Tavan arasi tahtalikta horantanin col cucuguyduk
Dolusur yatar kalkar arpa davar sigira
Gün yorar yagmur güneslere suyumuzu getirir göynegimizi sererdik
Camiye bakan kücük pencereden cömaat gider gelir
Cesmeler kavaklar sögütler görünürdü setenlige dogru gidince
Happan oynuyorduk
Yeni tazelikler arayan yer yurt yahut kovan
Gerekcesini adlandirmadikca baskin yemis talan tarumar viranesidir
Sihhatte huzurda yerini mahlesini bir türlü bulamayan gün gibi
Ve yagmur günes gibi gecesine ay gündüzüne seyran
Dar bir cizgideyse yol mevzu ve hat
Ayni kapsülün icinde bogulmus
Ne uyuz seydir hain ve melun
Yüzüne hayat damlayip isik vuran dünya güzelliklerine kasten mahsus
Önden yandan kictan göbekten cekisli
Kimyasal ahtapotlari gibi yagmanin sömürünün gaspin talanin tecavüzün
Gülen yüzü parladikca insanim demeye varan bütün herkese
Kendinde tasiyp duyamadigi kalibina fazlaca yük sayarak
Maskara matrak degil
Kisaltilmis yazilarla veya sifresel döküman deposu üsengec yorgun
Degil hervakit heryeri yipranmaya yirtilmaya mevcut özel tasarimli küs…
Kirik kopuk camlar ortasinda üstünde kir yagip damlayan dümdüz
Fasaryadan fos muhabbet degil caldikca dibi deliren kumbaraciligin
Metal sesli
Söz saz sanat siir
Deligönüllerin hali has hayranligina ask elinden verilmis kalemin
Hakka hukuka sevgiye onura itibara vekil
Ettigi emek
Yordugu yürek
Yürüdügü yol
Kimi oyun
Kimi oyuncak..
Daglar kar yollar buz her ihtimal dahilinde muhtemel insan
Lambalar sönüp hususi kapanmis kapilar salonunda dünya kadar genis
Atilmis calimlarin ve saplanmis celmelerin hismindan kurtulamayarak
Moral cöküntüsü sinir krizi asap bozuklugu diye diye üstüste
Yaz yokuşunda
Bir kız, çarşıcı elinde çamaşır, dudağında dondurma
Deredeki suya ayağını uzatmış pırıl pırıl bakışlarıyla ışığın suda kırılıp dökülmelerine karışıp
Diyemeden geçemedim senin bir adın olmalı nasıl söylenir
Kolay bir merdiveni tırmanıyor gibiydi kızın eteklerindeki rüzgar
Dolaştık galiba hepimiz perdesiz sazın zamanakışına ki
Desinlere değil
Diyene bakmayacaksın, geç onu geç..!
Pratiğe bak ettiği sözünün lafının neresindedir
Var mıdır
Fırıldak mıdır
Sahte midir
sene yetmişlerden, demiş tembih etmiştim ki dağ bayır nerde akşam orda sabah ömrüme..” benim her akşam olduğum günüm gündüzüm, borcu AŞKA kendimle ödeştiğim kutlu müjdelere benzer” .. halen dünküne bugünümle, nicesine selam olsun..!
Harman pinarlarina
Hele yar diyerek baslayan hoyrata
Karaburundan, aksamin indigi dere bayir toz dumanlara
Silkelenmis serilmisler
Dallar yapraklar arasinda günümü gün ettigim
Kizlar kadinlar etraf dönüyor yanim yöremde gidin caykovskiye deyin ki
Kugular az ötede ben burda gani gani bayanla
Yaprak tualsiz resimlere damga mührünü basiyoruz yanyana oturaklarda
Takvimsiz duvarsiz yaprak düsürüyoruz takvimden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!