Savaşın Bestesi Nelya! Şiiri - Alper Tun ...

Alper Tunga 3
202

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Savaşın Bestesi Nelya!

yüzüncü günün sabahındayım ben
şehrin içinde duymak istiyorum
notaların için! bana söz verdin... Sosta!

diktatörlerin bombardımanı
ve gündüz düşü; Luftwaffe!
yüzüncü gün ve bilinen düşman uçakları
yangınlar ve uçuşan küller
uçuşuyor şehrin kütüphanesinde kitap sayfaları...

notaların yüzüncü gününde Leningrad!
aynı düğümü yüz kez çözmek
sessizce ve vakitsiz... Stuka!
yıkarak ve yakarak vakitsiz gitmek!

iki yüzüncü gün Sostakoviç!
terkedilmiş kütüphanenin yıkıntılarındayız
Nelya! ben hep senin yanı başındayım
alçak bir saldırı ve uçuşan mermiler

sirenleri yankılanıyor şehrin ve patlamanın dalgası
yarısı yanmış kitapların sayfaları şimdi havalandı
cam kırıklarına basarak ve gürültülü odalarda

dans edelim yine!
uzat ellerini Nelya!
ben; Uraz... senin Uraz'ın
zaman hep senin gözlerine bakacak

gökyüzünün isi, günler, mevsimler...
tutalım birlikte takvimsiz bir mevsimi
değiliz... gündüzün alnına sürülmüş bir gece
ikimiz; savaşa rağmen süren bir dans gibi...

bu gün üç yüzüncü gün... Sosta!
ve Sostakoviç dönecek
eski itfaiye kuleleri! ve ilk nota
bu gün üç yüzüncü gün
Sosta; Kuybişev'e giti Nalya...
ve bol yıldızlı bir uçakla.

artık; üç yüz yirmi ve notaların akşamı
alın çizgilerimiz... ve umutlu acıları
ağzımızda kitap nişastasının tadı...

Nelya! Ladoga'ya gidelim.
kalbimin nefesi senden yana
donmuş gölün karşısında... yaşam var.
Nelya! yaşamdan daha mı çok seviyorsun?

öyleyse Saviçeva'nın günlüğünde olalım.
o bir gün not düşecek...
ve ya Sostakoviç gelecek
ya da Saviçeva adımızı yazacak.

biz o güne kadar dans edelim.
yerde yarısı yanmış kitaplar...
gözlerimizde aşk ve savaş var.
gökyüzünde belirsiz uçaklar

saldırı sirenleri çalarken
anonslar ve propagandalar için
küller ve dumanlar içerisinde
sarılalım ve gözlerini ayırma
eşlik edecek dansımıza
bir gün çalacak notaları Sosta'nin

üç yüz otuz altıncı gün;
benimle kal Nelya!
gözlerini kaçırma, gücünü topla

dokunurken ellerine, ellerimden kayma
yaşamayı sevmeye çalış! umutlarınla
nefesini gizle kalbinin kıyısında
sarıl bana! yalnızlık hissetme...

Leningrad radyo orkestrasında;
Sostakoviç'in yedinci senfonisi

bütün şehir doğruluyor enkazlarından
kuşatmanın, katliamın sayısız günlerinde
zayıf bedenler gizli ve temiz elbiselerle
ve şehrin hoparlörlerinde Sosta!

şimdi Kasırga operasyonu şehir halkı için!
Nelya!
Sostakoviç geldi notalarıyla

dans edelim gözlerinle
uçaklar geçiyor üstümüzden
dışarı çıkalım!
ikimiz birbirimize sarılalım
yedinci senfoni için
bitene kadar durmayalım...
seni böyle sevdim Nelya!
nefesimiz kesilene kadar bakışalım

ve yine dünya!
eski dünya değil!
ve aşk bir kadının bakışlarında
bir adamın sonsuz tutkularında

senfoni ve kuşatılmış bir şehir için Kasırga operasyonu düzenlendi ve Sostakoviç'in yedinci senfonisi şehirde.
Nelya ve Uraz yarısı yıkılmış, yanmış bir kütüphaneden
aylar sonra dışarı çıktılar, hatta bütün şehir ve insanlar
bir senfoni çalıyordu, herkes acılarına gülümserken.

hayat;
Nelya ve Uraz'ın savaşa direnen dansı
Sostakoviç'in inatçı bestesi
Saviçeva günlüğüne bu aşkı ölümle yazamadı
ama ben seni böyle sevdim Nelya!
böyle seveceğim...

Alper Tunga 3
Kayıt Tarihi : 28.07.2026 05:20:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


acılarımız insanlığa ait ve insanlığın acıları da bize...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!