Onlara senin bendeki benliğini anlat.
Dalgalarına anlam kattığın denizlerimin üzerinde nasıl kanat çırptığını,
kalbime umut ceninlerini nasıl serpiştirdiğini anlat.
Verebileceğim hiçbir şey kalmamışken,
hiçbir şeyken,
her şeyi bir anda sende nasıl bulduğumu anlat.
Çocuktum, kışın ilk karı yavaş yavaş düşerdi yere,
pencereden izlerdim o beyazın yerleri boyamasını.
Birileri o tertemiz beyazın üzerine ayak izlerini bıraktığında acayip kızardım.
Sonra biraz büyüdüm, adım atılabilecek yerleri izlemeyi bıraktım,
kimsenin adım atamayacağı yerlere baktım.
Oraları da buldular, oralarda da izler bıraktılar.
Çektim kokunu ciğerlerime,kafam hafif dumanlı...
Nikotinisin bu bedenin,varlığın bir dert,yokluğun iki...
Diyorum ki hep bıraktım,artık kullanmıyorum...
Mantık istemese,gönül istiyor...
Karambolden gelen zifir karası sözlerin, yedi bitirdi bedenimi..
Bugün bıraktım dedim,yarın başladım sana yine
Sevgilim,
Vazgeçişlerden vazgeçisim benim,
Yıkılışlardan çıkışım...
Eğme başını bak bana
Gitsem de uzak diyarlara
...Satırlarla anlatamadığımı noktalarla anlatırım
Mutlu sonları sevmem,sonu geldiğinde virgülümü bırakırım,
Mutluluk dediğin sonsuz olmalı,
Devam edecek der, üç noktamı koyarım...
Şarta bağlamam gülüşleri
Yazmıyor, aramıyor, sormuyor değil mi?
Aranızda onun gururdan duvarı var çünkü.
Bir nasılsın bile diyemiyor o duvar yüzünden.
Hep ben ben ben diye başlıyorsa cümleleri, öncelikleri;
hiçbir zaman biz olamazsınız.
Sen ve ben’den öteye geçemezsiniz.
Tuğba Kadak: Ölümden dönmüşüz sevgilim. Kaç bin cemre var yüzünde, hesap edemedim. Sen, yanlış yollarda çokça zaman kaybedip bulamadığım o adressin. Aynalarda göremediğim o suretsin. Bensin, beni O'na götürensin, dünyadan cennete dayanan o bembeyaz merdivensin.
Selim Akgün: Avuçlarımın içindeymişsin, seni yüzüme sürmem için, o en güzel amini beklemişsin.
İçimdeki öfkeli kalabalığı nasıl susturacaksın?
Her biri senken,
Ve her biri bitmesin derken...
Ya zamlı ver gülüşlerini
Ya da indir kepenklerini gözlerinin.
Anlasana anlamı yok artık vaadkar sözlerinin...
O gün de gelmesin, devran da dönmesin.
Size karşı kinim bile yok benim.
Benim hatam…
Ben istedim.
Ben istemeseydim,
yakınımdan bile geçemezdiniz.
Gözbebeklerinde dans edemeden öldü aşk,
Ritmi kulaklarında hissedemedi yürek...
Ölü beden, dirilişin tadına varamadı bir sonraki vuslatla
Üşüdü karlar,hıçkırdı bulutlar gürül gürül
Gittin...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!