Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Toprak...
Say ki buğday danesine annne ninnisi, say ki sütleğene beyaz zambak gülizar
Toprak.....dallarına iğdeler kokusunu sürünmüş erikçeler gölgesi, toprak,
Düşlerini hayra yoran gelende delidolu genç
Gidende bahtiyar ihtiyar lalezar
Toprak karşı yamaçlara salınmış keklik salası

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Toprak gibi
Onu bunu ötesini bilmem ben
Zamani unutulmusluk keder ve kaygisindan cekip kurtaran
Zarif kalbi zerafetiyle ödesen insan icinde insan
Cok ve sonsuz olacaksin
Ask gibi…!

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hep yagmur yagdiginda ya da karlar erirken evin telasini en cok damlayip akan damlarin kaygisi alir yürürdü. Tabi her zaman oldugu gibi kapilar kapaninca ve pencereler örtülünce hane icindeki bütün zorluklarin üstesinden gelmeye uykularini bile tasidigi sevgiye ilgiye sorumlulga ve sefkate delik desik ederek doyurup emzirip büyüttügü cocuklarina gerdigi kol kanatlarindan arta kalanlarini davardir sigirdir ekindir bagdir peynirdir süttür örmedir kazaktir örüp isleyip dokudugu ömrünü kendinden cok eteklerinden tutan hayata adamis ANNE` ligin eli ayagi birbirine dolasirdi.

Yapraklar sögüt diplerine, alic bayirlarina, kavak selvi siralarina ve meseli daglara dökülüp sacilinca soguklara sarilan toprak damlar ve kerpic duvarlar, örtmelerin camlari olmayan pacelerine silteden minderden ne varsa tikanip örtülerek, cercevesi olup da kirik camlari eski gazete yahut ziraatin gübre torbasi kagitlarindan püsle yapistirip sobanin kenarindaki sedire, kor karistiran mangal dibine, yahut tandirin altindaki örtüye sokulur siginirdir insan ve toplum sicakligini kendinden bilen hayat.

