Dar bir sokaktan geçiyorum
Yüreğimi sığdıramadığım.
Duvarlarla dövüşüyorum
Babamın miras bıraktığı yüreğiyle;
Lakin aşka aslan kesilmek faydasız.
İçim kıyılıyor ruhumda
Yanına geldim
Tatlı tatlı uyuyordun
Omzunun yanına oturup
Yüzünü doyasıya seyre daldım
Hoş, yüzünü seyretmeye doyamıyorum aslında
Saçlarını sevip, ellerimi yüzünde gezdirdim
Beyaz bir düşten
Kuşları çoğaltıyorum
Makas ucunda
Düş bu ya
Damlaya damlaya
Göl olur buluta.
Ne vakit
Yaşamaya heves bulamasam
Ben o tren garından
Kendimi sırtlanıp dönüyorum eve.
Bilemezsiniz
Nefesimin merdivenlerini nasıl çıktığımı.
Çocukları için ayaklarını zincirleyen kadınlar bilirim ve adamlar
Ne kötü bir şeydi kanatlanıp gidememek
Oysa gökyüzü üstümdeydi
Kalbi zehirli dilinin yuvası
Vagonları insafsızlıkla dolu
İşte ben bu yüzden kalbine binip gidemedim
Ellerimde kınalı ayrılıklar var;
Omuzlarımda Kabil neslinden ölü kuşlar.
Hafif hafif silkeleniyorum,
İncinmesin yer ve toprak;
Bu yük çok ağır.
Uykum hiç gelmiyor artık
Acın müsade etmediği için.
Seni rüyamda görürüm diye
Zorla uyutuyorum kendimi.
Sonra bi' bakıyorum hemen uyanmışım.
Kızıyorum kendime.
Ayaklarımın arkasında sürükleniyorum
Bir kanadım gökte
Bir kanadım yerde
Sesler geliyor ötelerden
Sesime karışmış
Üstüme beyaz bir bulut örtülmüş
Aya şiir yazıyorum
Saçlarımdaki yıldızlar etrafına toplansınlar
Şu bulutlar
Gözlerime mendil olacaklar
Acıları güz rengine boyamam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!