Nisan üzüldü agladi baharda
Ucusup tutusan hayalet daireler gibiydi insan haklari özgürlük ve demokrasi
Zaten sirketi hic olmadigi kadarki sahtesine
Örttük kapattik kessssstik makinist makascisi gibi dünyayi kana
ve karanliga koyup boyayan filmin..
En cellat suratini yirtindi ve disa vurdu cerahati celladi bol irin..
Herkesin bir baharı varmış mış...
Sırası geldikçe aşka tutulan uzak nöbette
Sen benim dört mevsimimsin kocaman kız...
Diyerek sarıldım sevdiğimse yare...
Nasıl gülümserdi camlar duvarlar ve herşey
Sokaklar büyür giderdi
Söylenecek cok sey var gayet belkisiz
Belkisiz zühre pusulasi kayan yildizlarin yerden göge sirrini yanarak
Topraga cekiyor demek hersey perdesiz dolambacsiz dolaysiz
Hele cagla caginda tomurcuga ceyizkenen kozali gelincik hele…
Söylenecek cok seyi vardir ay sorsa rüzgar söylese sussa gölgeler
Gizli gizemli pekcok sey
Kötünün isi bitsin,
.. iyinin gözü yasarsina
Bel bagladikca iki ucu kopuk ucurum bir yerdir dünya dolusu insan
Kimildadigi döndügü duydugu bütün hayal heves hasret istek ve arzuya
El koyup yol kesip bezirgan okuyup haramisi cok haydut eskiyalar
Kitabi ve peygamberi olmayan piyasa tanrilarin
Yıldızların
Gece sarhoşluklarına kapılıp uykusemesi hallere
Zamandan önce davranırım sanarak
Çevrilmek umuduyla sonsuz alevlenmelerin yolunu
Ocağına ateş düşmüş ya...
o gibi misalden..
Hızını etkisini ve şiddetini kesmeksizin artıran kasırgalarla, uzakta gürleyen şimşekleri gökten yere sürükleyip serpiştirerek
Ormanların ve dağların dingin beşiğinde oturan kulübeler gibi girdiği rüyalardan çıkıp, aradığını bulamadan eve dönmenin geri kalan öteki tarafıdır insanı yaşamaya bağlayan iten çeken ve cezbettiren yarın. Çünkü arzuladığı istediği dilediği ve umduğu yere yaklaşınca, hayalini ve hasretini düşlediği eşsiz benzersizliğin orda olmadığını; tam tersine kendini yaşatan aidiyetin ve gerçekliğin hayat serüveninde ve yaşam öyküsünde olduğunu görüp tanıklık ederek eve, yani olduğu bildiği kendine geri döner.
Fakaaat, aksine tersine çar çurdaysa…:
Yaşamın değişmez ilkesidir tok acın halinden ne biler ne anlar “ diye. Öteki laf da” fazla laf yalansız, fazlaca mal mülk şöhret güç otorite ün ünvan haramsız olmazmış “ diyen. İstanbul, İzmir, Bursa, Antalya ve istisnasız birbirinden akibetini açmazını çıkmazını hünerde hususta örnekleyip kopyalayan hepsi.. kımıldadıkça göç toplayan, göç topladıkça üstüste yıkılmış on milyonlarca yalnız yitik kayıp kaçak kimliksiz kozmopolit kalabalığını tanımayan, taşıyamayan ve tartamayan ve içinde bozulduğu ve boğulduğu kir, gürültü, kargaşa, hır, gür, nizah geçimsizlik, istikrarsızlık , mutsuzluk ve nicesi sorunlardan servetini sermayesini kronik kalıcılıkla edinenlerin en başta belediyeciliği arpalık gördüğü… veremi gösterip sıtmaya razı etme taktiğiyle hepsinin ortak bileşeni, siyasette tek kale oynadıklarının toplumu çalımlayarak aldatıp yedirdikleri acı reçetelerle, hiç birinin diğerinden farkı olmayan listesi saymakla bitmez mal mülk sahibi olduklarıdır.
Sanat ilim büyüme ve gelişme yasasız mümkün değildir fakat ortak duygusu sorumluluğu düşüncesi paylaşımı aklı vicdanı olmayan katı kanun kaide ve kuralcılık sayesinde yüksek getirili kusursuzluk mükemmeliyetçilik imar ve inşa edilerek üstün başarı elde edilse de, her şekil dokunuşuyla ilişkilendiği etkinlikten sebep doğurduğu sonucuna kayıtsız ve müdahalesiz kaldığıyla, her doğallığı başkalaştırır değiştirir dönüştürür zarar ziyana sokar ve bozar .( diyor Genç Werterin Acıları saya 19’ da Goethe)
KÖROGLU demiyor mu....? Pis birsey icat oldu, ben paraminan herseyi basar alirim ukelaliginda pislik birsey ve hic altta kalmayan kan davasi güder gibi ruhunu bedenini kirletilmemis bildigimiz tertemiz hayata kasten, meselikler mahvoldu keklikler vuruldu orman yandi toprak öldü deniz kir ve pislik icinde batti boguldu.
