Elinde ileri uçlara uzanmış manyetik alan
Mıknatıslarla yitiğini bulmak için
Doğduğu topraklarda berbat çukurlara düşmüş insan
Uzaklarda kör bir fener
Fenerci tepeden tırnağa ölüm bandıralı korku direkli
Suyu azap çalkayan bir denize binmişek ki...
Diploma parayla satın alınabilir olduğundan beri karşılıklı güvensizlik herkesten herkese hat safada, sanki yazılı metinleri olmayan toplum sözleşmesi gibi hırsızlığı yolsuzluğu haksızlığı zorbalığı keyfiyeti sömürücülüğü talancılığı adaletsizliği istikrarsızlığı bencilliği duyarsızlığı acımasızlığı ahmaklığı hurafeyi hukuksuzluğu kokuşmuşluğu liyakatsizliği karamsarlığı boşvermişliği kanaatsizliği gericiliği ve kutuplaşmayı en seçkin ayak oyunları ve hileleriyle yetiştiren moesseseye dönüştü insanlık.
Bu haliyle de bin yıllarca kazanılmış olan ortak değerlerini yitirdiği gibi Jan Jak Russo” nun çağdaş demokrasinin ana ilkesi sayılan Toplum İradesi Egemenliği’ ne dayalı tarihsel çıkarım da, toplum ve dünya gerçekliğinden kopuk gösteriş ihtişam güç ve dayatma zehirlenmesiyle kendi çıkar önceliğinden başka hiç bir şeyi öncelemeyen ve önemsemeyen buyurduğu dayatma, karşı konulamaz kaçış yabancılaşma değişim dönüşüm ve kayboluşların tüketim kölesine dönüşmüş olan bağımlı- güdümlü yığınlar tarafından tanrı hükmünde kanıksayarak kabul gösterdiği azınlık sultası hükümranlığı yürürlüğe konuldu.
Dünyayı olumsuzlardan değiştirmeye dönük inancı ilgisi idrakı çabası idolü amacı anlamı duygusu düşüncesi dayanışması aklı fikri kültürü paylaşımı sanatı idealleri mutluluğu birikimi dolaşımı saygınlığı çağdaşlığı ve ortak değerleri yok çünkü. Aksine doymak yetinmek bilmeyenlerin anlayış değer algısı hiç gelişmemiş bütün acımasızlık bencillik ve menfaat odaklı kötülüğün serbest piyasa dolaşımında değersizliği değer ölçüsü sayarak hem birbiriyle ortak yaşamın her başlığında kutuplaşıp çatışan; diploması sahteliğin cin fikirlilik okutup öğrettiği her dayatılmış kaba cahil mutsuz tutarsız kinci güvensiz gerilimli duyarsız kayıtsız bencil ve sapkın bağımlılıkların kurgulanmış kölesi olmaya aynılaşmış; herkesin herkesten üstünlük gözdesi olmayı hayati zorunluluk gereği ve kutsal yüceliği saymakta günümüz insan tipi.
Bulutların gözünde yaş
Sazın telinde gam...
İsmini kimsesizin künyesine yazar gibi mahsus
Bir bulanıp
Bir durulanan sırlarda aksi cevlan
Yele
Duyarlılığı olan her kimse, damlayı deryada arar inceler sorar ve sorgular
Gururu olansa onuru yaralandığında üzülür alınır incinir, düştün ki koptun madem
Daha mümkünü makbulü imkanlısı olsa diyeceğim amma düştün ve sen oldun madem…
Çık diyeceğim o kuyudan dakka durma,
Çıııık.. yoksa bak nevriyeden necibeden mevlütten beter olursun
Bir yol kolla , bir damar bul ,bir çizgi çek ,bir hat kur , bir giriş çıkış işle , bir eğrisi doğrusuna kayıt yap ki..
