Görüsmenin..
biri yanikli mani, biri Akrep avaza
neyin finalidir,araflari irem bahcelerinin
yok odalarda koca dünya sarayi
ikinci sokak ücüncü cadde
basmanenin arka kisminda
Nasil serpilir uyanirsa
Öyle dogar süzülür sokulur siner sizar yayilir
Iliklerine kadar kapattigin kapilardan kilitledigin pencerelerden
Kastin derdin neydi bile demeden ne cam ne pancur ne perde
Bulasir yayilirsin topragindaki irmaga yapragindaki bahara gögündeki buluta
Kaynar karisirsin ömür heybenden tüm cesur ve cömetligiyle
Dogduklari dünyada kendilerini coktan duygusuz duyarsiz hirs yaris kin nefret catisma kavga kargasa kusku endise tedirginlik güvensizlik karamsarliklar dolusu sevgisiz ve acimasizliklarin korku kusatmasi karaniklarla kiyasiya örülmüs -duvarlastirilmis ilgiden kopuk; iliskiden mahrum; iletisimden aciz; ve yalnizca dörttarafi mevcut düzenegin tüm carki bozukluk cevrimine tepeden tirnaga hakim hükümran kader yahut keder yazicilari tarafinca lütfedilen kadar öngörülmüs tutsakligin hayat hakkina sahiplikte kendilerini ölüsüyle beraber hicbir dokusu hicbir insan duyarliligiyla örtüsüp uyusmayan kefenlenmis kundaklarda yitik bulan analar babalar dedeler torunlar silsileli; kabus künyeler dünyasindayiz….
Silinti yiginti igrenti kin ve nefretleriyle her baktigi yerde kendi karanliginin körelmis-daralmis bunalip bogusup ölümüne beraber kelepcelendigi kundakta sefil gününden hic ayrilip kopmaksizin günboyu can cekiseerek; insanliktan cikmisurlu illetli siddete esas kurgulu kundaklarda bulanip bütün bir hayati tüm akil-vicdan dengelerinden yalana talana yanlisa yilgina esarete sömürüye yalnizliga hukuksuzluga kisiliksizlige kültürsüzlüge egitimsizlige paylasimsizliga cesaretsizlige caresizlige körlüge kötümserlige kulluga kölelige yabancilasmaya ve yitiklige sarkip kaymis kanunsuzlugu kanun; hukuksuzlugu hukuk; sorumsuzlugu sorumluluk; hainligi sadakat; sevgisizligi sevgi; dinsizligi din; yurtsuzlugu yurt; harami hak; catismayi kivanc; siddeti huzur; acimasizligi dogal; yikimi gelsim, sefaleti saltanat; cehaleti bilim; kimsesizligi dayanisma; kisiliksizligi onur; körlügü aydinlik; kacagi teminat; zulmü gereklilik; zorbaligi itibar; korkuyu güvence; karanligi ferahlik görüp bilerek acidan yokluktan yikimdan baska hicbirseye ilgi ve yakinlik gösteremeyen dedeler torunlar babalar analar dünyasimdayiz…
Sebebini kendi kaynaginda tasiyan bu durum, pinardan getirdigi hayat suyu karsiliginda cebine kuru üzüm konan cocugun emegi ve katilimciligi karsiliginda yere göge sigmayan yasama sevincini yerle bir ederek, hayatinda hicbir pay sahibi olmayan duyarsizligi daha bebeklik cagindan itibaren özenle ve özellikle kamcilanip her hususu her hassasiyetine paramparca kiskirtilan `kapip kacanlar` insanlik disi mahluklasmasina tav ve terbiye etmeye dayali birbirini ölesiye ezip üzüp bogup bunaltip kovalayan kac-göclerin cani cikasiya ve nefesi tükenesiye kadarki önüne yanina ne koyarsan koy bir türlü kursak kavurgasincalarin insan duyarliligini yitirdigi yerde bir daha asla bulamamis doymak kanmak bilmeyen huzursuzluk esaretiyle mahrum, yaratiga dönüsmüs insan labaratuarlasmasinin eseridir.
