirip koparilmis diger bir kenarlara yamayip yapistirarak
Iflah olmaz tamiratlari zimparalaya zimparalaya iligini kemigini delik desiklige koyan
Hirsiz
Haram
Sevmelere neden niçin nasıl sorula
Deli etti de
Edeceği mi kaldı desem kim duyar?
Ne gitmeye kabül, ne kalmalara susup kalan misafir
O yalan bu yalan ama özlemi hiç içerden gitmeyen
Yine de bir şey var
Seyfi Karaca Hangi gecenin üstüne çakılmış kibrit idiyse muamma
Yüzüne karanlıklar düşmüs günler evveli
Bir bir sancılanmış yaraların fitil fitil saçılan deniz incilerini
Biter korkusu hayallere damla diye
Topladında öyle mi geldin? Bütün döşünde kasırgalar kopan
Kapattında öyle mi?
Elden bırakmaksızın yaman ve yabana sönük bir yıldızınki sonlu
Bıraktığında şaşkınlığın kadar birden bire ürpertilerle kayıp gidene kendiini
Apansız eteklerinden tutuşan kurtuluşsuz bir yangın gibi gözkamaştıran kıvılcımlarla
Sana herşeyini vermeye bağını bahçesini üryan etmiş kalbini duyup dinleyip
Hayatı öyle sarılmalısın elden bırakmaksızın
Ki
Esen poyraza yol sorup yüklü yüklü gemiler
Bulanmış bulutlardan nem kapmaya islicamlardaki hayalin
Rıhtım çardaklarında sarhoşluğunu saklayan bir sandal var ki günakşam
Açılmış dudaklarını yağmura bırak diyor baharındır
Baharsa ya senin
Ya benim tutuşan ellerinde kendini gözleyip duran kandil
Ağılı poyraz esmelerine sesini koldaş eden
Dağa ormana deryaya
Göçmen bir sokakta koynuna sığınan keman
İsabet aldığı içindekileri dökerken
Başıboş salınmış yokluk ve sefillikler yayarak
Gayrı kime rast giderse...
Zorunlu ihtiyaclari kimse kimseye hic bir sartta hicbir devirde hic bir lutuf ve tenezül baglamiyla; ne muhtac, ne muhanet, ne emanet , ne takas, ne takviye, ne tehir , ne erteleme, ne de herhangi bir baska rica minnet ödünc asla ve kesinlikle olmamali ve illakiden elbette…
Fakat doyum ve kirilma noktasini anlamlandirip tanimlayamadiktan sonra deger dagarcigi ve IHTIYAC SINIRININ neresi oldugunu insanin -zaten hayati deneyimleyerek kazanmaya saglayip edinemedigi özgün kisiligi ve özgür karakteri olmadig sebebiyle – kendi iradesi degil, TÜKETiM PIYASASiNIN sart kosul buyruk bagimlilik ve dayatmalari saptayip belirleyecektir. Burada yasamin en tasiyici kolonlari durumundaki barinma, saglik, gida, enerji, ulasim, iletisim, güvenlik, egitim, dil, kültür ana damarlari yanisirasina eglence, sipor, moda, gezi, seyehat, tatil gibileri üretilmis hastaliklardan sagikli dünya mecburen mutlu insanlar yaratip kazanmanin -herkesin ve herseyin baska türlüsüne asla izin ve olsa olsa bagimli kosullarin kusattigi esaret döngüsünde öngörülmüsleri tüketmekler kadar özgür secme yetkisi sahibi olunabilecegine müsadeli – verilmedigi, ona dair, oraya ait, orasina mecbur ENDÜSTRI CARKINI doyurup beslemektir esas ve belirleyic olan.
Hem öyle ya….!