Cocuklugun büyümüs insanligini yarindan devralacak rol modelleriyle ne bildiyse gördügünden isleyip yasama sanatinin tarladan harmana, tirpandan degirmene, dagdan bagdan durumu tedarigi yerinde ocaga bucaga babanin diger yarisi anne, yagmur yagdiginda damlayip akan damlarin altina kösede kenarda bakrac helke sitil hereni kazan legen ilenger sahan ne varsa, akip damlmayan neredeyse hic kuru tarafi kalmadik yer bulmakta zorlanildigi koyun koyuna serili döseklerde gece boyunca sogugu ve sessizligi avutan yagmur damlalari konseri verirdi damlari akan evler.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Lodos Karayel Poyraz Meltem imbat Alize IlgIn kasirga Firtina ve diger esen tüten dönen savuran silkeleyen rüzgarlarin nerden ve ne zaman kac yönünde veya kac siddetinde olup bitecegine dair yasayarak edinilmis olan DÜNYA HAYATI deneyimli birikimlerinden edindigi ve ADLANDIRDIGI, telafuzu ve tarifi vardir insanin.
Fakat nerde ne zaman ne yönde nasil ve ne siddetinde kime neye ne gibi saldirganlik yapacagi bilinmeyen, hertarafi her sekil sinsi dönerek BASKIN verip hakkinda en ufak tahribat tahmini bilesi mümkünsüz cögüp cullanan bir abluka, bir girdap, bir kiskac, bir cendere,bir ketenpere, bir cengel, bir engel, bir calim, bir takoz, bir kelepce, bir tartak, bir kamga, bir pusu, bir pence, bir kama, bir hancer, bir vakum, bir musallat, bir facia, bir fel-fecir……kör kiyamet icine yutup doldurdugu ve önüne ugruna geleni hic bir istisna gözetmeksizin yanindan yöresinden ilsiz köksüz itibarsiz biraktigi yamanip sivanan örülüp ÖRTÜNMENIN muglak-bullakligina HORTUM diyebiliniyor acikca ve kisaca, HORTUM…
Yakici yikici bulasici üfürücü ucurucu her türlü yapiskanlik yamandikca daha cok galeyan abanip daha azgin saldirganlasan akil fikir iz yol nizam izan yön ve yordam bilinmez FIRDÖNGÜLERE, sömürüp semirmede sinir sorgu önlem care ve ihtimal tanimayan ve doymak durmak neresidir bilmeyen kontrolsüz - tarifsiz ezici siddetiyle yikip devirdigi herseyi kendi hakimiyetinin keyfine, hükmüne, hiddetine ve siddetine tutsak ederek cökerten cürüten bogan bunaltan MOLOZ sonrasinin Hükümranligidir HORTUM. Devirip sactigi kokusmus cürümüs yozlasmis yilmis yorulmus yipranmis eprimis cökmüs bütün ICE KAPANIKLILIGA esir ettiginin yasam alanindan indir bindir yaptigi DÜNYA RAMPASINI üzerinden ve sayesinden SÖMÜRGENLESTiGi sürekli esitsizlik, ahlaksizlik, caresizlik, kültürsüzlük, hukuksuzluk, egitimsizlik, aclik, yokluk, darlik, gecimsizlik, sevgisizlik, saygisizlik, haksizlik, hukuksuzluk, kin, nefret, ayrisma, catisma, hiclik, degersizlik, sucluluk, karamsarlik, tutarsizlik, ilisizlik, tibarsizlik INSAN TOPLUMU üzerine bina ederek ahhhh o ne eninde sonunda kendini SUIKAST eden pis ve kendi kendine KATiL, MISSARABLE ( Sefil Sürüm) GiYOTiNDiR. Bu pis ve kanli bicak insanlik tarihi boyunca da hep sinip sinsilestigi soysuz sicilsiz sabikalar ardinda kurdugu HAK IHLALLi insanlik ve yasam öldürücülügünün devamli faili belli talan ve tetikciligini devriye gezen gece ve gündüz kusaginda, yeryüzünü üzgün yasli gamli endiseli kabuslu yorulmus bezmis bikmis örselenmis batmis bitmis kainatsizliga kundaklayip, birbirine zincirlenerek yikima ugratildigi derin girdaplarda tutsakligiyla düse kalka siddeti