KÖROGLU dememis miydi..? Hinlik hainlik icinde sirttan vurup yalandan haramdan sitkini bir türlü siyramayip, bir daha kimse kimseye ne sevgi ne saygi ne ilgi ne deger ne yakinlik ne samimiyet ne güven ne onur ne ahlak ne hak ne hukuk ne sorumluluk ne ahlak ne fikir ne danisma ne paylasim ne komsuluk ne cesaret ne selam ne hatir ne dogruluk ne dürüstlük ne toplum ne de dogru dürüstlügü kabul gecer hükmünde saymadigi korkunc bir karanligin herkesi bir edip benzestiren örtüsü altinda siddete, soyguna, hileye, rüsvete, yilgina, rüsvaya, rezillige, hirsa, kavgaya, nefrete, hurafeye, yagmaya, tezgaha, firildaga, avantaya, bencillige, bagnazliga, yozlasmaya, cöküse, cürümeye ve yikim servis sunum esaretine karistirip kaliplar dökümledi ve giydirdigini, felakete varan bugününün evvel evvelisinden dememismiydi…?!
`Burada ben variken kimseye racon kesmek ne haddinedir ne de zevkine…! ` diyip dalan herkes, biri digerinin kin kusanip öfke kusturdugu yan bsakma omuz atma volta kesme zihin ve kalp bulanikligi tutsakliginda sürekli yüksek büyüme hizli zarar ziyan veren nesillere ana babalik ettigini katlayaraktan gecmisi kökten silik geleceksizligi yide güde, iflah kesik islahi mümkünsüze tav ve talip olduktan sonra akli vicdaniyla kanli bicakli insan, gözü dönmüs gönlü kararmis tüm sapkinligi tepeden tirnaga tüm insanligi karsiliginda fiseklenip en azili yikim ve yagma cephanelesmelerinin tüfek ve fisekcilligini ffitil fitil etti, kendini kurcalayip kaliplara sokan kiskirtilmis köpürtülmüs kendi kendinin ölümünü kollayan kiralik katillik kalip kiliflarinda.
Altta kalmamak icin hep üste cikma düstülerini hayatinin bütün yasamsal degerlerine denk tutan bilinc bellek idrak algi yol iz ve vicdan kaybiyla, nabzi hep kin kovalayiciligi kütüklerinde carpip atan barut tüfek kama köstekciligi anina yedegine almaksizin ne insanlik esigine ne de dünya mahlesine hic bir türlü cikamayan sinmis tünemis korku kiyametleri icinde sürekli nefret tohumlari ekip bicen ayrilik gayrilikta kimsenin kimseyi inanilir güvenilir yakinlikta görüp bilmedigi imhasi heran hazir tetikciligin, sorumlulugu haysiyeti özü sözü samimiyeti sifir düzeyde sevgisini hic disa vuramayan cöllesmis coraklasmis kalp ve kafa damarlarini katil ruhlu egilimini ve tüketim bagimlisi bedenini doyurup kandirmanin kiyametine düstü gitti insanlik.
Kendi özgün iradesiyle disa vuramadigi sevgisizlilgini kabizlasmis beyni, körelmis algisi, kötürümlesmis vicdaniyla sürekli kusatildigi esaret dürtüleri kiskkirttikca veya ancak sirasi geldikce kilidinden sökülüp tenezül icabi bosluga rast gele saldirttikca askim askim askim bebisim bebegim bitanem biricigim fisman falan sinema saran makaraciliga maskaralar kaynatip oynatarak, tüfek elde kama belde kirli ve karanliga karisik dengesi düzeni azgin sapkin yolda küfür kahirin daniskasini dile imana iradeye ve iktidarsizliga yora yogura, konan göcen her mevsim digerinden daha beter intihar yüklü havasi suyu tadi tuu bozuk topragina damarina daha cok zehir zikkim afyon ve ilac yemis dünya seyir defterinde, insanlar tutarsiz acimasiz güvensiz gecimsiz izsiz yolsuz hukuksuz samimiyetsiz mutsuz huzursuzlukta kiyamet haddini bile asmanin sinir tamimazina cirit topuklayip fink atti.
