Selim Akgün Şiirleri - Şair Selim Akgün

Selim Akgün

-Ne oldu, açmıyor mu telefonu?
-Yaradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor diyor.
Lütfen daha sonra tekrar deneyin diyor
çünkü o da biliyor mevcut ahmaklığımızı,
usanmadan tekrar tekrar deneyeceğimizi.
Yaramaya, yaranmaya çalışırken tekrar yaralanıyoruz

Devamını Oku
Selim Akgün

Samimiyetlerin ardındaki menfaati,
övgülü dillerin gözlerindeki sövgüyü,
saman kalabalıkların bir ucunda her daim duran alevi,
uzanan elden ziyade gövdenin arkasına saklanan hançerli eli,
bir adım gelenin ilk fırsatta bin adım gideceğini görerek yaşamamın sebebi,
görerek yaşadıklarımdır.

Devamını Oku
Selim Akgün

Yalnızlık yaşadığım şehre ait sanmıştım...
Uzaklara gidip,yalnızlığımı denizlerde boğacaktım
Boğuldum...
Küçük bir iskelede attığım oltayla hayata tutundum
Balık bahane;
Tutmak değildi beklediğim

Devamını Oku
Selim Akgün

Başını yastığa koyup
gözünü duvara dikersin.
Dikersin dikmesine de
geceye dikiş tutmaz.
Yamalar yaralar...
Gözünün önünden geçen film şeritleri,

Devamını Oku
Selim Akgün

Tek kişilik renkli bir çadır kurmuşsun, içine içimde kalanları sığdırmışsın. Sanırım o aradığımız bambaşka dünyayı tek başına, o güzel parmaklı ellerinle yakalamışsın. Helal et, yol ayrımında biraz döktüm sana da çirkin yüzümü. Biraz burukluk, biraz isyan, biraz çaresizlik, çokça üç nokta... Hepsi o bambaşka dünyanın içine bir türlü giremeyişimdendi aslında ama sana da sıçradı. Geri sarabilseydik zamanı, o henüz adımızı koyamadığımız zamanlara dönmek isterdim. Her mimiğine onlarca şiir fışkırırdı sessizce hani; ben “bunu sana yazdım” demeden, o şiirin sana yazıldığını anlamadığın, anlamak istemediğin zamanlara... Diğer herkesi “herkes”, bizi “biz” olarak gördüğümüz zamanlara... Biz bize isim koyamazdık, başkalarının da isim koymasını bekleyemezdik; beklemiyorduk da. İşte o zamanlara... Sus desen de bir türlü susmayan şiirlerin ikizler, üçüzler doğurmasına her gün ama her gün şahit olduğum zamanlara...
Hiç sevmezdim üç noktaları ben. Yazanı güçsüz ve yetersiz bulurdum. “Nedir ulan bu sürekli üç nokta, doldursana boşluğu! ” derdim. Güçlü ve yetersiz olma konusunda haklı, boşluk doldurma konusunda haksız olduğumu anladım.

Şimdi, hiçbir şey olmamış gibi davranıp bizi biz olduğumuz için sevdiğimiz zamanlara hızlıca geçiş yapabiliriz. Bir deniz kenarında balık tutup saçma sapan şeylere aynı şekilde gülebiliriz. Yüzlerce şarkıda yine uçurtmalar uçurabiliriz. Bunu ikimiz de biliyoruz ama yine biliyoruz ki o dünya bu dünya değil.

O güzel ellerinle yakaladığın bambaşka dünyaya kurduğun çadırın her rengini öp benim yerime de. Yanına, yakınına gelmek için hiçbir mazeret vermiyor bana benim dünyam.

Devamını Oku
Selim Akgün

Hep bir şeylerin,
birilerinin üstüne titreyenler titriyor en çok.
Hep anlayanlar,
dinleyenler, anlayışlı olanlar anlaşılmıyor. Onların görevi anlamak,
dinlemek, anlayışlı olmak çünkü
kimse onları anlamak, dinlemek istemiyor.

Devamını Oku
Selim Akgün

“Nerden başlasam bilmiyorum.” diyerek başladığım kaçıncı cümle bu bilmem…
Ne desem,
Tüm başlangıçlar sersem…
Dilediğin ne varsa önüne sersem,
Kuralların, yine elzem yine elzem…

Devamını Oku
Selim Akgün

Keşkeler biriktiriyoruz sürekli.
Saçma sapan kurallar,
yanlış kararlar,
o ne der bu ne der korkuları ile
dünü bugünü çöplüğe çeviriyoruz.
Yeni bir gün veriliyor elimize sürekli,

Devamını Oku
Selim Akgün

Giderken attığın zımparan duruyor hala yüzeyimde
Hani zamparaydım sana göre?
Neden geliyorsun ki yine?
Bir bıçağı biler gibiydi gidişin,
Şimdi döndün,keskinliğimden şikayet ediyorsun...
Ektiğin meyveleri topluyorsun şimdi,

Devamını Oku
Selim Akgün

Varlığından bihaber olduğunuz kişiler hayatınıza girince,
Sizi yoklukları ile bertaraf ederler.
Daha önceden "yok" olan kişi,
En büyük varlığınız olur.
Aşk bu ya, varlığınızı yokluğunuzu şaşırtır...

Devamını Oku