Baryerleri kalkttiginda kapkaranlik tüldür matem havasi
Üstüne cöküp örtünen yorulmuslugun mosmor kiyisi etraflica kösesi
Herseyi oldugu yerden kirik dökük badirelere irkltip ürperterek
Yarim kalmis gecmisin diger yarisini terkedenle devralan hepsi bir…
Yikildikca üstüne kalan shirden sehire yitik sokaklar gibi
Devamini getirmenin düsünü görüp giyabina kacak
Her ögün deli dolu rüzgar
Ne yandan eser kim nicin bilinmez
Bir bilinmezin kervani yaz sularinda islak kaldirimlar kör gceler
Kaldirimlar yokusu sürüklenip akan su damlaciklariyla yüke sargin
Ikindi ilgitlarindan itibaren baslayan eylüllere dogru
Sinir cizgisini coktan asmisaciyla kavrulan cakir dikensi
Her cigligin arkasinda kendini beklerken
Gelmeyince tümden susan gece yankisi
Haryeri kaplayan büyük bir siyahi tüllenen boyluboyuncalarin
Yar secmis kendine bugum büken nefesinden gamli güz
Üsüyen ellerini soguk yellerle yunarak
Buymus kurnalarin damla degirmi sesi dermedaginik
Do kararına gelip durmadan daha
Gam perdesinde serbest dolaşan yay keman ve dümbelekdarbuka
Gubidik
Gubidik abidik almış başını gidiyor
Evden uzaklara doğru
Başarılmış bir günbatımı
Daha ne kadar yolun var diye sorsa gün günese
Zaman cizgiden gecene kadar derdi sizidaki yara
Dinip durana kadar derdi yol ve yolcu
Sönüp sessizlesene kadar
Gam seyri
Takatsiz fisiltilar icinden
Birgün yorulacak seni gezen
Sesler azalacak uzaklasacak yakin devran
Bilen duyan farkeden hersey etrafini yegni edip yavaslayacak
Suyun yüzündeki kücük taslarin düstügü katreler
Yayildikca silinip giden cizgilerle yakindaki kiyiya belki ulasamadan
Cifte leylekler ve beyaz kugular seni hatirladigi kadariyla duyacak
Muaazam okestra ibreciğinden çil çil rezil
Yeryüzünü yukarı deparlayan hadiseler topuğunda zalım zalıma şeffaf
Şahane şatosunda memleketi soyup
Yurtdışındaki depolara koyup
şerefine kadeh kaldıran malın gözü gammazların
Dalga geçiyordu dangalak yurduna koyarak herkesi
Gamzeden
En az gamzeden…
Öpmezsem ayip vebal zül…
Sevmezsem demidevrani aska
Hem ziyan hem gardiyan
Sevmek nasibini alan giden makamda bahar güze bir
Geceyi şafak sökünlerine toplayan yıldızlardan
Gökyüzü aydınlığını yağlığına sararak
Günaydın çardağında seher esip tüten tan yelleri
Gün doğduğunda dalında çağlaydı dünya
Toprağında firik
Salkımında koruk
Bugulu sari sicak alginlari kimi hallerden doludizgin agustos
Serpilip duruyorsa damda toprakta avucundan hasret cirpinip duran
…. güvercin bir kalbin
Kafeslerini acik buldugu kapilardan yaza eyleyen rüzgar yelesine suvari
Tellere telgraflara saatlere sarkaclara
Suyu derinlerden yürüyen bir sarnic gibi poyraz sirtinda, ekin basakli tarlalarda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!