Issizligi yoklugu sefaleti yoksullugu cehaleti egitimsizligi yozlasmayi cürümüslügü gecimsizligi bütün dert sorun caresizlikleriyle artirip cogaltan gün ve gündemlerin ISTISMAR SERMAYESI bilen soygun sömürü düzenegi; cekip ceviren carkin hükmü degismez mülk sahibi olan mafyasi medyasi bankasi tarikati bankasi borsasi reklamcisi holdingi tefecisi vurguncusu haydut ve harami toplulugu olarak; cikar ve ganimet ortakligini herseyin üstünde tuttuklari öncelikleriyle agir faturasi hep kulluk köleligini alismis kaniksamis ve kücük cikar menfaat güdümünde bozuk, carpik ve kacak düzenin hem yükleyici hem de tasiyici parcasi olmus ezilen üzülen kalabaliklara pazarlayarak, seceneksiz iradesiz kac göclerle bogusan zorunlu MUHTACLIK tüketim piyasasina dayattiklari sorgusuz yargisiz her yetkiye sahip sür saltanat hükümranliginda, topyekün siyaseti de tipki alinir satilabilir her kullanisli arac gerecte oldugu gibi diledikleri keyfiyette kendilerine mahsus etkin ISTISMAR ENVANTERiNDEN sayar bilirler.
Yatirimin ve üretimin Süper Market raflarinda can cekistigi ITHAL ve BETON ekonomisine yatalak ve bagimli kendi kaderine terk ve hayat gercekliginden kopuk her türlü kanunsuz kuralsizligin biriktirdigi basina buyruklukta itirazi tepkisi olani „ sen bu isi cok iyi biliyorsun „ sorgusu korkusu ve baskisiyla hayatin kenarina cekerek sessiz suskun sinmisligin korkusunu belasini ve terbiyesini daim devreye koyan; siyasal sosyal ekonomik ve kültürel sorunlarin her seferinde morg mesaisiyle sonunu felaketini büyüten enkaz facilari halinde acziyetin ve liyakatsizligin her haline faturaladigi hükümranlik sultasini, hükümranligi hic degismez tanrisal yücelikle ülkenin devletin toplumun tüm kazanim birikim pay hisse nasip yetki secim irade istek ve bekentisine dair her hak ve hukukuna cökmüs cöreklenmis imtiyazlik seckinlik üstünlük yapar yönlendirir ve buyururlar.
Issizligi mutsuzlugu istikrarsizligi ve huzursuzlugu sürekli siddet gerilim özenti ve tüketim cilginligi cogaltarak boguldugu tutsaklikta GECiM ve GELECEKSiZLiK DERDINE DÜSMÜS kaygi endise bagimlisi yiginlari korku karanlik cehalet magazin marketciligi yozlasmalariyla hayattan ve kendinden kopartip YALNIZLASTIRARAK; yabancilastigi degersiz kimliksiz kayip yitikligin yerine esaretini kaniksamis ve kabullenmis kosulsuz itaatliligin uyumlu ve bagimli insan ve dolasim tipini diledigi keyfiyetin soygun sömürü rantiyesinde odaklandigi yagma yikimlarla hicbir kanun hukuk tanimayan haydutlugun pazar piyasa keyfiyetine terk ve teslimdir cünkü toplumsal hayat…
Bir insani farkindalik idrakiyle yalnizligini yitikligini ÖZGÜVEN duygusunda barindirip besleyen huzuru tedariki siginagi teminati ve güvencesi, onu kendine özgün ve bütün kulluk kölelik bagimliliklardan özgür kilarak yasatacak olan aklini fikrini iradesini bellegini tavrini durusunu inancini aliskanliklarini tepkisini cesaretini bilgisini birikimini cesaretini davranisini kararliligini ve duyarliligini kendine özel; ve tek tip siradanliginda hükümsüz haysiyetsiz varlik sahibi olmaktan cikararak onur itibar ve karakter sahibi kisilikte besleyip büyüterek, taninir bilinir sayginliga eristiren TOPLUMSAL AITLiLiK bilincidir.
