Yalancı güneşler biçiyor insanlar sarı ovalarda
Kanlı sular geçiriyorum ufkumun tülbendinden
Sahte sevilerin odalarında korkak bir gölgeyim
Ellerim yanağını arıyor, sen uzak bir sahildesin.
Aşk hıçkırığına tutunmuş örselenmiş bakışların
Adının ömür tuşunda delirmiş ellerim
Aşk bir yılkının yelesinde kısalmış an
Ölümün suretini çiziyorum suya
Ne çok yakınsın yar
Ne de varlığın kadar uzak
Yitirilen günlerin mağrur alyansında yüreğin, sevda olup içime akar gözlerin
Kuşlar her sabah su içer avucumdan, sokulur ömrümün raylarına derin derin
Aşk derim adına, varlığının ırmaklarından akar gelir ülkeme efsunlu şiirlerin
Ruhumun umut panayırlarında bayramlar, hüznümü denizlere attıkça sevilerin
Senli düşünüşlerimin kelepçelerini yağmur ıslatıyor
Yarım kalmış düşlerimin ilmeğinde boğarken anılar
Unutulmuş oyunların bahçelerinde hazin çığlıklar
Ölümsüz masalların artıklarıyla büyüyor çocuklar
Öksüz ayrılıklar şehrinde kayıp yaşam bildirileri
Yılları birbiri ardına ekleyip aşkımızın kulesini örüyorum, yüreğimde şiirler
Sevinç ve mutluluk hüzzam bir tasa, bizi birbirimize sürükler bir gül gelgitler
Seni sevmek ilahi bir yasa, ömrümün her anı hüzün olsa da, bir bakışın yeter
Ruhumdaki en devasa şölensin sen, doğduğun gündür aşk, şahit olsun seneler
O kırpık bakışlarıyla henüz doğmamış şafak gülüşü...
Kendimizden kopmanın alışılmamış düğüm uçlarında
Ağladıkça daha çok bağlanıyorum sana ve yüreğine
Gün ışığını esirgediğin saçlarında alaz ellerim
Dudağına düşen damlalarda dolaşırken sevilerim
Bir menekşe kokusu sokulur ağlamaklı gölgemize
Bir yudum su gibi muştuları içmektir an seninle...
Kendi yalın manasına gücenmekmiş susmak
Yaşamın kirli kaldırımlarından geçerek sevgiye yürürdüm, uhdeli kucaklaşmalarla
Kirli gülümsemelerin soğuk avuçlarında sahte dualar, bir nefes uğurlanır coşkularla
Her ırmak kendi yatağını arayan bir ağıt, kurur çağlayanlar da bir gün vefasızlıklarla
Bir ömrün anılarını kara toprak gizler gülüm, kıyameti yaşarken biz dünyada talanlarla
Harcanmış anların kıyım koltuklarında vakit kış, dudağımda ıslak bir öpüş
Yankılı odalarda sensizliği dinliyorum, üşüyen gövdemin alazında yangınlar
Kendi masalımın tabakasında anılar, kimi düşselim, kimi melankolik bir düş
Aşk yüzüyor sarı denizlerimde, birikti seven yüreğimde sevgi/li/ye mektuplar
Buyruklarla bükülü endamlı ruhumuzun ipeksi yollarında yürürken korkularımız düşlerimizi kovalar ve tanımadık bir el sürekli ruhumuzu okşar. Yaşamın merkezidir korkular, bunun için gönlümüzde oynaşır ışıklar. Bizler gün ışığına yürürken, renkler geniş ovalarımızda inadına birbirini konuklar. Günler devrilir peşi sıra, aşk, sevgi ve sevda bedenimizi yontan, kemiren bir akrepçe o yaşanası yollarda bile gözlerimizin kapanmasını bekler.
Kederli bir çocuk geziyor yüreğimin kırlarında
Yağmurları bekliyor ruhum aşk panayırlarında
Gönlüm nicedir tutsak özlemin zindanlarında
İltica bir bekleyiş kalacak senli masallarımda
Ateşin suyla öpüştüğü ışıksız odalarda




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.