İçimde bir korku
İçimde bir telaş
Akıp gidiyor gözümün önünden zaman
Senden, benden kaçırdıklarına bakmadan
Ömrümün bir anına denk gelir mi?
Seninle buluşmam
Koyu Kahve Bir Sabah
(Selda Erşahin)
Sela sesleriyle uyanır gözlerim,
ölüm, sabahın içinden geçer sessizce.
Birbiri ardına dizilir acılar,
yaralar, iniltiler...
Koyu, kahve bir gecenin artığı gibi.
Şiirimin döl yatağı kuruyacak
Çiçek vermeyecek yeryüzüne
Yüreğimin kibirli tanrıları def edecek sevgilileri birer birer
Ve layık görmeyecek hiçbir cânı tenime
Aç ,susuz kalacak dudaklarım
Ateşli öpüşmelerden, kavurucu sevişmelerden yoksun kalacak
Kül Bahçesi
Susmanı istiyor Dünya.
Nehirlerinde sular azmış.
Gecesinden siyah.
Biri boğazına bıçak dayamış.
Yüreğimi külle yıkadığım bu çağda
bir kardelen çiçeğinin isyanıdır şiirlerim.
Sokakların gölgesinde,
nihavent bir yalnızlık içinde,
ezilenlere,
sevgisiz ve yorgun ruhlara—
Kuşlara küsüm ben..
Bitiyor işte her yeni gün
Tazeleniyor yerde, gökte ne varsa sabaha doğmak için
Bana da sanki bir bağış gibi sunuluyor gün
Lokmalarımı sayıyor hayat
Yazılırken bile kırılıyor kelimeler
Neyi ben yan yana getirip de tamamlayım
Baharı beklemeye benzer yarınlar
Hain ve olmayandır
Biz hep üşürüz
Üşümektir yaşamdan bildiğimiz
Mavisi Yarım
Bak sevgili,
baktığım şu küçük karelik manzara
dünyanın tamamı değil.
Bana düşen pay bu—
Medeniyetin Rengi
Yüksek katlı bir binanın tepesindeyim.
Elimde dürbün.
Yaşadığım toplumu izliyorum.
Yere serilmiş kırmızı bir halı; aktrislerin, sanatçıların, mankenlerin vs. yürüdüğü cinsten, pek havalı.
Mehtabım…
Sen gittiğin günden beri
Bir hayat sustu içimde
Tam da orta yerindeyken yaşamın
Ne güzel de gülümsemişti




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!