Öyle birdenbire, bir çırpıda
Yakıp yıkmam köprüleri ben...
Alevler sarmaz bir gecede aradaki mesafeyi,
Gürültüyle çökmez aramızdaki o köprü.
Ben, gidişleri bile zamana yayanlardanım.
Önce her hatada,
Sessizce, birer birer eksiltirim o merdivenin basamaklarını.
Ağır ağır çekilirim geriye,
Eksilen her basamakta bir parça daha uzaklaşır gölgem.
Bakarım; yerine koymak için bir çaba var mı,
Harcanan bir emek, uzatılan tutarlı bir el,
Geçmişin hatrına gösterilen bir gayret var mı diye...
Baktım oralı değil kimse,
Görmüyorsa kimse adımların altından kayıp giden zemini,
Eksilen her basamağa rağmen körse gözler,
Hiç acele etmem.
Sitemi söze döküp inceltmem kendimi,
O son basamağa kadar durup beklerim.
Ne bir öfke patlamasıyla biter bu yolculuk,
Ne de yeri göğü inletecek gürültülü bir fırtınayla...
Sadece derin, sonu gelmez bir sabır
Ve kimsenin bozamayacağı kırgın bir sükunetle.
Günü geldiğinde,
Son basamak da kaybolduğunda ayaklarımın altından;
Arkamda ne yıkılmış bir köprü bırakırım,
Ne de dönülecek bir yol...
Sadece koca bir boşluk kalır geriye.
Ve o boşluğun ortasında,
Geç kalınmış pişmanlıklar çınlarken kulaklarda,
Ne aranacak bir iz bulursun benden,
Ne de tekrar tırmanabileceğin tek bir merdiven...
Ben çoktan, o sessizliğin ardındaki kendi kıyıma ulaşmışımdır.
Kayıt Tarihi : 21.07.2026 14:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!