Paydos buyruguna topragi ve tabiati önkosullanmamis insanlik dünyasiydi, hatirladigi kadariyla gözün alabildiginden uzak ve aklin hayalin yorulabildiginden daha ötelerden sinirsiz sonsuzlugunu kavrayip anlayabildigi degerliligin hangisine yetisir özümsenirse birdigeriyle cogalip zenginlesmeye kolkucak sardigi.
Sevgi dedikce sorumluluga sorumluluk dedikce bilgiye bilgi dedikce cesarete cesaret dedikce katilimciliga katilimcilik dedikce özgüvene özgüven dedikce özümsemeye özümseme dedikce emege emek dedikce vicdana vicdan dedikce akil fikir birikimine akil fikir dedikce düzene dengeye düzen denge dedikce sagliga huzura ve kaynagi bitmez tükenmez yasama sevincine, dönüp dolastigi dünyayi dara zora sokmadan ve yitirilmemis hayal ve düsüncenin hayata cagrilip söylenen büyük bestesinde ormanla denizle dereyle sincapla ugur böcegiyle kurbagayla kuzuyla cimenle bulutla ayni nice ve nicelercesiyle duyan bilen sezen yüklenen ve tasiyan damarlardan toplanip ….
Yokluklariyla bunalip bogulmanin eninde sonunda dagi bagi suyu yagmuru cileyi örgüyü cicegi buydayi evi sokagi uru kökü soyu sülaleyi toplumu düzeni dünyayi bozup kurcaladigi kadar siddete kavgaya gecimsizlige nefrete küslüge kofluga kokusmusluga huzursuzluga ve mutsuzluga davetiye cikararak insanligi kangrene dönen kisiyi kiyassiz ölümcüllerle kapatip kilitleyecek olan kusatilmisliga henüz kendi haline terk sogulmamis sogumamis cöllesmemis coraklasmamisken her kisi…
Cantayi esikten hasir kilim serili sekiye atar atmaz dünyasi parsel paftalariyla haciz damgasi yememis sinirsiz sonsuz kurdun kusun yozun kertenkelenin kaplumbaganin sümbülün salkimin sögüdün kevenin kengerin alicin alecigin akli fikri düsüncesi özü esasiyla yasama sevinci sonsuz ve sinirsiz cocukluk dünyasiydi…
Sonra sanatin sinemanin müzigin egitimin ulasimin sevginin sayginin sorumlulugun aklin bilginin inancin kültürün birikimin ilginin paylasimin emegin adaletin varligina hükmsüzdür manasina gelicilikle son vere vere, soygun sömürü yagma talan vurgun ganimetcilliginin aldatildikca aldatan gamimet servet saltanatciligi haydut haramilini egildi büküldü yamuldu yamandi ve tapindi insanligina son verdikce semirip serilmeyi sivtinip kertinen coraklik.
Buna sebep ayni kurak kapali giselilikten ekmegi suyu topragi akli fikri niyeti emegi gayreti planli programliligin kin kusucu ve nefret güdücü endiseli kuskulu kisitli ve karamsar kendi duvar duvara kalin kabuguna kapanmisligin derinlesmesinde yagma hirs haram sömürü soygun sapkinligini simsiyahlasmaktan baska hayati olmayan sinema sanat egitim müzik medya market ve edebiyat, ön kapaklara veya cadde yol kenarlari afislesmesine daima haril haril calisip isleyen aruzanin günlük menüsünü, dakkalik günlük aylik ünlülerini birincilerini kaynak aktarici ve duruma icat edilmis insan saglayicilari olarak listeye siralar veya yazili icabi bitmis listeleri yenileriyle gicirlastirip tazelestirirler.
Köklerini toprakta unutan baharlara
Diyorsa da nergis navruz
Yavaslayan adimlarla kani kaynayip külde isinan
Günden günesten kalmis kirintilari süzüp demleyen carki devran
Yan koltuklarda püfür püfür kanatlari dört bir yana acik rüzgarin
Ses ve görüntü ayarlariyla oynanmis
Karli daglardan dipsiz derin ummanlara
Caglayip cesme oluyor ren, buzul dereleri boyunca süzüm süzüm süzülen
Iki yakasi durgun kayik ve bulanik sehirler sandalcisi
Zifir ormanlarin kol kucak ettigi upuzunca su seyrinden
Bazan düzlüklerde bazan sarpalarda dolapdegirmen gezen sessiz fisilti
Her yakasi sarap hali baglar bakiresi masal perisi
Cagiran esigin bir yalnzlik hücresi
Kederli gamzesi hüzünlü cehresi
Keslik derbederlik
Ve kesmekeslik tütününe kül tablasi muamelesiyle
Ayaklarin sürükledigi ciplak izlerde
Sitemli ve lekeli sözler dökülürken, dudaklarindaki kordu
Nisan üzüldü agladi baharda
Ucusup tutusan hayalet daireler gibiydi insan haklari özgürlük ve demokrasi
Zaten sirketi hic olmadigi kadarki sahtesine
Örttük kapattik kessssstik makinist makascisi gibi dünyayi kana
ve karanliga koyup boyayan filmin..
