Dilindeki türkülerin burçlarında fallar açıp yalnızlığına.
Gözlerin, buğday çiğiti sürmeler çekiyor bak yüreğime.
Sevdanın tahta köprülerinden geçişini tamamladığında
Konuşsun yüreğin, sevişsin bedenin artık yıldızlarla.
Yaşanan tüm güzelliklerin anısına, gökteki yıldızları yeniden çağırdım gönül soframa. Gözlerinin ütopyasını yeniden keşfedip, yeniden girdim gizemli ülkenin koyaklarına. Sana sunduğum, seninle paylaştığım ne varsa, kutsal bir kadehe doldurup yeniden içtim.
Islanmış pusulalarla geçiyorum köpüklü denizleri
Sıkışmış gövdemin katmanında üzünçlü anlar
Mavi kendine sancı, karanlık gölgeyle dansta
Saçlarımda gün çizikleri, ellerimde deniz
Soluğumun küpeştesinde mor yangınlar
Yozlaşmış tutkularımızın kendini reddinde
Yönümüzün umuda sarılmış yelkenleriyle
Rengini tüketmiş nice mavilikleri geçeriz
Boşa çıkarılmış umutlarımızın son demiyle.
O yüksek sesli ısırgan yalnızlığın
Kanlı patikalarından geçiyorum
Yüreğimde eskimiş aşk kesikleri
Gönlümde hüzzam ayrılık türküleri
Sesler çoğalıyor sona ilerledikçe
Gün kısalıyor ansızın kendi içinde
Yılları birbiri ardına ekleyip aşkımızın kulesini örüyorum, yüreğimde şiirler
Sevinç ve mutluluk hüzzam bir tasa, bizi birbirimize sürükler bir gül gelgitler
Seni sevmek ilahi bir yasa, ömrümün her anı hüzün olsa da, bir bakışın yeter
Ruhumdaki en devasa şölensin sen, doğduğun gündür aşk, şahit olsun seneler
O kırpık bakışlarıyla henüz doğmamış şafak gülüşü...
Kendimizden kopmanın alışılmamış düğüm uçlarında
Ağladıkça daha çok bağlanıyorum sana ve yüreğine
Gün ışığını esirgediğin saçlarında alaz ellerim
Dudağına düşen damlalarda dolaşırken sevilerim
Bir menekşe kokusu sokulur ağlamaklı gölgemize
Bir yudum su gibi muştuları içmektir an seninle...
Kendi yalın manasına gücenmekmiş susmak
Harcanmış anların kıyım koltuklarında vakit kış, dudağımda ıslak bir öpüş
Yankılı odalarda sensizliği dinliyorum, üşüyen gövdemin alazında yangınlar
Kendi masalımın tabakasında anılar, kimi düşselim, kimi melankolik bir düş
Aşk yüzüyor sarı denizlerimde, birikti seven yüreğimde sevgi/li/ye mektuplar
Buyruklarla bükülü endamlı ruhumuzun ipeksi yollarında yürürken korkularımız düşlerimizi kovalar ve tanımadık bir el sürekli ruhumuzu okşar. Yaşamın merkezidir korkular, bunun için gönlümüzde oynaşır ışıklar. Bizler gün ışığına yürürken, renkler geniş ovalarımızda inadına birbirini konuklar. Günler devrilir peşi sıra, aşk, sevgi ve sevda bedenimizi yontan, kemiren bir akrepçe o yaşanası yollarda bile gözlerimizin kapanmasını bekler.
Yaşamın kirli kaldırımlarından geçerek sevgiye yürürdüm, uhdeli kucaklaşmalarla
Kirli gülümsemelerin soğuk avuçlarında sahte dualar, bir nefes uğurlanır coşkularla
Her ırmak kendi yatağını arayan bir ağıt, kurur çağlayanlar da bir gün vefasızlıklarla
Bir ömrün anılarını kara toprak gizler gülüm, kıyameti yaşarken biz dünyada talanlarla
Yorgun bir dünya, turunu tamamlamakta şimdi
Kırıntı düşler deryasında umutlar topluyoruz
Örümcek ağlarında biriktiriyoruz hüzünleri




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.