Koyu Kahve Bir Sabah
(Selda Erşahin)
Sela sesleriyle uyanır gözlerim,
ölüm, sabahın içinden geçer sessizce.
Birbiri ardına dizilir acılar,
yaralar, iniltiler...
Koyu, kahve bir gecenin artığı gibi.
Şiirimin döl yatağı kuruyacak
Çiçek vermeyecek yeryüzüne
Yüreğimin kibirli tanrıları def edecek sevgilileri birer birer
Ve layık görmeyecek hiçbir cânı tenime
Aç ,susuz kalacak dudaklarım
Ateşli öpüşmelerden, kavurucu sevişmelerden yoksun kalacak
Kül Bahçesi
Susmanı istiyor Dünya.
Nehirlerinde sular azmış.
Gecesinden siyah.
Biri boğazına bıçak dayamış.
Kuşlara küsüm ben..
Bitiyor işte her yeni gün
Tazeleniyor yerde, gökte ne varsa sabaha doğmak için
Bana da sanki bir bağış gibi sunuluyor gün
Lokmalarımı sayıyor hayat
Medeniyetin Rengi
Yüksek katlı bir binanın tepesindeyim.
Elimde dürbün.
Yaşadığım toplumu izliyorum.
Yere serilmiş kırmızı bir halı; aktrislerin, sanatçıların, mankenlerin vs. yürüdüğü cinsten, pek havalı.
Mehtabım…
Sen gittiğin günden beri
Bir hayat sustu içimde
Tam da orta yerindeyken yaşamın
Ne güzel de gülümsemişti
Mevsim..? İnsan Dökümü
Şu hayatın orta yerinde
Kalmadı ne aile, ne dost, ne de kardeş
Aklımızda binbir şüphe
Yılanlarla olmuşuz eş
Yaralarımdan ötürü mutluyum
Yoksa nasıl anlarım insan olduğumu
Kanayan gözlerimden öperim
Gecenin üstüne yattığı saatlerden
Güneşi hep kaçarken görmüşümdür
Bilirim ne bir sözcük kalacak
Ne istersin be insanoğlu!!
Tarih dersen birer utanç
Bir toprak uğruna kıyılan onca canlar
Nice saltanatlar gördü bu dünya
Sana mı kalır sanırsın
Yalancısın, kalleşsin ,susarsın kana, kıyarsın cana
Bana nasılsınız diye sormayın
Uzun bir hikaye
Anlatacak ne benim ağzım var
Ne de dinleyecek sizin kulaklarınız
İki kelam iyiyim desem ki zaten
Sizin de istediğiniz öyle bir şey




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!