SANDIN
Bir ince sızıdır yürekte kalan,
Aşkın ateşini közden mi sandın?
Rüzgârın önünde savrulup solan,
Ömrün vefasını güzden mi sandın?
Dağları deviren, ummanı aşan,
Sessizce çağlayıp derinden koşan,
Bir damla yaş ile bendinden taşan,
Deryanın kahrını gözden mi sandın?
Ak düşer saçına, bükülür belin,
Tutmaz olur bir gün, o güçlü elin,
Susar bülbül gibi, şakıyan dilin,
Sükûtun sırrını sözden mi sandın?
Kader ilmeğini boynuna takar,
Görünmez bir ateş sineni yakar,
Gönül ney misali aslına bakar,
Çıkan o feryadı sazdan mı sandın?
Mecnun olup düşsen çölün narına,
Erişmek istersen Hak diyarına,
Zerre umut etme fani yarına,
Verilen mühleti bizden mi sandın?
Zalimin zulmüyle yıkılmaz bu can,
Her gece içimde kanıyor hicran,
Şu yalan dünyada bulmadan aman,
Açılan yarayı izden mi sandın?
Gökleri döndüren gizli bir sırdır,
Toprağı yeşerten o kutlu nurdur,
Gönlümün tahtında kurulan surdur,
Kapanan kapıyı yüzden mi sandın?
Cengiz der ki; fanidir cihan,
Gönül sarayında eyleme figan,
Vakti erişince durur asuman,
Bırakıp gidilen düzden mi sandın?
Cengiz YAMAN
Kayıt Tarihi : 3.06.2026 14:19:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!