Uykusuzluk
Iṣıklar durgun sulara iniyor...
Ṣuleler gölgelere sönüyor ağır ağır..
Uyku; bir türlü dalamadığım bakır sarı, sıǧ bir nehir olmuṣ...
Akmıyor gibi..
Nede kolay konuşuyorlar?
Geçmişin kapısını kapatmamalısın..
Geleceğe bir pencere açmalısın..
Kapımı aralık birakıyorum.
Belki adımlarına bırakısın kendini ?
Solgun rüzgarlar dokunuyor bedenine..
Belki kollarıma bırakırsın kendini ?
Rüzgar gibi ağdı indi hayat.
Bu gelişin son..
Dimi...?
Artık beklemiyeceğiz birbirimizi..
Bu sefer ben gideceğim
Yılgın omuzlarım dirilecek..
Belkide sensiz kendimi çok şanslı hissedeceğim...!
Ben yokum artık günler var.
Ṣükrü yeter eyledin bana.
Çilem dolmuṣ susmuṣ bülbül.
Acıları bitmez eyledin bana.
Rüzgalı tepelerin o yalnız ağacı benim.
Dallarım kel,kuru ,ama toprağım ıslak ve serin.
Gövdemde bir zaman aşklarının kazınış izleri..
Belki sırf onlar kaybolmasınlar diye direnirim..
Hoyratsa rüzgar bana ne?
Aramızda bir okyanus....
O okyanus olasım gelir !
Aramızda koca dağlar...
Yıkasım gelir..!
Aramızda nehirler...
Sana akasım gelir.
Yorgun kanatlarıma ilk yalpanın gücünü veren..
Göğün göğsüne yükselten..
O ılgıt rüzgarım..
Bitti...
Kapasam kanatlarımı,
Sabrı terketmeye yatkın bir yanım..!
Kendi yapmadığım hiç bir sona tapmadım!
Yarım olsa rüzgar , damla kuru bir ıslak,
ömür bir kısa tadım.
Belliki ölümü, en iyi yüzyüze geldiğimizde anlıyacağım.
Bana mı kalmıṣ yaṣamak..?
Çehrem toros beynim tammuz yaṣında..
Buhurcular kadar eskiyim...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!