AYNALAR; gerek gösterilmek istenileni görsün göstersin veya hazir mevcutta olan- bulunani göstersin görünsün arzedilip dilenilen yalansiz yapmaciksiz yüzlesmeleridir hayatin. Hicbir muhtac ihtac duyumlara mecbur araci koymadan dolayisiyla ifadelere basvurmaksizin birebir ilisip ilgi duyanin tanikligina istirak edip, her türlü merak uyanis ve sorgulama giderimli bulusmalarin aradigi cevaba karsilik buldugu gerceklige ortak olmaya rast gelip rast giden belirginlik süzgeci, belirti bildirimi, haberdarlik takasi ve yasamsal yansimalardir Aynalar..
Aynalar bos bir odayi da gösterir. Tülperdesi rüzgarda kimildayan percereyide görür. Kimildamadan uzanip duran kanepeye de bakar.Cicekli ciceksiz vazoyu da, canak-tabak dizili raflari da, buhar tüttürüp cay kaynatan caydanligi da, odun atesleyen kirec badanali ve sobali evleri de, kalarifer kazanini da, karyoleli kurdeleli yastik dössek somyayi da, masayi dolabi sehpayi atkiyi yelegi entariyi caketi kirisi köseyi uzunboylu koridoru ve kisa cüsseli küpü cekmeceyi testiyi kavanozu kalabalik avluyu ve hatta hatta tenha menha caddeyi sokagi mahleyi…..hiiiic usanmaksizin nasilsa öyleceden bakar görür ve gösterir Aynalar.
Ici disi tiklim tiklim dolup bosalan yalnizliklari da görür aynalar. Evine barkina kendine etrafin dünyasina yabancilasip caresizlik icinde kivranan yabancilasmalari da bakar görür. Carsisi insaaan insan dükkan olmus kalabaliklarin soguk sinik kacak mutsuz uzak kovulmus acinasi tedirgin ve umutsuzluklarini da, her ne yaparsa yapsin para kusatmasi tutsakligin pahasi borcluluktan öteye gidemeyen Piyasa Kullugu`nu ve TÜKETiM KÖLELiGi`ni de görür belirtir bildirir ve farkeder Aynalar.
`ayna ayna söyle bildir var midir benden hükümdarhane mükemmel ve muntazami baska..? `…hiddetli kükreyislerin alt yapisini besleyen yardakci yalakaci yanci ve dalkavuk düzenegini de gördügü gibi nasil taniklik ettiyse öylecene ele yüze kaliba ve sifata tükürendir Aynalar. Eger aksi bi durum sözkonusu olmussa, - ki tarih böyle bir kayidi ettigi taniklikla hicbir hayati yasamsal gerceklik degerinde öneme sayip uzun soluklu dayanma ve tutunabilme hakki tanimamistir- oradaki mevcut duruma bakip gören sey gördügünü baktigi gibi tüm gercekligiyle bildiren AYNALAR degil, hususi kaymagi kiyak uygun usakligin saz söz siir ilahiyat forum resim sinema müzzik moda egitim talim model maskaraliklarla kurak ve kupkuru gürültülü sanat icraat ettigi siparis üzere saray villa duvarlari süsleye boyali bulasikli cercevelesmelerin donmus cakilmis ` sen ne büyük hürmete layik muntazam muaazzamsin hasmetkarim ` bakisli avansi ve avantasi yalan dolan talan düzen bozan kaynaginda garanti ve pesin, kiyak kenar - köse kapmacaligidir.
Oysa Türkiye Cumhuriyeti , tüm aci zül ve kederli yikimlar tarihinin AYNA`sina sürekli LALE DEVRi sarayli villali sürsaltanat KEYiF GÜDüMLÜLÜGÜNÜN yasadigi dünyayi tümüyle akil fikir duygu düsünce ilim üretim paylasim daynisma ve dirayetliligi disinda birakan bakislarla, simsiyah bir celenk gibiyken süslü satavatli ` sen en muaazamsin` gösteren kimiltisiz hareketsiz durgun ve donukluga cakilmis cercevelenmis – yalani yanlisi yagmasi baskisi talani tarumari sorgusuz sualsiz ve sinirsiz- cökmüs cürümüs saplanti enkazindan dogup dirilen; laik, sosyal, özgür yurttaslik ilkesine dayli HUKUK devletiydi. Burada ormani dagi deresi tarlasi ekini sanayisi ilimi bilimi kültürü inanci itibari egitimi ilgisi ulasimi iletisimi saygisi sevgisi, lazi kürdü tatari türkü colugu dedesi ebesi ayrisiz gayrisiz yediden yetmise akip giden hayatiyla ortak yasamin birlik dirligi degerinde yasmsal hak ve hukuk sahibi olarak; hickimsenin kisi keyfiyetinin yargiyi yasamayi ve yönetimi basina buyruk güc ve otorite araci niyetiyle isgal edip kendi sahsi cikarina dönük GASP`a ugratamaycagi toplumsal KURTULUSUN onurlu adi ve gururlu adresiydi.