gerilimi catismayi satasmayi korkuyu bagnazligi körlügü karanligi zulümü ölümü kutsamaktan baska yasam bicimi olmayan zindan bir YIGINAGIN, üste saray sacip savurarak cullanip ÖRGÜTLENENLERiN Missarable ( sefil Sürüm ) traji dramindan ciglik cigliga cildirarak sokaga ve carsilandigi kelepceli kickaca yürüyüp yayilldigi yankilara karsilik `ekmek bulamiyorlarsa PASTA yesinler ` geleneginden sökülüp bugünlere gelen; ve tüm dünyayi bulstigi HORTUM salginlariyla heryerde hicbir farkliligi olmayan aliskanlik, egilim, tutum, tavir, taksim, tesis ve yaklasimlariyla hakim olup kasip kavuran kendine dönük Sinnek Giyotiin..Dün ve bugün Fransa`da neyse, neciydiyse; simdi tüm dünyada dünden devriyesini kol gezerek aynisi.
Harcinda gittikce mahluk denge düzeylere YARATIKLASAN insanin daha cok plastik cerrahi ve kimyasal teknolojiyi kendini kendinden KACAKLARA söküp bozup bitirip tüketip dagitarak doyumsuzluk ve tahammülsüzlükte sinir tanimayan ve sürekli parca algi ve aliskanlik degisikligi ihtiyacina ac birakilan kamcilanmisliga ve paramparcalara vidalayip montajlanan, varligi FOSILLESMIS enkaz kütlesidir.Hissi hevesi hazzi özeni düzeni ve donanimi imrendirildigi ROBOTLASMA kozmetiginden esas alinarak hicbir yasamsal duyarlilik gösteremeyen SOGUK KANLILIGA dondurup sabitlestirilen; buna karsilik EKO-TEKNOLOJi`yi önce kendini yaratan insana magazalayip, sonra insanin kendi eliyle icat ettigi Demir-Döküm sistematigine INSANDAN ROL CALARAK insana hükmeden insandan lehim, kivrim, somun, veri tabani, kablo, boya, estetik, sentetik, yumusak doku, agir madde, yüklü hasilat ve sert imaj yogurup karan kargasayi ve karmasayi kendilestirdi insanlik dünyasi.
Bugün artik ne yazikkilere bu vasat ve yatalak haliyle GiDiCI bile denilemeyecek `gitti gider `muhtac madur mahsus ve mahkum burada bile degiliz. Insanin hiz mekan yol yöntem haz tat suret ve degiskenlik bagimlisi kulluga köleligiyle sürekli agiz dil lehce lisan hirs kin bencillik surat sekil tarz hükümranligina tek basina hakim olmalar yapip bozma doyumsuzluk yarisinda insana ROBOT, ROBOTA Insan kilitleyip kaynaklayan GECISKENLIK asamasini geri dönülemeyecek derecede ulasilmaz erisilmez zamana tahsis ve taksim etti. Bu yerlesik BOZGUNDA artik kapiyi calan mi ev sahibi, kapiyi calana evi acip akli kacak bilinci bitkisel buyur eden mi, yalnizligin yabancilasmanin mutsuzlugun yitikligin zavalliligin ve AHMAK AVUTANLAR ügürt zayisi, bilene görene anlayana diyene ve tarif edebilene dünya sokagi ve insanlik hayati ASK OLSUN..!
Oysa simdi kar mevsimi mosmor poyraz yeller eser daglarda. Kapida esikte sokakta bir dillim düdük cigligiyla hingilim heveslere kapilip evlerinden ve yasadigi dünyanin dip bucaklarindan üsür müyüm, donar miyim, buyar miyim nedir neresidir hic aklina getirip luzumsuz kalabaliklar etmeyen kizak düslerde KAR YANGINI, buz ve poyraz sevdalisi cocuklugun vakti zamanidir.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Herdefasinda bu dem den böyle devran
Cekmis ugrunu poyraz akibetinde dolanan dönen pusula gizli gizemine deli
Tutup yönünü yelesini sarabi asktan bir fiil
Baga bahceye bahcivan ben
Alacalari calarmis cemre tüllerine bakireleri biter tüterkene
Mahsun garipten kopup kurtulmalarla dereler daglar kuslar agaclar

