Ilmek ilmek örüldükce cözülüyor yerden gökyüzü
Damar damar topragin sisli bugusu asvalt sehrin karanligina karisiyor
Dügüm dügüme bir ilik, acildikca hicbir yerin kapisi bucagi
Bakilmis gözlenmis sonbahar sonrasi ayaz
Ayak seslerini susmus bir ciranin derin iniltilerinden taniyan, yaprak tenha
Dallar ucurum ucuruma körebelik yansimasi
Haydutlar haramlar vurgunlar talanlar tezgahh tezgah
Tefeciler aracilar zorbalar zalimler ve diger keder konrol lambali
Kapti kacti düzenekten kader yazip,
Hayat bozan harcayan küresel katliamci patrontanrilar
Yalnizlasmis ve yabancilartirilmis paramparcalikli insanlik dünyasini
Kul kölelige sorgusuz sualsiz terbiyelice talim etmeye
Birinden birine hesapta hiç yoktu filan
Acısından uyuyamamış gelgitlerin bahanelediği
Zaten beklediği bir yerlerden belki uzun yollu bir tren
Belki güvertesiz bir vapur yolcusu
Yani küçük bir çakıl taşının
Oralarda bir yerde bekleyip durduğu
Imparatorluk saraysaltanat vesselam darken
Bizansin biraktiklari akibetini jetmotor hiziyla lale devrine yükselti yükseltmez
Koptu gitti bogazici villalarinda mum yakip mehtap alemli allem kalleme
Sonra topkapiyi bile hüsranda hüzünde koyarak duyunu umumiyete
Osman beyi coktan kendi kadarine terketti gittiydi
Imparatorluk zevki safasina düsüp
Bozuk düzen patronlarının
İhtiyatla, kafa yıkama sulandırmışı mürekkebiyle doldurulan titizinden
Tepeden tırnağa sımsıkı organize olmuş bir dokuyu öldü hesabına getirip
En kolay ve ucuz temin edilmiş kendi başına boş kalabalıkları okusun yazsına tutan
Tam okkalık sefil divit
Doğrudan doğruya
Gözü…
Dönmüs haydutlugun kiblesine fakiri fukarayi garip gurabalara perisan
Kalbin insan tarafini yoklamayan yerinde biraktigina ortaklikta tam ortam
Hirsiza arsiza namussuza haktan hukuktan götürü fiyat
Fikrini vicdanini ve kalibini külüstüre cikarip
Herkesin ortak alanini tümüyle uzaklastirip ayristiran talana sefil
Pazartesinden pazara gizli saklı
Eviren çeviren cız cız da bız...
Yazıp bozup kullanmadığı kelimeleri kökten kazıyarak
Dilinden
Sanki halından usanmış gibi insan
Hiç yapılmadık gemilerde kurulu hayyallerini
Unutkanlıklar, zor ve çetrefilli kıvrım büklüm yolları izleri, belirtileri, zorlu yokuşlara aşırıp götüren yaşlanmanın üzüntülerin biçareliklerin ve ayrılıkların mezuniyet göstergesidir. Pişmanlıklar her neyseler ve keşkeler ahu vahlarla eyvahlar arasında sıkışmış kalmışlığın dünyayı kenara koyan ıskalanmış ve heba edilmiş ömre denk bedelde yaşamdan kopuk tükenmişliklerin işaret fişeği ve mezuniyet belgesidir. Sonsuz bucaksız yalnızlıklar artık bağlantısını yitirmiş kendine dahi ilgisi alakası olmayan en sona gelenmişliğin çölden çoraktan ibaret insanlık ücrası ve viraneler tapu senedididir..halbuki..
Halbuki her günü bahçesi goncası yeniliklere gebe rüyasına girilmedik bereketi derilmedik yaşamları günaydınlara doğurmaya hasat ve harmandan, arzusu doyumsuz sevilmelere ve sevişmelere kor yangınlığı sönmek dinmek bilmez aşk öyle mi..?
Hal bu ki kıymeti hükmün hatırın saygın - özgün ikrarı cesaretiyle kişiyi kendisine yükleyip götüren cevherlerde sevmesini ve sevişmesini bilene her karış toprak sevgiyi ekip biçen mutluluk mekasıdır, her ilerleyen sayfa suyu denişleştiren sarhoşluğun firari çalkantılarıdır, her zerrece yudum ve lokma doymuş bilmiş kanmışlığın sakinlik dinginlik ve güvenlik sınırıdır, her kıvılcımlanan ışıltıda bir sükuneti dinlendiren gölge vardır, her her civarda dağlar ovalar tepeler ormanlar yola yamaca kırlara kentlere ve ırmaklara akışıp giden zamanlarla köprü kurar dolaşır, her ısmarlanmış dua ve dilekte ayvadan nardan ekinden bostandan olmuş taneler toplayan iklimler İnsanlar kuşlar ve börtü böcekler kutlanmış devince çoğalır ve oymaklaşır, adı adresi bilinmez sevgiliyi yaşanmamışlığın tüm haklılığı tufandan şerden kasırgadan ve herkesten gizli saklı sırda sevdaya mektubu yazılıp da aşka yollanmayı bekleyen posta kuşudur...
