Yıl bin dokuzyüz yetmiş
Aylardan kasım
Bir akşam üstü
Gün inerken sevmiştim
Deresini tepesini
Sokaklar karanlık, gözlerimde fer yok,
Hayat bir sahne ama alkışlayan pek yok.
Yalan dolan içinde kalmışız biz hapsolup,
Duygular buz kesti, hayallerim toz olup.
Sevda, ansızın düşen bir yıldırım değil,
Toprağa ağır ağır sızan bereketli bir yağmurdur;
İçten içe yeşeren, kök salan, vazgeçilmeyen...
Gözlerin ardındaki o bitmeyen ışık,
Adını koyamadığın ama her nefeste hissettiğin o genişliktir.
Şimdi kahretsin ellerimde başım
Konuşuyorum kendi kendime
Hangi dağın ceylanısın bilmem
Güneş söküp gelir, dağılır duman,
Aydınlık bir güne uyandı zaman.
Gönülden silinsin o dertli güman,
Sabahın keyfine uyan be dostum.
Sabret ey can gönül, baharı da var,
Bulutlar dağılır, gün elbet doğar.
Gecenin karası şafaktan önce,
Dermanı gizlidir, sır bir bilmece.
Büyük kelime bilmem süslü laf etmem
Benim aşkım en sade haliyle burada
Sen yanımdayken kahvemin tadı değişir
Yağmur sesi bile daha huzurlu akar
Kerbela’da solan o gonca güller,
Hasan’ım, Hüseyin’im der de iniler.
Gözümden akan o kanlı yaşları,
Hızır’la Hıdır’ım siler de gider.
Şiirin dili aşktır aşk
Bir avuç kış güneşiydi
Yüreğimde sevgin çoğaltıp
Sıcak sıcak serpildiğin de
Gözlerim buharlı cama benzerdi
Şafak vakti buruk bir tat
Hırçın ağacın kuru dalları
Bazen gecenin koynunda
Ufkuma düşmeyen yıldızlar
Ufacık bir nokta gibi




-
Nur Tuna
-
Gülay Aruç
-
Işık German Ersoy
Tüm YorumlarYüreğiniz sevdiklerinizin sevgisiyle coşsun...sevgili şiir dostu...kaleminiz gamdan eğilmesin...selam ve saygıyla
Sizin de ilhamınız bol olsun Sevgili Şiir Dostum.
Saygı ve Selamlarımla.
Gülay Aruç.
* Duygu doluydu *
Sonsuz kutluyorum