Kalabalık içre sürgün gezerler,
Kendi gölgesine çarpar yürürler.
Herkesin güldüğü yalan dünyada,
Bir gizli kederi erken görürler.
Süre süre buldum sanalda izi,
Göremedim bir kez o güler yüzü.
Kime anlatsam bu derdimizi,
Yüreğe hançeri vurdu da gitti.
Gurbetin içinde gurbeti buldum,
Şafak vakti buruk bir tat
Hırçın ağacın kuru dalları
Bazen gecenin koynunda
Ufkuma düşmeyen yıldızlar
Ufacık bir nokta gibi
Sensiz yaşlanırım, siyah kalmadı,
Geçip giden yıla ömrüm sürüldü.
Senden sonra gönlüm huzur bulmadı,
Gözüme dünyalık duman göründü.
Zamansız döküldü takvim yaprağı,
Mevsimler baharı nasıl özlerse,
Toprak suyla buluşmayı gözlerse,
Garip gönlüm seni öyle isterse,
Bir tebessümünle dünyam süslenir.
Bütün ışıklar sönük kalır
Senin şavkın düştüğü yerde
Ey dorukların asi çocuğu
Büklüm yolların dağ selvisi
Sen akşam üstleri düşle beni
Ben tan vaktinde seni
Neydi eskiden her yerde
Cıvıl cıvıl kuş sesleri
Böyle suskun muydu gecesi
Ankara sokaklarında
Kadını kızı genci yaşlısı
Kader fermanını yazmış geceden,
Aşkın sırrı çıktı kutlu heceden.
Vazgeçti bu yürek taçtan, yüceden,
Bayrağın altına serilir durur.
Koca ömür tükendi kaldı umutlar
Çakal çogalmış kocayınca kutlar
Dolanır başında alacalı bulutlar
Nerede ağaları nerede beylerin
Yüzüm bir sarı gül yaprağı
Ömrüm yük kendime
Yorgun yolcu gibiyim
Geçmişte kalan bir düş
Baş altımda




-
Nur Tuna
-
Gülay Aruç
-
Işık German Ersoy
Tüm YorumlarYüreğiniz sevdiklerinizin sevgisiyle coşsun...sevgili şiir dostu...kaleminiz gamdan eğilmesin...selam ve saygıyla
Sizin de ilhamınız bol olsun Sevgili Şiir Dostum.
Saygı ve Selamlarımla.
Gülay Aruç.
* Duygu doluydu *
Sonsuz kutluyorum