KAR
Şimdi kış yaklaştı,
üşüyecek mi elleriniz?
Yüreğinizin üstü açık mı hâlâ?
Bir sevgili, bir eş, bir dost ister mi canınız
soğuk bastığında sokaklara?
Kendime uyandım bu sabah
Selam verdim bir asker gibi
Hal hatır ettim
Nasılsın iyi misin ?
İyi olmak ezberiydi biz de
Aynaya baktım uzun uzun önce gözlerime Dedim birkaç yıl içinde kaç şehri yıkadı bu gözlerin
Kaybolsam
Yıldız tozları gibi
Dağılsam bin parçaya
Un ufak olsam onlar gibi
Göremeseniz beni
Bulamasanız
Kalemimi bıraktım mısralarımın gölgesine Bir ağacın gölgesine bırakır gibi Kelimelerim yetmiyordu hiçbir acıyı azaltmaya
Ne şairler tükenecekti ne de yazarlar Mutluluk acı bir güneş doğuracaktı
Şımarık çocuklar gibi, kâh güldürüp, kâh ağlatacaktı
Dizginleri yoktu, elleri de yoktu
Ve ben teli duvaklı gelin eyleyemeyecektim şiirlerimi
Şimdi kim bağışlayacak beni..?
Şimdi Aralık vakti
Kar altında kaldı yine umutlar
Düşlerimiz vardı bir zamanlar
Yorgun düşmeseydi başımız yastığa
Biraz biz de eğlenirdik bir parça rüyayla
Oysa şimdi öyle mi?
İçimde bir korku
İçimde bir telaş
Akıp gidiyor gözümün önünden zaman
Senden, benden kaçırdıklarına bakmadan
Ömrümün bir anına denk gelir mi?
Seninle buluşmam
Koyu Kahve Bir Sabah
(Selda Erşahin)
Sela sesleriyle uyanır gözlerim,
ölüm, sabahın içinden geçer sessizce.
Birbiri ardına dizilir acılar,
yaralar, iniltiler...
Koyu, kahve bir gecenin artığı gibi.
Şiirimin döl yatağı kuruyacak
Çiçek vermeyecek yeryüzüne
Yüreğimin kibirli tanrıları def edecek sevgilileri birer birer
Ve layık görmeyecek hiçbir cânı tenime
Aç ,susuz kalacak dudaklarım
Ateşli öpüşmelerden, kavurucu sevişmelerden yoksun kalacak
Kül Bahçesi
Susmanı istiyor Dünya.
Nehirlerinde sular azmış.
Gecesinden siyah.
Biri boğazına bıçak dayamış.
Kuşlara küsüm ben..
Bitiyor işte her yeni gün
Tazeleniyor yerde, gökte ne varsa sabaha doğmak için
Bana da sanki bir bağış gibi sunuluyor gün
Lokmalarımı sayıyor hayat




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!