Gözbebeklerinde dans edemeden öldü aşk,
Ritmi kulaklarında hissedemedi yürek...
Ölü beden, dirilişin tadına varamadı bir sonraki vuslatla
Üşüdü karlar,hıçkırdı bulutlar gürül gürül
Gittin...
Aşık olma bana,
Tüm ollarımı kaybettim ben aşkta.
Benim başlarım sonda,sonlarım başta.
Ben başlarım belki ama,
Baştan söylemeliyim,
Başımının üstünde yerini arama...
Toprak gibi insan...
Suyu bol verince çamur,
Az verince bencil oluyor...
Papatya gibi insan;
Sen kokusu için bakarsın ona,
Şimdi sana dair yüzlerce şiir yazabilirim.
Yüzlerce şarkıyı ağlatabilirim.
İnan, içimden taşacak gibi hepsi…
Tutmam gerek kendimi.
Çektiğin setlerin ardına dizmem gerek hepsini…
Parmaklıklar ardından sevmek seni,
Cümleleri ezip,
suyunu saksıda kurumak üzere olan karanfile boşalttım.
Bunu hangi kafayla yaptım bilmiyorum ama
yaparken cümlelerde kendimi,
suda aşkımı,
saksıda seni gördüm.
Sana geliyordum.
Doğruca...
Hiç sapmadım.
Yordun, yoruldum.
Nasıl bir durak bu?
Hayal kırıklığına uğradım.
zifir karası günlerden sıyrılıp koştum aydınlığa...
yürekteki tek arzu yeni sayfalar açmak,yeni sayfalarda açılmaktı..
tuttum,sarıldım sımsıkı,yakaladım...
ben ilk sayfada bile değil,kitabın kapağında buldum şansı...
umutlarımı aldın,kocaman bir kalp çizdin hayat kitabımın ön yüzüne....
Seslenmek, uzanmak, sarılmak istiyorsun
ama bir şey sıkıca tutuyor seni sanki.
İyi değilim demek istiyorsun,
diyorsun belki ama kimse duymuyor seni.
Kurtulup sıyrılmak istiyorsun ama bir türlü kurtulamıyorsun.
Gözün hep aynı hikayelerin tekrarını izliyor nereye baksan.
Bak, bir nasır diğerlerinin üzerine kat çıkıyor.
Tam şuramdan ta şuraya doğru uzayan zinciri görüyor musun?
Bak, onun paslı halkalarını kırmak üzereyim.
Gölge oyununda gölgemi terk edip de geldim.
Güldürmedi; aynamı kırdım da geldim.
Tam olarak "gelmek" değil bu biliyorum.
Matkap darbeleri vuruyor bir soru zihnime;
'Neden? '
Devamında ünlemleriyle küfreden...
Çıkmaz sokak soru işaretleri;
Hep üzerime büyük beden...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!