Bazen zaman dört duvar
Dört duvarı gülüşünüz aşar
İçiniz göğe kaçar
Ayda evim var
Yıldızlar komşularım
Öyle tepeden bakıyorsun ki
Düşüşün çetin olacak!..
Başaklar doldukça eğiliyor;
Bak da ibret al...
Kendi kusurlarını bitirdin mi de?
Aşık Veysel'imi
Kılığından kıyafetinden dolayı
Ankara'ya almamışlar
Bir de sazını kırmışlar
İçi kılıksızlar...
Benim içim hep 23 Nisan.
Rengarenk çiçeklerim
Hep bugün açar.
Çocuklarla el ele tutuşur
Ellerimde bayraklarla
Halay çekerim diyarlarda.
Bahar gelmiş memleketime.
Çocukluğuma gidip
Bahçemizin kenarındaki menekşelerin
Gözlerinden öpmek istiyorum.
Nanelerin halini hatırını sormak.
Çimenlerin kokusunu içime çekmek.
Gecenin bir yarısı olmuş,
Tavan bana bakıyor,
Ben tavana bakıyorum.
Yüz ifademiz hiç degişmiyor.
O hep beyaz sayfa açıyor kendine,
Ben güz yaprakları.
Varlığının hercaisi
Sol yanıma saplandığından beri
Kalbi delik yaşıyorum
Üstüm başım sen mühürlü.
Yokluğunun ellerinden
İçini kanatırcasına yağmak
Kangren olmuş sus puslarına
Lal kesilip
Tesbihe dizilmek zordur
Gözbebeklerinde bir damla kalmak
Zordur sabrın keşfi
İnfazımın hayat ağacına
Yosun tutan acılarımdan
Cesetlerim dökülse de her sonbahar
Şimdilerde öyle bile değilim anne
Belkiler yön değiştirmiş.
Umutlar yuva kurmuyor dallarıma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!