Ateşin sürgünlerini sundu hayat çocuğa
Aslını merak etti çocuk
Bağrındaki aşka benzetti önce
Sonra üşüdü hayat avuçlarında
Yırtıp attı bir romanın sayfalarını ateşe
Sustu ansızın ateş
Maltızla harlanan mutlulukların
En koyu demi boşalırdı bardaklara
Ardından karışırdık eski günlere
Dudakta tebessüm
Ruhta coşku
Otakta an
Bedelsiz bir sarhoşluk usumun kaldırımlarında
Hüzünle sınırları çizilen pişmanlıklar cebimde
Biçare haykırılarım gecenin perdelerini öpmekte
Alaca bir şafağın pembe dudağından öpüyor an
Her başlangıç, meçhule giden bir yolmuş, anladık
Kimimiz Leyla, kimimiz Mecnunduk, aşkı tatmadık
Gecenin bir yarısı uyandık çığlığa, ne oldu anlamadık
Üşütürmüş ölüm, yandım anne, uyuduk, uyanamadık
Dağladı zalim felek çocuk yüreğimi, yaktı kül etti
Suyla sevişerek dağlardan iniyor mil
Yoksul bir köyü geçerek yol arıyor aşka
Eskimiş yüzlerde şaşkın ve asi bakışlar
Yıkık köprülerde çığlık çığlığa çocuklar
Yağmurun kırdığı dallar yüzüyor çayda
Kara bir bulut sarkıyor yükseklerden düze
Sürgüsüz günler bekliyor kapıların ardında
Devrik mumların etrafında ölmüş böcekler
Sırtımda yılların hıncı, bakışlarımda sevda
Yalan ırmaklarını taşıyorum yıllardır sıratımda
Döngüyle sobeleniyor günler, dallarda çiçek
Yırtık dokunaçlarımın eskimiş gölgesi üşüyor uzaklarda
Bir kadın karları eritip su dolduruyor aşkın sürahilerine
Ateşi yudumluyor gönlüm, içimde sönmemiş v/ahlar
Buğuyla şiirleri karıştırıp yağmur sağıyorum günlerden
Hangi zarı atsam yeryüzüne, günlerden hep yalnızlık
Düşlerimizin o kıyımsız örtüsüdür izlerini örtemediğimiz yaşam boyu. Bütün adımlarımız yüreğimize götürse de bizi, tuhaf bir yanılsamanın ardına takılışımız da bundandır.
Ağıtlar hep o viran gençliğimizin rüzgâr çanlarına benzer, umutları asarız kimselere göstermeden, çocuk avuçlarımızdaki işkence izlerini göstermeden kimselere.
Gecenin ırmaklarına kâğıttan gemiler salarız, ardından koşmaya yetmez gücümüz, erkenci menekşeleri o uzak bahçelerden toplamak için.
Çalar içimizde rüzgârın çanları
Ninnidir özlemini duyduğumuz
Sevidir hep eksik kaldığımız
Kaldır/ıp/at-madan evvel yozlaşmış özneyi
Kör bağlaçlardan medet umma/lımıdır insan!
S/özcük hem güçlüyü yüceltir/ hem acıyı köreltir
Dost selamını umar gönülden insan, kendine sus/ar
Seni özledikçe tuz basıyorum kırılgan iklimlerime
Zamansız bir şimal yüzümün tozlu yollarında
Aşk fakir gönlümü paraladıkça gül bakışlım
Sen kadın ellerinle kırık yüreğimi aralıyorsun
Delirmiş sızılarımı okşuyor seven ellerin
Bekleyişlerin sedirlerinde aşka gülümsüyorsun




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.