On iki yıl öncesi
Şu fotoğrafta ne düşünüyorsam
Şimdi de aynı şeyi düşünsem
Sonraki yıllara
Hüzün yüklü trenler geçiti kalbim
Her vagonda ayrı bir hikaye
Öyle tepeden bakıyorsun ki
Düşüşün çetin olacak!..
Başaklar doldukça eğiliyor;
Bak da ibret al...
Kendi kusurlarını bitirdin mi de?
Aşık Veysel'imi
Kılığından kıyafetinden dolayı
Ankara'ya almamışlar
Bir de sazını kırmışlar
İçi kılıksızlar...
Benim içim hep 23 Nisan.
Rengarenk çiçeklerim
Hep bugün açar.
Çocuklarla el ele tutuşur
Ellerimde bayraklarla
Halay çekerim diyarlarda.
Bahar gelmiş memleketime.
Çocukluğuma gidip
Bahçemizin kenarındaki menekşelerin
Gözlerinden öpmek istiyorum.
Nanelerin halini hatırını sormak.
Çimenlerin kokusunu içime çekmek.
''Bir ağaç bir insan'' diyoruz...
Ne çok insanı yakarak öldürdünüz
Ciğerlerimizi ateşe vererek
Tüm bulutlara dolup yağmak istiyorum
Öyle üzgünüm ki
İçimde yaş almaz bir çocuk durur
Güz güzargahında döküp dururken
O, dallarımda bahar çoşkusudur
Yeşil düşlerin renkli yolcusudur
İçimde yas almaz bir çocuk durur
İçimde yoğun bakımdayım;
Yaşama gibi bir savaşım yok.
Hayatın kapısında ise
Tutunmaya çalışıyorum öylesine.
Kim bilir
Bugün ölesiye ölmek isterken
Ortalıkta koşuşturup duran
Evin, yaramaz küçük çocuğu gibiymişim
Öyle sevimli, öyle eğlenceli
Biraz nazlı, biraz saman alevi
Masumca başına buyruk




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!