Akvaryumda, dünyaya duvarlarini kilitlemis esiksiz topraksiz tekrenkli tek sesli tek hükümranli tek gidisgelis güzergahli carsipazar kolleksiyoncusunun, sürekli ayni hal hatirsizlik btaginda ezber tutum ve davranislar cöplügünden hep kendini bakip izleyen önü arkasi karanlik dipsiz bucaksiz eylemsiz söylemsiz dupdurgun bir ayna gibi hep kendini oraya imal ve imar edenlerin pilli bataryalarina bagli lutuf üzere, vize üzere, özel dar ve zor gecisli bela bozgunu siddetli nefretlilik üzere kendini herseye kapatmisligin kuskusuna saklisina örenine veranesine yalniz yaban sokulup siginarak….
Kundaklanmis bebekliktir…
Her asamasi had hudut bilmeyen haksiz hukuksuz yeryüzü ihlallerinin sinirsiz sevgisizlikle her bir türlü soguyup soyutlastiran sahte ve samimiyetsizligini avutup avanaklastiran oyuncaklarla günboyu ölüm zulüm mesaisinden karsilamaya calisan anne-babaligin kurulu PIYASA düzenegi baglamindan Lutuf ve Limit kapsamina bagimli olarak dairelenip apartumanlandigi yer; bu cehennemin dinmmez- durmaz derinlere sürekli dipsiz kapkara delikler depremlestirerek insanligi mezarlastirip gömen ana merkezli kopus ve cözülüs kiametidir.
Yola koyulmus günü gün biraz daha agir adimlarla
Eskisinden solan sararan otlar ve cicekler gibi oldugu yerden öteye tanrılar
Nasil ki nar bahcelerinin yapraklari ilkbahar içindir günbatimi kizilcik
Acligin susuzlugun yakip kavurdugu topraklara yağmur olup düsercesine
Diyardan diyara yolculugu bitmeyen göcebeydi insan
Heryer geceyi kulesiz fenerde bakip seyreden dolunay nöbetiyle
Merkezi ısıtma sistemine benzer
Ve otomatik ışınlanma duvarları gibi zifir karanlığın
Aynı noktadan kurulumu kapasitesi standart hafriyata gövdesini sağlam basarak
Denetimi dağıtımı piyasa koşullarına göre yapılan insanlık binasının çepeçevresinden
Sezon bitimine kıl payı kalası haciz üstüne haciz bindiren damperli güz sergisine iflas grafikleri çizerek
Yan yana geldiğinde
Yavastan süren katarlarim kervanda
Yavas sandallar denizinde güz arafi sessiz seyranim zaten
Zaten hancidan bir hayal pürlendi ihtiyar bir sokaga
Yesillendi allar giyindi daglar, baglar kendi efkariyla sobede
Zaten hep yolcuydum yazilmis okunmus mektuba
Kalem elde kelam dilde sözüm selamim deliboran sevgilerle
Sisli uzaklarin pusunda daglari saklayip örten
Cumartesi bugün bulanik beldelerde sessizligin koynunu kucaklayan üzgüye
Unutulmus bir izin yalinayak
Yalcin yamac yorulmak nedir bilmeyen yalnizligini kimsesizligin eristigi uca ileten
Bagri yanik kibritler gibi kora köz atesleyenin narina
Mechul adimlar araligini aralayan döküntülerde gazel cigligi sonbahara harman olup
Gelip geçen güzayları ıssızın bir vakit
Kendi duvarları dibine devrilmiş soğuk bir oda gibiydi kerpiçlerin sokağı
Arada ne çanak çömlek kırıkları vardı
Ne palamut kozalarından şapkalı insancıklar giydiren kardelen masalı
Bozulmuş bir happan oyunundan kalma burgun sessizlik tortusu pınara yakın
Kendi içine kapanmış hayli yaraydı ahhhh içinde çağlasız çekirdek
Duyan da sanır ki..
Yağmura yakalanınca ben,
Nasıl mı yani, konuşa konuşa böyle
Buluttan düşen dökülen damlalarla evin yolunu
Şehrin ilini
Kaldırımların yükünü
Eski düzen
Yeni mevsim devran
Bayir meselikleri navruz daglari süslü bahceler ve kerpic sokaklar
Hazandan bile cok hozan arafta
Palamut palamut dökülmüs sacilmis
Yiginlarca güzbahar…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!