Biriktikçe heba edilmiş düşlerin kitaplığında
Ruhumuzun paslı tokmağını çalar çocuklar
Eski kondularda yanık is içer yaşlı insanlar
Helalden lokmalar ezilir çürümüş ağızlarda
Bağrımızda amansız bir kısrak kişner arada
kirle ovulan ellerin
yüklemidir üşümüşlük
kemiğin zarı yoktur
karmaşayla sarmalanır ölüm
o yorgun küpeştesinde ömrün
yoksul çocuklar büyür
Sokulup şimdi içinin kutsal derinliklerine
Kulağından ruhuna son bir coşkuyla akmalıyım
Hüzünlü bir müzik sesiyle nefesine tutunup
Gönlünün derinliklerinde seninle yuvarlanmalıyım
Çıkarıp yüreğimdeki kurumuş kır çiçeklerini yar
Bir yudum gülümsemen için yalvarmalıyım
Öfkemin kıyısında eski bir bıçak
Düşümün tam ortasında sarı sular
Firari kayalar göğsümde konuk
Çığlığımı içiyor sarhoş geceler
Mesnetsiz korkular coğrafyasındayım
Hangi düşün bir ucundan tutmaya kalksan
Diğer ucunu alır elinden koparır anılar
Nice rüyalar hayra yorulur uyanıldığı vakit
Bir kadın doru bir atla düşlere kanat açar
Acımsı bir kaymak arşını var şair dilimde
Alaca karanlığın döşünde seven gözlerin
Uykusuz gecemin kirmeninde yorgun an
Seni düşündükçe düşüm beni öldürür yar
Acımsı bir kaymak arşını var şair dilimde
Alaca karanlığın döşünde seven gözlerin
Uykusuz gecemin kirmeninde yorgun an
Seni düşündükçe düşüm beni öldürür yar
kıpırtıyla yuvalanıyor kuşlar göğsümün saçaklarında
aylardan ayaz bir aralık, günlerden sevgi
çocuklar sobeleniyor ruhumun şadırvanlarında ah!
kırık bir şarkı oldu ayrılık
seni saklıyorum isli ve yorgun odalarda
kurumuş dallar yanıyor ocakta
İnsan uzun bir yol yorgunudur, kelimelerin izini sürerek çığlıklarını arar
Tıknaz kaldırımların damarlarına bırakır hüzünlü ayak izlerini, gün batar
Çaresizlik kulaçlarıyla örselenir bedeni, yangın olur yine kendini sarar
Düşünüşlerin hicaz mevsimlerinde kırık bir dal gibi çok uzaklara akar
Ardına devrilen tükenmiş testilerin yosunlu yüzeyinde üzünçlü aldanışların tortusu vardır. Kahır eker aslında insanlar dağlara, eksilen sabırların damağına üşüşen uçuklar yapışkan ezgilerin soylu inkârıdır. Düşlerin miadı mevsimlerle eskirmiş, çoğul yangınla küle karışır bir gün hatıralar.
Dilimin kolunda özlemli menziller
Göğsümde daralmış anların çırpınışı
Sevdan avuçlarımda terli bir kına
Figan bir şafakta ben aşka asılıyorum
Kül yıkıyorum fahişe duraklarında




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.