İletişimin insanı yaşadığı hayata bağlayan sihirli dili yolu harcı damarı kaynağı ve imkan zenginliğinde aslılan maksat kendini ötekine duyurma ilgi ve merakıyla beraber dünyayı toplumu insanı alanı biteni anlama kavrama keşfetme tanıma bulma ve özdeşleşme istek ihtiyaç ve arzusuna karşılık bulma çabasıdır.
Fakat samimiyetin ve gerçekliğinin her hali çığırından çıkarak çamurlaşmış bu çukurda doğru dürüstlüğü bulmayı ummak her ne kadar sarhoşluğuna su katılmamış saflığın önde gideniyse de…
Örgütlü yolsuzluk hırsızlık dolandırıcılık tefecilik dalaverecilik yağmacılık sahtekarlık ganimet ve yıkım fırsatçılığıyla, hayatın her kılcal damarına çullanmış ve çöreklenmiş yozlaşma çürüme ve yıkımları yönlendirip kurumsallaştıran; ve menfaat çıkarcılığının zorbalığını hükümran kılan sosyal bataklıkta sürekli atık şiddet kaygı endişe ve sorun üretmenin keyfiyet sorumsuzluğuyla gıda zehirlenmesinden korkunç çölleşmelere varıncaya kadar hava su toprak dağ dere ova yayla koy kıyı körfez deniz ve ırmaklar işgal gasp yağma vurgun talan sömürü rant soygunculuğu ve çapulculuğuna zehirlenip kirlenir ve can çekişir. Kirletip zehirlediği ve kullanılmaz hale terkettiği akıl fikir düşünce duygu niyet maksatlarla, can çekişen hayatı yaşanılmaz kıldığı dünyasından çevresinden ve doğasından barınıp beslendikleriyle kendi kendini saf dışı bırakarak sağlıktan iletişime, ulaşımdan eğitime,üretimden barınmaya, ilimden inanca, ekonomiden kültüre, ilimden irfana, tarımdan ticarete, imardan iskana, pazardan piyasaya, hukuktan adalete ve SPORDAN siyasete hiç bir toplumsal bağda ve değerde samimi inandırıcılığı dolaşımı ve güvenirliği kalmamış olan amansız tükenişin ölümcül zehirlenmelerini harcar tüketir.
Afgan - Rus, İran- Irak, Kafkas- Balkan savaş çatışma ve ayrışmalarından beri sürekliliği hız kesmeyen planlı projeli işgal talan ve yıkım kargaşalarına bağlı olarak BOP idare ve taşeronluk merkezli denetim yönetim kontrol ve sevkiyatıyla dünyanın atık çöp sorun sefalet belirsizlik ve mülteci boşaltma sahası haline getirilerek ahlaksızlığı çöküşü çürümeyi liyakatsizliği ve kanunsuzluğu kendine kullanışlı zemin sermayesinden bilip gören soyguncu sömürücüler hesabına sevgili ülkemizin ormanları yandı, gölleri kurudu, koyları ırmakları körfezleri kıyıları denizleri toprakları ve maddi manevi bütün ortak değerleri sınırsız bir yağma talan ve rant çullanışına çar çur edilerek insanlığı yapay zeka iletişimsizlik dolaşımına gömülü tedavülden kalkmışlığa beton dökülüp zehir zıkkımlarla mezarlaşmayı kirlendi ve çölleşti her şey.
Zamanın boşluğunda dolanan hayat, açlık yokluk adaletsizlik sefilliklerle boğulup dalaşan anlamsız ve amaçsızlığın kıymetinin karşılığını gayrette çabada ve sorumlulukta karşılığını üretemediği vaktini kanunsuz kuralsız ve istikrarsızlıklarla öldürüp tüketen yıkım olumsuzluklarıyla cebelleşir. Bütün vaktini proğramlanmış esaret döngüsünde baskılayıp disipline eden soygun sömürü merkezlerindeyse insanlara düşünüp sorgulayacak fırsatı vermemek için yaşanan hayatın hiç bir yerinde boşluk kalmayacak derecede insanları sürekli ihtiyaç artıran zorunlulukları ödemekle meşgul ederek hız kesmeyen kısır döngüde algıdan fikirden iradeden düşünceden sanattan kültürden özgürlükten cesaretten yoksunluğa yorar ezer harcar kimliksizleştirir ve tüketirler.
Gereksiz içeri atılıp zorunlu sindirilmeye bırakılan arızalar çöpler atıklar toksinler sancılar kesikler yaralanmışlıklar bünyenin ve ruhun bütün inceliklerine işleyip batarak derdi dertle artırıp çarpan çözümsüz çoğalmışlıkların hapsedip hükmettiği dünyasız toplumsuz ve insansızlığa terk yaşamdan soğutma deposunda ve inziva morgunda bulur kendini insan.
Ve böylece makinalara aklını fikrini vicdanını duygusunu duyarlılığını ruhunu terkettiği aklı fikri güvü iradesi yetmeyen makinalara karşı kollayıp koruyamaz hake gelşr insa.
Para mülk mal şöhret ünvan güç ve gösteriş bütün ahlaksız sapkın onursuz arsız çirkef zorba ve manyaklık ayıplarını kapatır örter anlayışına alışkın ambalajlı türden çeşitten doğma büyümeye poşetlenip plastikleşence her şey ve herkes..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!