Bulantı
Başım dönüyor, midem bulanıyor
Suları acı hayatın
Tatlısı uzak bir diyar, pahalı bir düş
Dünün artıkları, bugünün kırıntıları
Buluşma
Zaman serseri bir çaylak
Kimin umurunda söylediği şarkı,
Tüttürdüğü sigara
Biz seninle hiç olalım sevgili
Düşüncem de var olup
Toprağımda tohum olursun
Gülüşümde sevinç,
Gözyaşımda fidan olursun
El attıkça bahara
Yaşama sevincim olursun
Beni burada bırakan var—
yedi soyu yalan.
Kırmızı bir tarih,
ellerimi benden alan.
Gözlerimin rengini çalmış;
masalından düşüyorum,
Çözemediğim bir şeyler var hayatımda
İçimde bağıran çocuklar, ağlayan analar, kadınlar
İşçiler, emekçiler
Katledilmiş sevgiler,
Kana susamış zalimler
Öldürülmüş bir dünya,
Sözlerimi eskittin—
dilimin kıyısında paslandı adın,
her hecede biraz daha çürüyerek.
Cömertliğimdi beni tüketen;
iyiliğim,
Nasıl da geceye benzer tenim
Ve de gözlerim
Nasıl ustaca örter her şeyi örttüğü gibi
Sonbahar hüznümü
Bulut göğsümü
Kulaklarını tıkamış
Kaçacak bir yer bulamayınca
Ben de uyuttum gözlerimi, yüreğimi
Daldım, sanki bir deniz gibi hayata
Ne çok tutmak isterdim nefesimi
Gökyüzü ölmeden önce içimde
Bakardım başımdan uçan martılara
Şiir içelim mi bu gece seninle
İki kadehte şarap tokuştururuz
Dibine dibine vururuz hasretin
Tüm yaşayamadıklarımıza
Devrim ve Şiir
Bir kelime düşer kalemimden
Haykırır sessizce sokaklarda
Bir şairin çığlığıdır
Taşır halkının özlemini,düşlerini mısralarında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!