ULUS DEVLET`leri kurup kurguladigi TOPYEKÜN DÜNYA tecavüz ve istilaciliginin önünde kacinilmaz engel olarak gören uluslararasi savas ve silah zorbasi soygun ve SÖMÜRGECiLER, kendilerine uygun ayni yapi bozuklugu esbenzeri Yerel Isbirlikci ihanet ve hainliklerin en ehil seckinleriyle uyumlu ve uygun programlanmis projeler dogrultusunda MENDERES`i nasil icat ettilerdiyse, EVREN KENANI`da, özel ÖZAL TURGUT´u da….ayni donuk sönük caresiz seceneksiz issiz yoksul batak tükenmis ve sabit, yalan dolan aynasindan kiskirtilip yükseltilmis TOPLUM BEKLENTISi`ne badanalayip bina etti.
İçe kana bilemez sarhoş mudur saat
Divane midir insan mestane midir firari gönül
Su gibi akar gider hasreti surete yıllar
Kardelende künye eskitirken henüz cümle cemre bahar
Beklediği yerden gelince gökyüzü ve beklemediği armağanlarla yağmur
Farkında olmadan ve gizemsi kaçak
Muhterem...
Ya sultan ve ya muhterem
'kim olursan ol, kap da gel kendini' iyi hoş
Ne güzel' i bir güzelce anladık ettik ve lakin
Eğer destur olursa demek isterim ki
Adam yahut kadın
Biliyordum ki
Senden sonra gelecekti hep sıra
Pınar oluklarında çeşmeleşen suyun
Hayata nasıl neresinden bulanışı anında
İyyyce bir ıslanmalara doyası yağan karla karışık
Biliyordumki o yağmur sendendi
Yediğin içtiğin avunduğun
Onda beş
Beşbuçuk
Bilemedin beşyetmişbeş hava rüzgar güneşse
Yüzde doksanbeşine zıkkımın köküne berkine
hayırt huyurt
Bardagin kulpu
Bir incecik yagmurlu oda
Yesil yaprakli pembe orkidenin caminda
Cicege Varma büyülenmesi iste
Usturadan kayak, ucu ucuna degince kivilcimi yanan bulutlara
Hal böylede gidene meski zayi
Geçelim...
Asvaltta Lonnrayı, kulede Parisi, boğazda istanbul
Kölün kolonyası serpişmiş rahibe gibi giyinik çırıl çıplaklığı
Geçelim..
Hayır abi yani,
Başında gelişigüzel dağınıklıklar siyahlığı
Bahar gelirken dünyaya
Dönmüs dolasmis uzun yürüyüslerin getirdigidir iklim yolcu
Dolandikca evrilen kirmenlerin agir ve yorgun kis uykusunu derinden cözerek
Örgüsü görgüsü tarla toprak olmaya gökyüzü nisan
Sonra beni hatirlatir heybesi hazin yüklü
Sap saman harmanlari getirip götürmekten yitik ve yorgun
Sisi…kiz kardesleri ona daha cilvelisinden cazibe uyandirsin diye, gercek ismi Elisabeth`i unutturacak derecede adlandirip cagirinca, Habsburg Hanedani Soylu`lugu`nun en uzak bileseni olarak Imparator Ferdinand`in yan dekoruna Avusturya- Maceristan Imparotoricesi oluvermis.
