Avlusu devri dünyasi dayali dösengeli
Ezel ezeliden beri yazisi görgüsü serpildikce büyüyen bahar bahcedir
Insan dogumlu topraksa kimi ciy kimi cali kimi koza kimi cayircimen
Dertlendikce kendi hakkinda sessiz sagnaga susmaz dinmez sohbete
Daglar hasretlikledir yol yolcuyla avara hasbihal…
Sefil kapinin gam köskünü bakip gecen misafirince konar göcerek
Burali degil bu kuslar, göcmen…
Sürükleyip götüren cirpinislarla yere göge bozbulanik
Boyasi solgun aksam olmaya yakinliga duvarlar sehridiyar sessizlik
Tuz basilmis yaralar gibi agri sanci kederlikte kol gezen harami
Burali degil bu kuslar, göcmen….
Kirlangic köskü tarlabayir heryer solgun sari kircicek
Onbeş onyedilik filan kız
Kırmızıyı kuşanmış giyinmiş üstü başına
Dokuz buçukluk civarı oğlana asılıp dururken otobüs bekleyen durakta
Duraktan öteye cadde boyu trafik
Ellerinden tutup okul çağına götüren anneleri İki göğsünü ikizlerine ayırmış saklamış ikizlerinin
Dıraktan gel beriyelerinde sehpanın üstüne naylon çorapları dökmüş saçmış
Olsaydi ki hayal meyale gönül mihrinden mihmandar
Sararmis gazeller yesil baharlardan fedakarlandigi yelleri yaziya yabana sürer savardi
Olsaydi ki yolun uzak semtinde yolcusuna gönül baglayip
Hancer yaman duldalarda müskülüyle eglenen han
Kendi kapisindan eskiyip giden zamana nedir bilmemeye
Olsaydi cigligi sevgi cevherine talip avaz divane
Kırları gelincikler almış götürmüşlüğün
Ormanlar kıyısından yaz günlüklerine satır geçen
Müjdeli çizgiye deli
Adımları toprağa değen ince yolların sabahı akşama katarak
Değirmen dönmedeyse yemyeşil tepelerin yamacında
Ilgıt yeller
Ne acinin rengi siyahti ne de sevgininki allara morlara karmakarisik
Fakat insanlar yanldigi yenildigine yetinmeyerek
Kendine yakin zerrden taneleri körkiyamet damarlardan büyütüp abartarak
Kendinden uzak olanin cehenneme dönüsmüs ölüm zulumlarini hice sayip
Kendinin tirnagina dokunana kin kusup kan köpüren lanetlerle tzahürat tutarak
Hep…
Cürümü cüddesiyle
Geldiginde koltugun kanepesine ancak yigilan
Yorgun günün kari sevgi degil ask degil huzur degil yurt yuva degilse
Yurdu yuvasi huzursuz gecimsiz dirliksizligi bükülüp bükülüp devrilen
Evini dünyasini cehennem atölyesine cevirmistir günden gayriya
Her adimda kactigini kovalayarak
Ben ne anlarım...
Servo turbo kaççekerinden
Enseye sıcak hava üfüren klimasından
Oturunca kendiliğinden ayarlanan derinin nesini neesini
Koltuktan, ipinden sapından kurtulunmaz kuşaktan
Ben ispirtocu muyum ki
Yine yine yeniden
Niyesi nedirlere değen sebep,
Uyuduğumdan uyanmalarıma
Niyesine nesine ömrümcekez yeminle,
Israrla
Ve niyesinden nesinden emin...
Merak ettim kendimi
Sakin bir mayis kozasiydi dünü gününe bugünün
Zerdali dallari hafif dokunus ve fisiltilariyla saz ayarini yapiyordu
Yapraklarin rüzgarin,
Ve el atmadik hicbir mahremi kalmamis
Bakir zerafetinden delik desik talan tarumar edilirken hayat ve insan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!