O yol eskimişliğinde
Kıyılarıma düşerdi serin dalgan
Gölgeler biriktirirdim ıslak ceplerimde
Yokluklar acıtırdı sensizken canımı
Ücra bir yalnızlığın eli kapımı çalardı
Uyusam bin asırlık bir düşün titrek bağrında
Çok uzaklara fırlatsam şu kırılgan yüreğimi
Uzansam sözcüklerin engin denizlerine hey
Sızılarla göçen gönlüme yangınlarını tıksam
Yoksul bir ömrün saunasında, yüreğimde ter
Kan denizlerini yararak ilerliyor gemiler
Çığırtkan suskumun yankısında düşler
Avuçlarımda irinli kum, göğsümde aşk
D/üşüyorum açsana aşkın yatağını yar!
Yağmurla düşüyor bu koca kente sessizlik
Cebimde ıslanmış biletler, gözlerim ıpıslak
Bir kumru uçuyor tepemde, gagasında yaprak
Karanlık içimdeki tepe lambası, ben tepetaklak.
Adımlarım göçmen kuş çığlığı, ekimde hıçkırığım
Kaybolmuş anların bekleme odasındayım, ıssız bir ürperti bedenimde
Vakitlerden özlem, bir kadının silueti dolaşıyor yüreğimin sahnesinde
Yangın dudaklarında aşk, evvel zaman düşlerinin resmi sıcacık ellerinde
Anlamlar suskuya sarılıyor, söz oluyorum nağmeli dünlerin rahlesinde
Islak bir gücenmişliğin sahilinde ayaklarındaki sevda nasırlarını tuzlar ile ovardı adam, gönlünün uzantılarındaki o devasız düşlerin medcezirlerinde ruhundaki kadına şiirler yazarak yaşardı. Umutlar güneşin arka odasında yapayalnızlığına üşürdü, gölgeli bir çardakta rüzgâr göğsüne sokulur, terli bir güverteden çok uzaklara yüreğindeki çığlıkları atardı.
Gölgeli bir mevsim var ufukta, yüreğimin dalgalarında hüzünlü bir köpük
Yorgun zamanlar birikti avuçlarımda, soylu bir düşünüş olunca yolculuk
Dudağımda hüzzam tınılar, kırgın nidalar ülkesinde çalıyor unutulmuşluk
Şiirlerimi yüzyıl öteye taşıyor mor kanatlı kuşlar, gagalarında sonsuzluk
Usumuzun karanlık yollarından umutlara topuk vuran kervanların aydınlığa çıkan yolculuklarından alaz bir hüzün yayılır ve çığlıklar ekerek ilerlerler yaşam çöllerinde. Köklü bekleyişlerin çarpılarla demlenmiş molalarında bir sevda hesaplaşması vardır, araya acılar su serpmeden ayrılık ırmaklarına türküler ekeriz. Bu yüzden hicranın nar gözelerinden coşku damlar ve her gidilen adresin kapısında bu yüzden devrilmiş bir ömrün ismi aşkı sayıklar.
Hep yoksul bir düşünüşün retinasından baktım uzaklara, tükendi gözümün feri
Zamansız merhabaların kuru ağaçlarına astım gövdemi, yıkıldı yüreğimin rahlesi
Yalnızlığın ağlarını attım hep hüzünlü denizlere, kurudu okyanusların derinlikleri
Katran ağdalı bir mutlulukmuş aşk, savurdum yalan kâinatın her karesine şiirlerimi
Şaşkın bir melodinin iyotlu travmasına tutunarak iç sesimin kramplarına yaşam sürmek vaktidir şimdi, sen unutulmazlıklar penceresinden el sallarken mavi gagalı kırlangıçlara. Mevsim kanat çırpma mevsimiymiş yar, gökyüzünün penceresini açarak el sallamak vaktidir aşka.
Bir giysi biçtim sana, yıldızları toplarsın diye eteklerine
Bir yelin öfkesi yapışmış yüreğimin sandalına, girdapta dönerken hüzün
Kıyam/et bildirileri besteliyor insanlar barakalarda, yüreklerinde nasır
Gök incinmiş bir atlas, kaderin ve kederin sahipsiz tabuları tende hasır
Hangi tencerede kaynar cenderemiz, hırsın palavraları yaman münhasır
Hoyrat bir düş slâydıymış yaşamak, mutluluğumuz ekrana er geç yansır
Kayıp zemherisinde gidişlerin, sessiz bir eylemdir avuç içimizdeki çizgilerin serenadı. Yokluk içlenişleriyle sıfırlanan, tokluk sızılarıyla hatırlanan kaygılı ağularıyla yıkadığımız ellerimiz. Ne çok istediğimiz, istedikçe ulaşamadığımız asil değerler gibidir onsuzluk.




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.