Fakat daglar tepeler acik hava diyarinin cocuklugunu serbest gönüller kizi olarak yasayip büyüyen Sisi, Saray icinde dogma büyüme kafesler kusu tabiatsizligiyla yetismedigi icin Monarsi idaresinin hep cahili hep idaresiz yetkisi sayilarak sinif yoklamasinin disina itilip ardindan fiskoslar cingil budaklandirilmis. Paris kazasinda herseyi sineye cekerek pasif cercevede ölen Ingiliz Diana`nin aksine Sisi, -tipki Altmisekizlerin ruhunu fitilleyen tam gün batimina dogru aklindaki dizginlenemez esnleri kovalayan Jony Casch gbi- icinde kendini tabut eden Saraylilik kasvetine baskaldiran asi damarla cocuklugunun ve genc kizliginin kaliba konulmaz günesini daglarini irmaklarini dogal insan iliskilerini dünya tabiatini aramis. Catlatip bogan mengeneden her firsatta hep icindeki yangini sönmeyen atese ve kendini saklayan uzaklara kacmis. Her defasinda duygu düsüncelerini seren serpe yasayacagi ve Hektor`u Troya`da yenen Yunanli kendi bildiginden basaya gerekirse hersei karsisina alan mitoloji kahramani ASCHiL`e tutulup vurulmus. Bu yüzden Korfu`kiyilarinin denize sifir kaya yamaclarina kimselerin bilmedigi ASKIN hayalini yasamaya imparatorlugun yasadigi tüm dagilip parcalanma sorunlarina karsin ASCHiL`in heykelleriyle süslü gösterisli saray yavrusu yaptirmis. Bu arada intihar eden oglu Leopold`ün ölümünü `yarab ne olursun onu benim hatirim icin yeniden dirilt ` yalvar yakarislari bosa cikar cikmaz, zar zor biten saray yavrusu ilk ziyaretiyle hemen anlamis ki, dayatma ve zorla gerceklesen her hayal aslinda görülebilecek cehennemin ve düs kirikliginin ta kendisiymis..
Ve orayi orda birakarak tüm ömrünü ülkeden ülkeye gezip tozmaya veren sisi, hic bir yerde doyurup kandiramadigi mutluluk sancisini yalnizca kendi icinde besleyen siirlerin sonsuzlugu olarak bilip anladiginda tam, Isvicrenin GENF( Leman ) gölü sahil kenarini gezinirken Italya -Avusturya savaslari sirasinda kini ve öfkesi icinde kalan bir Anarsist`in zehirli enjekte ignesi suikastiyle hayati orada bir yerde devrilip son bulmus.
Hiclik, icinde hic birsey olarak herseye sahip olmak celiski ve sapkinlik temelinde , `altta kalanin kökü kurusun, üste cikanin hükmü soyu feristahi fermani yürüsün `anlayisini kisaca özetleyerek, hizli dönüsümler geciren zamana yetisemedigi icin kendini her sekil bagimliliga dürtüye ruhsuzluga ve cilginliga teslim etmis yasam akintilarini sifir noktasindan sürükleyip götüren veya getiren en son tarihsel seyirler kertesinde GLOBAL SENTEZLi tüm dünyaya bölüstürüp yayip yerlesik düzen haline getiren fikrin ana yakit ve besin kaynagi, isigin egilip bükülebilen dalgalanmalari oldugunu, egilip bükülen isigin dalga boy ve frekanslarina göre yasanan zaman kavraminin ve varolan cesitliligin GÖRECELi oldugunu, Paralel Evrenler`i ve kendine hapsettigi uzay derinligindeki tüm bosluklari hiclikleri ve herseyi yutup sindiren Kara Deligi, isik kaynagi olmazsa hayatin ve evrenin mümkün olamayacagini, bilip görüp taniyip ögrendikce `tanri öldü, kim kimi yikar devirirse kullarinin her hakkini tecavüz etmeye layik tanri odur `noktasina saplanip kaldi okuma yazmayi elden gönülde birakip her türlü ilgi duygu bilgi beceri ve alakayi MAGAZiN Kültürü`nün kiskirtip kodladigi dürtüler bagimliligi yüzünden kitapsiz deftersizligin servet sermayesi haline gelmis insanlik.
Çok gönüller kocatan sevmeler nesine
Kısa dalgalara alınmış ayarsız ibresiz
Vahı gitmiş ahı kalmış istanbulun gramofon çalmak nesine..?
Reperturarında cenaze marşı ritminde klasik bemol
Bakınıp saylardan artık göksu nesine, lutuf latafet nesine!
Şemsiye kullanmadan iliklerine kadar boğum bulanık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!