Kızıl seherlerin ütopyası parçalanır iken düşlerde
Hüzün artığı bir fırtına alır götürür beni uzaklara
Alaz mevsimlere ertelenir sessizlik, ellerim üşür
Tetik ile sevişir ihanet, ben soylu bayrağa sarılırım
Hepsi bir rüyanın parçası belki, bu bekleyiş hazan
Gözünüzü doyurmaz ne aş, ne toprak
Gün sizin gününüz, meyve verir yaprak
Yiyin Efendiler yiyin, devran dönecek
Çark dönüp keser sapı makata girecek
Safınız belli, yalakalığınız asırlardır ebedi
Öfkemin kafesinde dilleniyor hüzün
Mayalı yangınların kollarında hayat
Kanat açıyor kuşlar rüzgârın ötesine
Dillerindeki çığlığı yağmurlar öpüyor
Alaz bir sevda ıstırap içinde yanıyor
Yorgun ve devrik günlerin boy aynasında
Düşe bakıyor bir kadın ve adam
Dağınık saçlarında gün kesiği ışıltılar
Durdurulamayan anların sahnesinde ağlayan bir çocuk
Parantezlerle ayrılmış buluşma yangınları ağmış gönül duvarıma
Ereğini kaybetmiş diklenişlerin yalnızlıklarının resimleri var içimde
Sana her bakışımda yüreğimden boşalan bir tersin, saklanırım tene
Eski yalvarışların anlamsız resimleri eskirse, korkular tüketir bedeni.
Ulu bir ırmak gibidir halk, süpürür yolunu gizemle
Kasırga aciz bir yeldir, öfkeyi zapt edemez eliyle
Evrilir tüm yanlışlar, doğrulara boyun eğer elbette
Görev sırası milletindir, halkız biz, ellerimiz yürekte
Hainin mekânı in, atarız damarımızdan biz sürüleri
Morun o gizemli efsununa dökülür mevsimler
İçinde eski zamana âşık hercai menekşeler
Üşüşür ellerimize ayaz ardına devrilir günler
Mevsimlerin koynunda yorgundur bir kadın
O madımak hıçkırıkların rahlesine koyar alnını
Sevgiyle okşar yaşlı yüreğini, biraz asi, biraz haylaz
Düşe uyanık kalmanın hazzını örtünüp
Sıcacık bir çay kokusunu aşkla yudumlayıp
Tezek kokulu ovalarda yürüyorum
Gök delinmiş bir dirimsellik sunuyor
Güneşin yanaklarından öpüyor gece
Yüreğim cömert bir sahaf
Hırçın zamana şiir geçirmek için
Gece gündüz nakışlar yaşamı
Gönlüm hovarda bir ateş
Sevdanın en harlı ateşini
Asırlardır toprağa dikmeyi diler
‘ Soytarı bakışlı insan doğurmasın artık analar, çoğaldıkça azalıyor sevgi dilimiz. Küfürle kini mayalıyor cellatlar, utanmasın diye kibrimiz’..
Hırpalanmış tohumlar yüzüyor çürük tarlalarda
Rüzgâr piç bir şarkı söyler birazdan buralarda
Kıyılıyor içim nicedir peşrevsizim ben çayırlarda
İnsanlık körelmiş bir urgan, asın beni masallarla




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.