Ve Merve Kavakci yoktu…Merve Kavakci olmadigi gibi tüm Türkiye Cumhuriyeti`ni ilk ayak yikim asamasi sirasinda CUMA TÜRBANCILARI`nin cami önlerinde birikip her türlü simsiyah BOP kirlisi niyetlerin bagirtisini kiskirtildiklari cigliklarla örüp kapkaranlik kaliplarin PEKAKA özel ORTAKCILIGIYLA baris esitlik ötekilestirmeme gibi küresel kanser kiralik agiz ici icerigi bosaltilmisligin güdümledigi siparis edilmisligin FETHUL METAL `ide yoktu, Milli görüsü de, Menzilcisi, de, Hizbullahcisi da, Naksibendisi`de, Sülümancisi; da,Cübbeli cübesizi de…Müslüman kardeslerimiz dedikleri bütün Irak, Libya, Afganistan, Cecenistan, Somali ve nihayet Suriye de misli milyonlarca insanlik ölümü sürgünü, harabesi tecavüzü, kiyimi, katliami, yikim zulümü BOP pilan projeler piyonlugundan( göstermelik Filistin racon kesme pozlariyla ) bizat kendi katkilariyla, cehennem azabiyla yagmalanip yerle bir edilirken..
Mühim olan nedir diye her sart her durum her olgu her olusum kisiye zamana tecihe ve tenezüle göre degisen bir zevki sefa lutfu degildir. Mühim olan her sartta her durumda ve her degisen dönüsen yer cekiminde yahut zaman diliminde SEVGiYI öncelikli kilan tüm diger saygi vicdan özgürlük aidiyet huy karakter akil fikir inanc güven samimiyet paylasim kültür özgüven özgür irade gibi hic bir kur piyasa pazar ürün reklam kampanya rekolte fiyat endeks etiket yahut borsa inis cikislarina bel baglamaksizin Sevgi esasli pesisira gelen insan degeri arddillarla özgün saglam güvenilir inanilir kisilik temelini kurup sözü özü bir yasam cevrim dolasim dünyasini imar ve insa etmelidir insan.
Tezgah raf ayar mal külce katman rövans rekabet ve veya vesair say say kapsamli ve kusursuz bitis tükenise sürükleyip götüren özen ve imrentilerin istahini kabartip kumbarasini kazanmaya akil fikir kisilik karakter bozmayi hal yol iz ilim filim polüm ihtiyat bellerse insan, her kazandigi yatkinlik ve yakinliklarin mal ve piyasasini kimseye kaptirmamak icin `bu pazarda sana mal yok` hirs ve ihtisamini ic yaziliminda soyan sömürenlerince kökü kazinmis hesabi görülmüs defteri coktan dürülmüs insan yiginlarinin susup sessizlesmesinden baska hicbirsey yazmayan serbest rekabetli, kanunsuz hukuksuz keyfiyetli, kendi basina buyruklugun fosforlu romantizm kitap kapakcigindan baska bir hükmü yoktur katalogdaki transit ivir zivirin.
Kamu Oyu veya TOPLUM VICDANI gibi büyük bir muhsebeyi sahsi menfaatciligin zavallisi konumuna MÜHIMMATLAYAN önceligin kurgulayip baskiladigi cetrfilde daha dogar dogmaz bitmeyen cigliklar icinde sesinin karsiligi olan sonsuz sinirsiz yasama hevesine bagli akil fikir onur itibar mutluluk ilgi iletisim gibi yasadikca ve kesfettikce tüm arayislarinin icinde kendi özgür ve özgün farkindaligini bulup bildirdigi duyarlilik ve hassasiyetin bitirilip sonlandirildiigi yargisiz infaz cellatligidir iradesi istegi akli fikri sevgisi saygisi suyu ekmegi elinden alinarak insanligi noktalandirilan son.
Konustugunda maksadi merami anlasilir nitelikte inceliktir dil
Ister yazilsin ister söylensin ister boyansin ister cizilsin
Anlatip dinlemek istedigi yakinligi koynunda tasiyacak kalbi
Ve yüzünde benimseyecek yetkin yeterliligi yoksa baska seydir insan
Attigi her adim
Yokladigi her kapi
Kozadan
Körpekoruktan Hayat
Hep valiz toplamakla hiç br yere varmamak arasında gelip gitmelerin
Acıklı keyifi sürüklenirken takılı kalanlar toplamıdır
Ve açık bir pencereden dağ yahut deniz havası getirdiği de olur
Bakınca seyir halinde çalılıklar , elektrik direkleri, tarlalar, orda duran şehirlere argın yorgun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!