Fiziği cilası şekli ihtişamı ve kostümü düzgün ağızlar sergiler kalemler ve dillerden yazmak göstermek sunmak ve konuşmak biçimsele önem veren paylaşımın içeriği ve maksadı ne olursa olsun bakmaksızın değerli saygın olumlu ve anlam taşıyan bildirimlerde asla bulunmaz. Bu yönüyle mezar görünümü hareketsiz ihtişamlı ölüdür . Veya kokuşmuş çürümüşlüklerde çırpınan ölü .Düzgün yazıp konuşarak diksiyon ve imla hatasızı olduğu sebebiyle ağzı dili havalı dumanlı laflarla hiç kimseye hiç bir şey ifade etmeyen kuruntu ve kuruntu çöplüğü külliyatına dönüşmüş bu günkü somut gerçeklikte iletişimini inancını mutluluğunu iradesini özgürlüğünü umudunu toplumunu cesaretini üretkenliğini algısını sorgulamasını duyarlılığını paylaşımını ilgisini insanlığını dünyasını özünü ve düşünebilme yeteneğini yitirmiş batırmış ima imaj sembol imge ve maske kölesi sığ soyut dolaşım gibi ölüdür.
Bu da herkes kendi çıkarı gereğine madur, ama kendi yüzleşmesine hep bir başkası sorumlu ve suçlu peşin hükümlülüğünü ve yaklaşım biçimini kodlar.
Basit samimi ve doğal yaşamayı zorlaştıran mutluluk yerine sorun sıkıntı geçimsizlik hayata tutunma ve gelecek kaygısı getiren ve her gün sayısız sahte güvensiz kişilik değişimleriyle iler tutarlılığı olmayan ziynet cevher lüks emlak para konfor moda maske eşyalaşmalarına kendini takas ederek oraya erişmede her yolu gerekli ve mübah gören çılgın tüketim hapisliğinde özendiğinden kendini yönlendiren duyan var sayan kabul gören değerli sayan ve yönetenlerin lütfeden rica minnetlere özleşmeyi köleleşerek özgün karakterde kendilerine ait gerçeklik hikayesi, varlık etkinliği, özgür iradesi ve adil kararlılık bildiren duygu düşüncesi ve saygınlığı yoktur. Özentinin de yoksunluk değersizlik kişiliksizlik eziklik sürekli yenisine muhtaçlık dürtüsünü kamçıladığı soygun sömürü piyasasında varılabilecek nihai yeri, tatmini, mutlu memnun sonucu yoktur. Hallettim kendimden kurtuldum vitrin şahanesine vardım yetiştim sandığında bütün duyarlılık insanlık ve duyumlarını yitirmiş harabelerde kendini ölü bulduğun cesedine kavuşmuşsun demektir.
Neymiş....
Sultanım gülüm neymiş neymiş neymiş? ? ?
İşi ustasına havale edecekmiş...Kim..?
Kim olacak...? Ya sen
Ya da ben..Ne kadar da bilsek yanılsak ne etsek
Desek avunsak da hanyayı dümbeleği zurnayı..
Evlek arsin
Iki vaktin arasi bir sarnicli kuyudur yagmura buluta
Yürüdükce uzayip giden meylin korugunda kavurgasinda derdi davasi birin
Ciplak gözleriyle gördügünü cirilciplak gönlüne yükleyen mecalin
Bir corak degirmendir firikten firezden ögünen zahmetini
Biriktigi damlalarla bütün susuzluguna birlikte topraklandigi insana
Damlarda tütecek haniya da benim..
Usul efkariyla soguyan yaz calgilari dirhem daneden
Rüzgar ne yöne eserse kopmus sökülmüs ele avuca gelmeyen yankilar
Kozalaklarin döküldügü harda yuvarlanip giden zamana
Yikinmis yürümüs yolculuklar yayilacak sessizligin
Hersey ne kadar dünyayi hatirlatiyorsa buralara degin kervan gidecek
O degilse ne dirhemde dirhem dengine….?
Neyleyip neler etmeye ve ne demeye kime nezaman…
Yanik yag kokusunu yipranmis damperler motor eskisine mi ne…?
Neysiz
Üflemesiz
Sazsiz sözsüz hicbir kimseye hicbir vaadi olmayan cürümelerin vadesine
Yorgun mu….
Ne yorgunu ortalik devran bahar
Cigneyip cigneyip citip tüküren kapi önü mahle
Solmus sönmüs karanligi yanik yerinden dolup dolduran ciradan
Ne yorgunu yürü gidek dersen gidek hele..
Senin yolculugun bendeki hanciya yük ve gam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!