Bazen kardeşine bakıyorum
Uzun uzun
Hasretini gidermek için
Gidip sarılıp, kokluyorum
Senin gibi kokuyor
Sen gibi sarılıyor
Kendime, bahar olur da gelirim
Güz, kış demeden
Gurbetlerden, özlemlerden
Ağrılardan, sancılardan
İstanbul'a kar yağıyor
Hasretin yürüdüğüne
Hatta koştuğuna şahit oldum
Yüreğimden çıkıp
Kirpiklerimden yüzüme indiğinde.
Avuçlarımda bir yığın hasret
Dışarıda çığlık çığlığa
Yağmur yağıyor
Gök gürültülü.
İçimdeki çığlığı bastırmak için
Son ses şarkı dinliyorum..
Yürekten cana vurarak akıp giden damlalar
Her sabah güneşi doğuran gözlerin,
Acılarımın ayazlarından kurtarırdı beni.
Bu aşkın imkansızlığı acıtsa da içimi,
Varlığına şükrederek doyardım.
Ansızın daldın ya derin uykulara,
Gecenin gölgesi düşüyor
Kara yasa bürünmüş bulutlardan.
Hüzünlerim vurdukça dalga dalga
Gündüzlerim griye boyanıyor.
Arada kaynak yapsa da güneş,
Memleketimdi gözlerin
Niye kapattın tüm sınırlarını?..
Hüznün bir kat daha çıktı yüzüme.
Kalp delen bir hasret bu.
Dönülmeze gittiğin günden beri
İçimde hep bir soğuk oda taşıyorum.
Canıma vuran güneş üşüyor yokluğundan.
Gönlüme diktiğim çiçekler çürüdü
İçime hasretin pimi çekilmiş,
Gözlerim nemli ve elemli.
Kah Eminönü İskelesinde,
Kah İstiklal Caddesinde,
Son nefesini ararken mümkünsüz adresinle;
Sen şimdi oralarda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!