Meylenip hemen pişman olan
Depreşkin heveslerin eli vicdanından uzaklarında
Koynundan kalbini boşaltarak can evsiz
Canan yarsiz
Sokak ortalarında kalan çırılçıplak soğuklara boşanmış
Hayata tutunduğu bütün temel direkler yıkılınca,
Hayat her dönem
Yıl, ay, hatta gün
Hatta saat
Hatta anlarda
Yaşamsal önceliklerini günyüzüne çıkrır
Sebep gerek insan
Eğer aklıma gelirsen
Hayalime düşersen eğer
Sabah kadar aydınlıkta bende, akşam kadar ıssızlığın evinde
Ay kadar gecesine kondu, güneş kadar günlerce divane
Acılı günlerinin zehinden demlice şöyle
Ve huzuruyla hayatın her anında
Duvar panolarında ne yıldız parlatan oteller,
Yüksek paha kesimi kapılarını günün her vaktinde aralı
Ne hanlar, avlusuna sızıp kalmış yorgun zamanlardan
Yönü bu yana yolcusunun yolunda çıralı
Ne çarşılar,
İnciye,
Hayatın üstüne titreyen sessizlikteydi
Baştan kolay atılmış ilmeklerle dolandığım yüküm kendimeli
Nasıl iifade etseydi ki, susuşuyla seslendi lal lehçe
Zor bir meseleydi aşk baştan...
Kendi kendisiyle kavrulup duran güneşe vardım gittim böylece
Bir avuç ateşe yandım,
Dizgin elde yolda kacak
Öksüz avutup arsiz susturan dokunuslarla kasirgayi farkedip
Yagmurun yandigi topragin tüttügü kora beden ilikleyerek
Bagri topugu bahar bezenmis fidan daliysa caresi yok kirilacaktir kabuk
Yesillenip pürlenip nazli budak zarif tül buram buram sarmasik
Agir bir yükün yolunu tutan sagnaklar gibi inip yagarak kösebucaga
Kuş...
Onlarsız bu dünyanın düzgün döneceğini kim söyledi elipsinde..?
Karsız kış gibi çöl maduru ve mahsun..
Susuz ırmakların hayat bulacağını kim söyledi deresinde bayırında dünyanın.?
Kim söyledi rüzgarsız uçacağını uçurtmanın
Ve çiçeksiz kocayıp ihtiyarlamayacağını hermevsimin güzlere
Nasipse hic ummadigin kadar sevgiyle acip solacak
Kara karga bildigi sarkilarla keyifli sohbetler edecek bembeyaz
Tutusursa dipten saracak cakmak tasindaki belali yangin
Yanacaksa kor tütecekse kül dolup bosalacaksa ates körükleyen onca ocak
Delisi derin demlerden bir hayal bir düs bir hayran
Nasipse insan topraginda dogdugu aska
Yarisi var duvar, yarisi yok pancur pencerenin
Sivasi soguk bodrumu, kaldirimi yagmur camurlar icinde zirzibil
Battaniyeye sarilarak kaba insati henüz vincin altinda sallanan
Insana aykiri dogaya dünyaya ters bir yerdir
Zayiflarla zaafiyetlerle karsi konulmaz kiskacin
Müptelasi mükemmel müsterisi muntazam olmaya iliskin yahut dahil
Bakiyorsun ki ister yansin ister sönsün hangi yildiz yahut gündüz
Akip giden zamana en cok askin konusuna giren
Henüz hicbir yere kaybolmamis cesaretiyle yolun neresi olursa olsun
Ve henüz bitmemis ömrünü topraga vermeden
Hic bir bedene sigmayan damlalara bahtini bagrini sererek
Büyük daglardan hircin kayaliklara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!