Cingil budak
Herseyin kendince essiz benzersizligi hukukudur ki hayat…
Yeseren cimen
Dal süren cinar
Cemre düsürüp kök salan navruz nergis süsen…
Kozali salkimli yaprak toprak agan dönen dengi devranda…
Çok gitse gitse insan
Gittiği her yol heran kendine dönüveren
Kaç saati vardır zamanın..?
Kaç yolu uzak ve yakınlığın?
Hasretliğin kaç mekanı, kaç ömür bedeli hayatın..?
Kaç dili vardır dünyanın,
Hayat iste..
Yola koyulsun veya yoldan dönsün
Unutuldugu yerde soguyup kaliyor bardaktaki cay
Fincandaki kahve
Bulanik ve tozlu camlardan süzülüp sizan isiklar gibi
Icerde yalnizligindan baska belki üc bes kisi
Iş bize düştü..
Limanları indirip,
Gemileri yüklemek..
Denize açılmak bahri deryaya
Söküle döküle buralardan,
Koynumuzun yavan duldasından, kavlimizin aşkın hülyasından
Acıya sancıya bel bağlayan
Katlanması zor üzüntüler ağı bulaşır dolaşır ki sahteliklerle başlayan bütün işler güçlerle haşir neşir
İnişler çıkışlar
Maksatlar niyetler
Arkadaşlıklar dostluklar
Evlilikler veya nişanlanmalar
Gümüşlü-yeşilli ortak paydalı sermayedar
Delirium iksiri içirilmiş ata birlikte kozbasan
Bleşik endeks ve kemik kıran zarcı
Kara-borsacıların şıkır şıkırdağına kulak asan
Pavyon ajans bildiriyor ki...
İstanbul – menkul
Topragin karakterini bozmaya kalkarsa
Kapisinda akli kalan kilidi kimsede olmayan villa
Kendini topragin tüm mülküne iskambillik tanrisi yerine koyar insan
Vur papazi
Al beyi
Yatir kostak karomacayi
Aklımın ayak ucuna bastım
Yüreğimin tembih ettikleriyle başvurduğum deliyi
Silinmiş bütün yazıların yerine
Temizinden dizginsiz arzuymuş yazmakla bitmeyen
Bazan rüzgar beni dinledi
Bazan ben söyledim rüzgarbeni ben rüzgarı
Irgat ahdine tutulup
Capsiz cümleler cürügünü sap olan baltaya
Kükürtlü fosforlu lamba yakartoptancisina meydan fotografcisi gibinin
Gacur gucurtusu yüksek
Etnik betonarme agit
Talan ayara dalga tutturmaya yönü egik
Honore De BALZAC, Kiralcilarla Cumhuriyetciler arasindaki yerini secip belirlemede Kralcilik` tan yana tercih etmesine ragmen, yazip yayinladigi yüze yakin Roman ve henüz yayinlanmayi bekleyen onlarca Roman taslagi düzenlemesini ardinda birakan, Felsefi tür niteliginde de kimi yazilara fikir yorup imza atarak taniklik ettigi hayata hicbir pesin hükümlü,tarafli tespitli, önyargili yaklasimlarda bulunmaksizin GERCEKCiLiK akiminin öncüsü olmus.
O´nun bir tasra yerleskesinde olaylarin ve insanlarin hikayesini ele aldigi EUGENi GRANDET romani, serim dügüm cözüm bütün evrelerini evin evlenme cagina gelmis; fakat kendine özgün iradesi hayati kisiligi olmayan ve babasinin yonttugu kalipta tipki annesinin- dünyada var fakat hic bir hayati iradede ciddiye alinir yahut kayda deger esamesi okunmayan - yoklugundan cogaltilip kopyalanmis biricik kizi olan Eugene`nin üzerinde ve etrafinda sürüklenip dönen ask, entrika, aci, keder, kaygi gibilere karsin, kimi zaman da umut hasret sevinc dolu duygusal calkantili olus bitisleri icerir.
Romanda, BALZAC romanlarinin neredeyse tümünde yanina yaklastigi, varligina bulatigi, sokagindan gectigi veya semtine ilistigi en basit veya siradan irili ufakli herseyin uzuuun uzadiya tasvirini cikarip tarifi tam yerine oturtmak icin bütün detaylarini didikleyerek sonu gelmeyecekmis gibi betimlemeler yaptigini- her portrede her esyada her gidis gelislerde -EUGENE GRANDET`te de harfiyyen hic eksiksiz kaleme alir. Fransa`nin üzümlük cimenlik cayirlik koruluk baglik yöre ve kirsalinin en verimli kent uzagi bölgelerinden birinde, baslangicta sarap ficilari üreterek orta ölcekli tüccar erbabi olan Grandet Baba, Saumur denen bu kasabanin bankacisi ve mahkeme hakimi olan özel cevrelerle kurup yönettigi iliski yakinligi sayesinde satisa cikarilan bütün arazileri, ciflikleri, bagliklari, villalari hic bir rakibin araya asla girme sansinin olmadigi firsat kollayiciligini rakipsiz ve kendi belirledigi en uygun kelepirlik fiyatlarla cöküp kapatirken, ayni zamanda da karisi tarafindan ölenlerinin külce altinlarla banka hesabi bilinmez mirasina cullanip konar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!