Yine uyudu..
Yorgun bir perdeden bir baştan bir başa günü hesabına doğrultup
Karanlık indi yere, yine cok pınar suyunda deniz
akşam oldu
Yine çok dağlar arasından öper gibi başı bulanık yağmura oynak düşleri
Yine pek çok dağ lalesi, yine gül bahçesi kentin unuttuğu kuytu bahçelerde püsün
Sevmekse güzelden daha güzel
Seni diye söze baslayan herseyin adini ask ile anip adlandirmalardan
Dünya zaten böyle bir yerden dogdu
Böyle yerden fisildadi rügarin kulagina lodos ve karayel denizleri, su birden yandi
Yakamoz sicilinde yol böyle indi caglayan damlasi pinara
Ates dillendigi ocaklarda böyle cakmaga ciraya davrandi kor köz olup
Ayakları suya değmesin diye güzelin
Belkız..Belkız..Belkız...
Saraya ne luzumdu vara yakamozlarında yıkanaydı ay ile mehtabın,
İnsan kalbi dururken sabalı Belkız...
Aşka daha iyi köşk mü sorulur ay kız...?
Belkız
Ha dikende ha güldestelerdesin buruk sazlı ahvalim
Geldiğinde gün bahar bahar güneşlik gölgeliklere bağcı olan tiryaki
Ha ekindesin
Ha saçındasın behey deli gönlüm, aslen aşk ile ırgatım
Gün geldiğinde sonbaharsın çığ düşen topraklarda göçene
Yağmurla geçen giden zamana
Varliga yokluga azliga cokluga dariga düzlüge bakasrak
Sagindaki cicegi
Solundaki böcegi
Salkimsiz sögütsüz yagmursuz yelsiz
Basucundaki gökyüzünü bulutlu veya sarimtirak cölayazi yapmaya
Kendini sam yellerinden betirine beter
Bir yagmur treni gibi aksam aksama simsiyah
Ayazda kimsesiz bayir sogukta cirilciplak dökün sacin sehir
Susmus öyle ömründen uzaga gidecek siginaklar arar gibi kac göc…
Isiklar yaniyor direkler üstünde firtina kopuyor
Her dalga kiran duvarlar hircin köpüklerin kendini kiyilara vuran azadi..
Yorgun sessizligi her tarafa yürüyüp yayan kaldirima varmadan
Eskiden
Yani geleceği şu hallerle dünden hortlatılmış yesyeni eskiden
Dolaysız çöküntülerinin neresine dokunsan,
Yama- lime her urlaşan yanından dökülürken eskiden
Tirit bir burum olsa
Hani şöyle mini
Derde derman olma bagindan hayati okumus ögrenmis görmüs bilmis yasamis dokunmus düsünmüs insan cömertliginin, tasimak icin aldigi yasam yükünü her kosulda üstesinden gelme pahasina hayati önemle baglandigi tüm sorumlulugu akil vicdan merhamet sayginlik sevgi ilgi bütünlügü icerisinde hic kopmaksizin davranip duyarlilik gösterdigi bütün emek ve yorgunluklar, yasamin dogasi geregi emek olmadan yemenin asla mümkün olmayacagi ve her emeksiz yemeye kalkismanin dipsiz tavansiz onuru itibari olmayan hak-hukuk ihlalli cöküs cürümelerin sebep olacagi gercekligini bulgusuna, deneyimine, özüne, bilincine, kararliligina, samimiyetine, tutarliligina, aklina, duyumuna, aliskanliklarina harfiyyen kaydedip karakterlestiren seydir tarimdan topraktan börtüden böcektenen az insan kadar anlayip isin hem bilgisiyle hem ilgisiyle hem bellegiyle hem becerisiyle her halinden anlayip uzman olan DOKTOR UZMANLIK erbabi.
Aksi haldesi bütün bu degerlerden akil vicdan fikir niyet yön öz itibar bozmus cellatligin tüm katillikler dizinine herkesin en sonuncusundan kendini indirip kesen bicen ulayan ekleyen kostümlü kibarlilik, niye ve kim tarafindan kiskirtildiginin bile farkinda olmayan ölüm devirli bütün yetersiz yetkisizligin kopmus bozulmus gevsemis her türlü hayati yapi bozukluklarini herhangi bir yalama vidasi, kelepce percini, yahut lacka motoru konumuna hüküm sahibi kilinanan pasli kirli pasakli pis (bütün haramdan asalaklanan emeksiz yiyiciler yagmaciliginin sürekli korkukahir kin kabus salgin yayan mikroplari gibi) piysasi müthis kiyim ve yikim kazanci yapan MODAYA kendini uydurtmus serbest pazar rekabetciligi denetimindeki degi Lokman Doktor, tam tersine cinayt gösterisli bir cehennem bir Usturadir.
