Ansızlık…
Zamansızlık eskicisi ansizlik….
Üvey durmus senle yaşayarak ölecekken
Aldırıp çaldırandan frensiz bir kamyon neyse,
Sarampolak nereyse sapangiden yol
Kement atmış lassodan firar
Sabahını zor eden gecelerin kurdele kesimsiz özlemiyle
Bir başka tatlarda ağız dilliliğini bulanla
Gönüldengesine fit olmuş günü birliğim
Baktım ki...Ağaçlar çırıl çıplak
Kar çıplak
Ay çıplak
Karnının doymayacağını bildiğin yerde ağlasan yakarsan kime
Ortalık sinsi sansar
Yamuk tilki
Altıncı kuyumcuya simsarken
Bulan var bulamayan vardan
Yan hakeme kekeme lakırdılarla ayarı kaçık düzeni bozuk
Ne cok da benzerleriyle bir birine
Ne kadar da cok kaderden kismetten nasipten kederden
Ihya olurken de ihrac olurken de yazilimi plani projesi özel
Bop esbaskanligiyla Cin halk cumhurcenap ok kadar mi
Pes dogrusu o kadar…
Biri cesaret madalyon ödüllü afferin tosunuma fonundan olma bitme
Onun bunun ne dedigi yahut demedigine takilip kalmak
Insanin kendini bilip bilmeden engellemesine
Ve varip gidecegi dünyaya insana aska sevgiliye
Mahrum kenarlarda kötürüm kalmasina yol yordam agirlar ve oyalar
Takma böyle seyleri kendine desem…
Tüm bunlar belki yazbahardan hoyrat haberci, belki de yaban esintilerden
Kendini alkole vermiş şişelerce tango
Trap rap raptrap trap
Dokunuşlarını ve uzak duruşlarını hissetmeksizin yaşadığının
İçi boşalmış dairelerden ateş icadı şahsı zatında yasak
Açık saçık işler çevirmekten kostümsüz folklorik
İhtar üstüne ihtarlı
Üstü capraz cizgili yeni surete karalanmis
Birbirini cekip iten bükey dikey manyetik alanlarda istasyonlara daha yakin
Demirden direkler arasinda bozulmus kalmis rüya gibi
Bakip durdugu donuk resimlerden kedini bulamayan cihaz insan
Nallarini ve ömrünü yük altinda
Giyim kusamlarini vadilerde düzlerde eskitip yitirmis atlar gibi
Gitme ne olursun kendinden gözbebekliği biriciği sen olan hayatı
Çok değilsin çünkü, kozada kelebek nasıl büyürse bir zahmet
Az sayma kendininkini yalan bir masalı aldanmış kanmış bir pınardan
İçtiğin bir damla sarhoşluğu deryası derin aşk ile sahi
Zannetsen bile çoksun,
Her kum tanesi gittiğinde çöl, daha bir çöl olan sam yellerinin uğrundan
Sanildi ki
Meger kendi degilmis mutsuz mutlu
Üfürülmüs bütün balonlarin havasiyla kabarip pörsüyen
Salon makaralarin matrgini bir alisveris faturasi gibi
Hayattan sönük filmlere kopuklugunun
Hep tatli yiyelim tatli konusalim yapmacikligina ezber belleye belleye
Kurur gider,
Ölüp yitip gider vadesinden gününden önce
Devletiyle toplum, akli kalbiyle insan,
Usta cirak kalfasiyla yasam denen dükkan
Hic bir ihanete ihmale basina buyrukluga ve keyfiyete
Birakip terktmesi asla mümkünsüz imkansiz olan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!