Ben uykudayken avuclarimin acik kaldigi
Kimsesiz mektuplar birikmis dünya denen pencere
Gün güvercinleri ucurmaya cahil cevlan olmus deli gönlümün
Uyandigimda bag bahce bahar güz ve yaz
Kardan buzdan tüller giyinmis dokunan ayazlar egninde pervane
Uyandigimda türlü güzel kusluk vakti günaydinlara yolcusuyla serüven
Kuru dikenlerin yolum yolum söküp savurduğu
Giden seneki çiçeklerin solgun cesetleriyle öpüşüp koklaşırken rüzgar
Soruyla başlayıp cevapla bitmeyen mahsus hayat..
Şenlik havasının duyulan el yordamı ve ayak sesiyle arka bahçelerinde dağların
Giderayak nikahını kıymış, sözünü kesmiş, nisanla nişanlanmaya mart mevsimi cemrebahar
Horoz haykırmış ötmüş
Ask yudumundan dalgalanan denizle
Sermisim esen yeller serinligine dösümü bagrimi, cay olsun demisim
Valizsiz heybesiz sigabilecek tüm sonsuzlugu aklima koymusum
Kücük büyük dememisim bütün sevincleri topraklayan kalbime doldurmusum
Hic birsey almamak üzere
Ve kendimi iliklerime kadar sirilsiklam coskuya vermeye
Eskide kalan carka calap
Daldirip devirenci vakti zamana gönülsefasi geldigectilik eyleyen
Hippi kizin tay kisneten mahallesiydik….
Elde serinkanli rüzgarlar beldesi, dizginde kalkip yerinde durmayan firar
Döndügünde aksam kimbilir
Yagmur kadar nisan temmuz kadar yazgüz göcmeni
Topraktan olmali zeytin
Ekmek topraktan tandir topraktan demir topraktan tiren topraktan
Inis yokus yaz kis bahar
Bal kovan ari cicek yahut tatli tuzlu bütün insan sevgilisi sofralar
Kurulu saat
Ulu cinar
Örtülüye dogru gök gürültülü ve saganak
Bir avuc nohut ve bir tutam hespir icin igde dallarina tutunan bahar bahceden
Pinara varinca kokusu caglalar üstüne sinmis yazi yabandir
Eken bicen biraz gökkusagi biraz avare rüzgar
Ansizin gelip gecen kuslarin hatirasinda kursak kavurgasi tiryakiden mizika
Yolboyu gittigi yerin azadyla akran olduktan sonra
Hollanda sokak catismalarini mi dediniz niye
Cünkü istisnasiz tüm dünya yalan dolan hirsiz haydut haramilere teslim
Diledigi gibi her türlü ihanet ihalelerini acilimlar adi altinda süsleyip
Soyguna sömürüye vurguna yolsuzluga talana harama vurguna
Ismi karismadik dosya birakmamis suc isleme sabikaliligini kendilerine hak gören
Her sorgulayan toplumsal direnci uyanisi akli fikri tepkiyi
Ne anlarsinki;
Barut gibi çarpılmışız
Ister saksıda susam, ister cağlayan deresinde güleyli
Teveksen…
Çicekliğini bileceksin
Zaman armaganlarını öz- geçmişinden tüllenen,
Tabana yayılmış sefilliğine
İş bu ilmuhaberan çıtkırdıların yoksun dalı
Hani bilemem sen beni dinliyorken ey uzak şey
Mavisi ne belli bir deniz
Kendi kendine karanlığın dibinde kabarıp köpüren
Gece doluyor şu kayıp şehre
Üstünde kükreyen zulüm ölüm kirbaclariyla
Elinde parlayip dönen anahtar kivrimlarini esige kapiya silkeleyip sallayip
Oracikta insanlik viranesini caprazlayarak isaret ediyordu
Levhalardaki yazilar ve plastik cerrahi renginde kurdelenmis dügümler
Ki zaman…
Agirligini birbiri ardina koyup da




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!