Aşk biterse mevsim Eylül’dür
Zamanın ayakları kırılır sevgilide
Ve her giden de kendini bitirir
Çoğalmak isterken
Eylül yetmeyecek kimseye
Ne çok hazan doludur bu coğrafyada yürekler
Çok uzun kalmışım sonbaharın kapısında
Diğer mevsimlerden haberim olmadan
Büyümüşüm
Şimdi yaşım atmışlarda
Alışmışım istemeden
Yağmura, çamura
Yağmur ister şimdi yüreğim
solgun akşamlarımda.
Kırık ellerini,
yalan maviliğini gözlerinde…
Ezbere tuttuğum,
Tanrının sustuğu bir dilden
Gideceğiz katılaşmış yüreklerimizle
Tel tel döküle döküle sevgiler
Solgun bir ifade ve de sağır kulaklarımızla
Zaman ne verdiyse alacak
Gerisin geriye bizden
Bizden ne kalacak onca yitişlerden
Yoksun..
Bir hayat kadar gözümde
Doldurmaya çalışıyorum işte
İyi ki bir kalemim bir de kağıdım var
Mavi düşlerim, solmayan çiçeklerim
Yagmurda hala oynayan çocuklarım
Gitmek—
bir yarayı usulca yerinden sökmek gibi,
adını unutsam da, içimde kalan senle
aynı boşluğa düşmek gibi.
Ey kalbim, yalnızsın bu aşkta;
sanmasınlar, aşk iki kişilik.
Öyle ıssızım ki
Yolunu kaybetmiş bir yürek
Ne bir güneş , ne de bir yıldız uğruyor gönül kentime
Karanlıklar içinde darmadağın
Üstelik fenersizimde
Artık ne ses var dudakta
Perdelerini kapattım
dünyanın.
Her yer toz duman,
her yer yangın yeri,
her yer putlarla dolu.
Havada kurşun sesleri—
Güller ve Dikenler..
Toprağına güller ekmiştim;
Beyaz güller, kırmızı güller...
Bir elim eksikti, gözlerim kördü seneler.
Hiç tanımadığım bir rüzgâr getirmiştin kuzeyden;
Talan edip gitti, bize dair ne varsa içinde.
Gündüzlerden sormayın beni tanıyamazsınız gecelerde arayın
Günü ikiye böldüm ben
Güneşi arkama aldım bir tek gecede yaşadım
Bir tek gecelerde yaşattım sevgimi de
Bu yüzden hep yarım kaldım
Çiçeklere, böceklere, gökyüzünün mavisine, çocukların gül yüzüne hasret kaldım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!