Toplumsal aitliligi saylayip besleyen ve barindiran huzurun kaynagiysa ROL MODELLERI yukarda ssoluksuz virgülsüz siralayip saydigim INSAN DEGERLERiNi onursayan karakter ve kisiligin harci olan her durumda BiRBiRiNiN YÜZÜNE BAKABiLECEK kendini hesaba cekebilme ve baskasini hic bir pesin hüküm yahut ön yatrgi agnazligina kilitlenip kutuplasmaksizin sorgulayabilen Vicdan muhasebesi ve AR DUYGUSUDUR. Bütün saglikli sistemler, ideolojiler, dinler,KIMLIKLER ve toplumlar bu esas üzerine tarihin kendine kabul gördügü degerler toplami dengedesinde kurulup oturur. Onursal tarihiyle bire bir dengi ve sayginligi olan köklü tarihimiz, Mete`den Atilla`ya, Atilla`dan Alp Arslan,a, Alp Arslan`dan Osman Bey`e, Osman Bey`den Atatürk`e tüm bu hassasiyet ve haysiyetlilik temelinde her yerde her sartta her zaman birbirinin yüzüne bakabilecek vicdan muhasebesi ve AR DUYGUSUYLA; gerek birey gerek toplum olarak kuruldugu degerler toplamiyla bize kadar süregeldi.
Tersi halindeyse günden güne AR DAMARI catlayan kisiliksiz karaktersizligin her günü saati söylemi davranisi birbirini tutmayan ; kendini kapildigi hirs ihtiras kibir sarmallari ugruna rezil kepaze etmekte had hudut yol din iman akil fikir ilim bilim devlet düzen toplum tanimamazligin ganimet menfaat cikar güc para firsat düsüklügü ve DÜSKÜNLÜGÜNÜN Rol Modelcilik ettigine herkesi yamultup benzeterek; hic bir inanilir güvenirligi olmayan sahsi cikarci degisim dönüsüm firildakligini herseyin üstünde tutarak gericiligin bencilligin gammazligin yobazligin karanligin hurafenin ön yargili ve pesin hükümlü sosyal siyasal ekonomik ve kültürel kokusmusluk carsi bazarciligini cekip cevirenlerin haydut harami cukuruna devrilip yikilir hayat.
Cünkü insanligin temel zorunluluklarinin en basinda BESLENME ve BARINMA vardi. Korunma, iletisim ve kendi farkliliginin bilgisini becerisini hünerini özgün ve özgür kimlikte ortaya koyabilme sanatini isleyip icra etmekse bu iki ana damara bagli besli siralamanin DAVRANIS BILIMLERI konusuna iliskin vazgecilmezleriydi. Bu yüzden enerji gida dahil tüm barinma esasinda odaklanmis hayati hassasiyeti ve toplumsallasan aidiyeti birbirinin yüzüne bakabilmeyi önceleyen dünyaya siginip yerlesmekten koparip uzaklastirarak hirsiz yolsuz bencil doyumsuz kanaatsizligin KEYFIYET hükmüne bagli menfaat düskünlügünü sürekli iktidar kilmanin ilk sirasindadir CARPIK KACAK ve CiRKiN YAPILASMALI kent molozlasmasi.
Bu yüzdendir ki, sebeplisi oldugu bütün sorunlarin hic bir kosulda cözümlenmemesine PEKAKA ve FETHULMETAL kiralik katillik ajandasini kilitleyerek; sefeleti korkuyu yoklugu yoksullugu siddeti belayi felaketi faciayi BOP dayanak destek talimat buyruk cercevesinde devletin toplumun ve ülkenin her türlü imkan ve kaynaklarinin üstüne cöküp cullanan CÖREKLENME; birbirine demedigini birakmayan muhalefetsizligi de alip satan- birbirine kahir küfür sövgü agzi dili bozuklukta demedigini birakmadigi halde durum icaba göre yan yana gelip hic birsey olmamis gibi birbirinin tipkisinin aynisi surat yontup maske takarak, ülke ve toplum kaderini diledigi keyfiyete sürükleyip satan savuran - tüketim piyasasi carsisinda maddi manevii her sekil cikara düskün kisiligi oynak,karakteri kaypak, ortami her ayara uygun AR DAMARI CATLAMISLARI istisnasiz herkesi kendine benzeten ROL MODELCiLiKLERiYLE kokusmus cürümüs toplumsal bozgunun yagma yikimlarini sürekli iktidar etmekte.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!