Cünkü…
Cünkü ormansiz denizsiz dagsiz yürümesiz oynamasiz gülmesiz ekmesiz bicmesiz korkunc bir kabusun derin kokusuz reksiz simsiyaha sogulmusluklar dipsiz tabansizligin dalmis düsmüs bir lagim mahluku gibi, herkes herkesin ugrundan gölgesinden cildirip selamsiz sohbetsize kacarak, kusursuz bir kadin erkek TEKTiP gösteris budalalugini her türlü haramdan zulümden yagmadan udsuz ihtiyatsiz emeksiz zahmetsiz gecinme derdini herkese bulastirmaya cellatlik edenlerin gözdesi olmaya gizlenip saklanip kapaklanan insanlik intihari, hep icine hinca hinc cöküp büzülüp biriktigi asagilik duygusunu daima birbaskasinin gözetip denetimine aldigi baskilayip üstün gelenleri altinda ezilip pörsüyüp kendini disa vurma sansi asla elde edemeyektir. Daima baskalarinin kendisinin üstesinden geldigi ve kendini hep baskalarinin bosalttigi cöp yiginlariyla donattiginin disarisina alip cikaramayan karanlik kirli kopuk bir zindanlik esareti, daha en bastan dengesini birinin digerine her türlü begenip begenmeme yahut begenirse dalkavuk zevki kul begenmezse en asagilayici hakarat usagi sayma hakkinin temelden sahipliligini kendine yedirterek, hak ve adalet dünyasinin düzenini onarimsiz tamirsizlige mahrum ve muhtac eder.
Bu yüzden dogal dengesi yerliyerince dünya güzelliginde olmasini dileyen insan, bilgi deney yol yön bilinc birikimlerini illa edinip saglamak zorundadir. Fakat bütünlügün ikinci asamasiysa edindigi tüm bedensel ve ruhsal kazanimlarini gününü vaktii yasam günlügünden askiya almaksizin disari vutup hayatta karsiligini sinamaidir. Zamanin neresinde mekanin hangi yerinde olursa olsun hayatinin her anina ve her yerine herkesten evvela kendisini koymasi gerekir ki, kendine lazim olanlar arasinda asla onsuz hayatini sürdürme imkani olmayan ÖZGÜRLÜGü ve ÖZGÜVENI`ni kimsenin asagilayan dislayan kücümseyen yalvartan yoran üzen özendiren imrendiren MODA bakisli baskalarinin hayatini her türlü keyfibilirlige mahkum bilen el alem yabancililigindan kurtararak, kendi kisiligine karakter halinde kazanabilsin.
Cünkü derdini dagitip efkarini onaracak yeryüzünün hicbir signilasi kösesi bucagi kalmayan halinde insanin aklina ve kalbine hic yitmeyecek derecede baba ocagi ve ANA KUCAGI gelmelidir. Tabiat anne gibi caninda özünde eteginde topraginda kolunda ve kucaginda kundakladigi hicbir bakmak büyütmek doyurmak sevmekle yükümlü oldugunu zamana ve mekana bagli kalmaksizin daha dünyaa gelmeden cöp cekip yumusacik tüyöerle odalarini bessikleyen kuslar, yapraklar arasina nice neslinin devami icin nafaka sarip yükleyen tirtillar yahut karincalar gibi, daha anne rahmindeyken kumlu topraklar eleyip kundaginin sargisina öz olsun diye yazidan yabandan kinali besikler beleyen insan anneligidir, insani yasadigi tabiatin nice ait olan varliklari arasinda emekle zahmetle onurla ahlakla sevgiyle paylasimla hukukla hakla ilimle bilimle sevkatle merhametle köklü bagli samimiyetlice, kendi aslindan olup gelenin kendinden sonra dogup büyüyecek olan nesline anali babali dünya damarindan devam ettirip, insanligini sürdürebileceginin özü esasi.
Sam yelleriyle seyre vurgun ömür cercisi
Bir yudum su bir lokma ekmek bir adimlik mola ve bir nefeslik dem icin
Say ki dagda kardelen sürgünde kelebek kirlangicta göcebe mumda darvakit..
Parlayip sönen yildizlarla yikinip uyandigin hayalde hüsranda sen
Estin tüttün yandin uyandin
Kimi üryan kimi derin dalgin puslu bulanik bir aynada gölgen suretin
Küskün zamanların ucunda kiraz dalları yeşerten
Soğuğa esen seherlerin saldığı fersah fersah hayal izlerini
İçindeki yalnızlığı gökyüzüne açıldıkça boz bulanmış tül perdeleri
Bulutları yağmurlara siciiim sicim çekilen
Sebebi ziyaretidir urganları gevşemiş bir sandalın
Sana öksüz sular kıyısını yorgun kürekleriyle çırasız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!