Ritim, dilini anlamadığımız şarkıların tek cazibesidir.
Şarkı bize küfür mü ediyor, bilemeyiz.
Ritme kapılıp gideriz.
Çoğu zaman, "ne diyor" diye merak bile etmeyiz.
Yüreğimize "hoş" geleceğini umduğumuz insanların,
ritmine kapılıp gittiğimiz gibi...
Vitrinine baksaydım,
Emin ol üzerindeki toza aldırmazdım.
'Sap'ıktım evet...
Bilseydim her yolda sana sapmazdım...
Şarkı deyip geçme,
Onlar kadar eşlik etmedin yüreğime…
Sen hiç ruhumu doyurdun mu sahi?
Aynı anda söyledin mi dilimden düşen kelimeleri?
Bak eşlik ediyor yine şimdi,
Şarkı deyip geçme,
Onlar kadar eşlik etmedin yüreğime…
Sen hiç ruhumu doyurdun mu sahi?
Aynı anda söyledin mi dilimden düşen kelimeleri?
Bak eşlik ediyor yine şimdi,
Bir soru kurcalayıp duruyor aklımı,
bir soru kemirip duruyor kalbimi o günden beri.
Merdiven altı bir veda kalitesi müstahak mıydı?
Yaprağının gizemine,
kokusundaki çocukluk özlemine vurulduğun gülün diken izi her geçen gün daha da büyür mü?
O gün,
Şimdi yalnızca kelimelerim dokunuyor sana.
Benim gibi, yalnızca...
Gözlerin bir bir üstlerinden geçiyor yavaşça.
Dudakların adım için olmasa da,
kıpırdıyor adım adım geldiğin satırlarda.
Tüm çığlıklarımı yazıya aktardım şimdi.
Sinemayı en ön koltukta izlemek gibiydi işte.
Uzaktan güzeldin…
Evet yalnızım.
Bundan gocunmuyorum.
En azından hakkını veriyorum.
Yalnızlığımı, dolu dolu yaşıyorum.
Hayır, kendimi kandırmıyorum!
Sizin göstermelik kalabalıklarınıza karşılık,
Şiir karın doyurmuyor anne
Çirkefin sokağın tavanına sıçradığı bir evrende
Karışmış bencillikten saatin,akrebiyle yelkovanı bile
Duruluğa hasret gözler; her yer yalan dolan,her yer hile
Bu temizlikte şiir karın doyurmuyor anne(!)
Seni çıkmaz sokaklara bırakıp
çıkış aramanı bekleyenler
o sokakların yollarında kırk yılda bir açan çiçeklerle yetinmeni bekliyorlar.
Belki yarın daha güzel olur ümidiyle atlattığın günlerin aynılarını
ertesi gün de önüne sunanlar, yorgunluğundan, bıkkınlığından şikayet ediyorlar.
Defalarca denemişsin siyahları beyaza çevirmeyi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!