En cellat suratini yirtindi ve disa vurdu cerahati celladi bol irin..
Herkesin bir baharı varmış mış...
Sırası geldikçe aşka tutulan uzak nöbette
Sen benim dört mevsimimsin kocaman kız...
Diyerek sarıldım sevdiğimse yare...
Nasıl gülümserdi camlar duvarlar ve herşey
Sokaklar büyür giderdi
Söylenecek cok sey var gayet belkisiz
Belkisiz zühre pusulasi kayan yildizlarin yerden göge sirrini yanarak
Topraga cekiyor demek hersey perdesiz dolambacsiz dolaysiz
Hele cagla caginda tomurcuga ceyizkenen kozali gelincik hele…
Söylenecek cok seyi vardir ay sorsa rüzgar söylese sussa gölgeler
Gizli gizemli pekcok sey
Kötünün isi bitsin,
.. iyinin gözü yasarsina
Bel bagladikca iki ucu kopuk ucurum bir yerdir dünya dolusu insan
Kimildadigi döndügü duydugu bütün hayal heves hasret istek ve arzuya
El koyup yol kesip bezirgan okuyup haramisi cok haydut eskiyalar
Kitabi ve peygamberi olmayan piyasa tanrilarin
Yıldızların
Gece sarhoşluklarına kapılıp uykusemesi hallere
Zamandan önce davranırım sanarak
Çevrilmek umuduyla sonsuz alevlenmelerin yolunu
Ocağına ateş düşmüş ya...
o gibi misalden..
Hızını etkisini ve şiddetini kesmeksizin artıran kasırgalarla, uzakta gürleyen şimşekleri gökten yere sürükleyip serpiştirerek
Ormanların ve dağların dingin beşiğinde oturan kulübeler gibi girdiği rüyalardan çıkıp, aradığını bulamadan eve dönmenin geri kalan öteki tarafıdır insanı yaşamaya bağlayan iten çeken ve cezbettiren yarın. Çünkü arzuladığı istediği dilediği ve umduğu yere yaklaşınca, hayalini ve hasretini düşlediği eşsiz benzersizliğin orda olmadığını; tam tersine kendini yaşatan aidiyetin ve gerçekliğin hayat serüveninde ve yaşam öyküsünde olduğunu görüp tanıklık ederek eve, yani olduğu bildiği kendine geri döner.
Fakaaat, aksine tersine çar çurdaysa…:
Yaşamın değişmez ilkesidir tok acın halinden ne biler ne anlar “ diye. Öteki laf da” fazla laf yalansız, fazlaca mal mülk şöhret güç otorite ün ünvan haramsız olmazmış “ diyen. İstanbul, İzmir, Bursa, Antalya ve istisnasız birbirinden akibetini açmazını çıkmazını hünerde hususta örnekleyip kopyalayan hepsi.. kımıldadıkça göç toplayan, göç topladıkça üstüste yıkılmış on milyonlarca yalnız yitik kayıp kaçak kimliksiz kozmopolit kalabalığını tanımayan, taşıyamayan ve tartamayan ve içinde bozulduğu ve boğulduğu kir, gürültü, kargaşa, hır, gür, nizah geçimsizlik, istikrarsızlık , mutsuzluk ve nicesi sorunlardan servetini sermayesini kronik kalıcılıkla edinenlerin en başta belediyeciliği arpalık gördüğü… veremi gösterip sıtmaya razı etme taktiğiyle hepsinin ortak bileşeni, siyasette tek kale oynadıklarının toplumu çalımlayarak aldatıp yedirdikleri acı reçetelerle, hiç birinin diğerinden farkı olmayan listesi saymakla bitmez mal mülk sahibi olduklarıdır.
Sanat ilim büyüme ve gelişme yasasız mümkün değildir fakat ortak duygusu sorumluluğu düşüncesi paylaşımı aklı vicdanı olmayan katı kanun kaide ve kuralcılık sayesinde yüksek getirili kusursuzluk mükemmeliyetçilik imar ve inşa edilerek üstün başarı elde edilse de, her şekil dokunuşuyla ilişkilendiği etkinlikten sebep doğurduğu sonucuna kayıtsız ve müdahalesiz kaldığıyla, her doğallığı başkalaştırır değiştirir dönüştürür zarar ziyana sokar ve bozar .( diyor Genç Werterin Acıları saya 19’ da Goethe)




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!