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Tohumu topraga sacip serptikten sonra
Yorulan irgatligin emektara atlar kagnilar taylar ve insan elleri
Boynuna torba takilinca arpa cavdar ve yulaf tadina doyamadigi ziyafetin
Yüke yorgun kosanlariyla beraber sanki ayni dilin mutluluk sevincini
Tozlu yollarda kesekli tarlalarda elele basbasa güle oynaya
Cigrisan kuslarin ve sabah ezanin salasindan sesinden

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Tepeyi asar asmaz bahar yaz…
Durmayip serceye sögüde varan yolculuklarin azik centesinde
Yavan sogan
Domates
Cumbul üzüm
Daha da olmazsa cökelik dürümü

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Mahle dedigin sey, bir yerden bir yere kadar olup bir yerden sonra ilgisini alakasini bagini dahilini aidiyetini nufusunu kaydini etrafini kütügünü kendine ilisip hic ugraklik vermedigine kannaat getirilen sinirlarlanmisliga örülmüs cevrelenmis kabüllülüge dair semtine gelen herkesi kimdir nedir necidir maksat veya niyetine bakmaksizin kolayca bünyesine hazimsayip sindirdigi gibi, her gecip gideni gittigi andan itibaren ayni pesin kolaylikla silip süpürüp kayittan kökten kütükten duymaz bilmez tanimazligin adina namina yahut adresine kisiyi genel gecerci sayip koparip köteleyen evler caddeler sokaklar köprüler ve dükkanlar toplulugudur.
Adini paraya cevrili herseyi endüstrilestirerek spordan müzige ahlaktan kültüre yoldan iletisime ilimden sanata inanctan tarima üretimden sagliga egitimden haysiyete bütün soyut somut yasamsal kaynakliligi hukuku ve hududu olmayan kücültüp azaltmalarin yalnizca paradan maldan gücten gösteristen konusup danisip alisveris eden sinirsiz sorgusuz tüketim manyagi kusatilmisligini örüp örgütleyip örenlesen sehirlesme yikim yagmaciligi, topragina her ayak basani yolda karsilayip kimdir necidir ac midir yoksa susuz mu sorup sual edip öylece her gelen geceni kosulsuz kuralsiz kendi degerinde sahiplenen samimiyetiyle kol kanat germenin insana yerlesik saglikli ve saglamliligi olan zihnini aklini bilincini yerini yurdunu izini ilmini inancini kasabasini köyünü talan tarumar etme haysiyetsiz doyumsuzlugunun vurgun soygun haram harcidir.
Kimi nereye nasil kiskirtip kamcilarsa, aklindan özünden itibarindan izinden fikrinden ahlakindan idrakindan iradesinden özgürlügünden duyumundan sorumlulugundan yurttasligindan vatandasligindan kisiliginden karakterinden bilgisinden becerisinden topragindan yurdundan talan tarumar edilerek GÜDÜMLÜ SARTLANMISLIKLARIN kulu kölesi olmusluguyla seceneksiz katilimsiz caresiz tepkisiz sualsiz sorgusuz hic sektirmeden kendini azdirip kudurtan kiskirtmalarin emrine amade her buyrulmus kurgulanmis kilifa girip kabuklara saklanip kaliplara bürünmeyi kendine borc bilen kirli kavgali siddetli gürültülü bagimliliklariyla yasamaya mecbur ve mahkumtoplumsal takas devsirmenin kanunu kitabina uydurulmus yolsuz yollariydi…
ÜC YE deniliyordu hani, o mesele bu temel direkli sac ayaklarina oturtlmus üflenmis BOP dekorundan türlü dalga avansi ve balansi bol kaynakli filim cevirmelerle kotarma kurtarma karmakarisikligiydi yani….
Sanki gökte aradigi DARBE GiRiSiMCiLiGiNi diledigi en islek ve kolay el ayak alti yerlerde bulmuscasina, bir zamanlar üzerine fiske kondurmadigi ve KANDIRILDIK noktasina ülkenin devletin milletin tüm maddi manevi degerlerini sanki babasindan kalan iskambil mirasiyis gibicesine `ne istediler de vermedik` lige kafasinin keyfi nasil diliyorsa harcayip sifira sildigi sabikaliligin AKLAYAN yahut arindirip temize cikaran kanunsuz hukuksuzlugunu tamir ve tesis ederek, YENI ANAYASA denen bütün ezici yagmalayici yikici ucurum mütahitliligini tüm haram vurgun soygun sömürü bölünme parcalanma isgal ihanet piasa girisimciligine SERBEST kilarak,ÜC YE diye diye en nihayet kendine karsi duran bütün Türklük, Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti toplam degerliligini yasaki ve gecersiz saydirma Bop`culugundan baskaca birsey degildir.
Olan bitene bakarak, RESAT PETEK arastirma komisyonculugunun FETHUL METAL övücü nice ayni yollarda ayni niyetlere islanip sirilsiklam olma yasanmisliklarini adeta toplumun hic algisi sorgusu bilgisi ilgisi bellegi bilinci itibari kaydi yakinligi dahili iliskisi aidiyeti hafizasi yokmuscasina sayip, dünden eksik artiran tamamlayicilar gibi bugüne sürükleyip tasiyan BOP görselliginin halen BASKANLIK ve YENi ANAYASA kilifini örten temelinden hic mi hic vazgecmeyerek her kurgulanip projelendirildigi ortakligi en az OSLO-DOLMABAHCE sürec ölcegiyle Türkiye Cumhuriyeti varlik birlik dirlik hukuk hak kültür yurt toprak inanc huzur güven özgürlük yurttaslik degerler toplami YIKIM –YAGMA BOP ESBASKANLIGI ön safhasi vardi…

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Tebriziden mevlanaya
Mevlanadan hüsamettine…
Alti cilt , yirmialtibin beyit
Carpi iki…
Elli kibin söz dizüsi, cümle siralamasi, satir hanesi
Direkleri halatlari merdiveni ve zincirleri olmayan günes neyse

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Topraga hayal düsürmüs ciy
Sabah erkenden safakla birlikte güne dogup dökülüp büyürken
Köklerine alabildigine sarilmis tarla agaclarinin ayrilmaz tiryakiligini topraktan tutkun
Görünmeseydi merih
Zühreler uyandigi meraka sökünüp dolunaya hayran kalirdi ayaz gece demeden
Sussaydi bozkiraclar höyügünde dadal gezen rüzgarlar

Devamını Oku