duruyor,
esmer bakıyor
ardı sıra
dinden imandan çıkarıyor insanı.
bakışları duru
gözleri derin
kardeşiz
ne anneden
ne babadan;
terimizi içmiş ağaçların,
ağaçlarda konaklayan kuşların
Korku;
Karanlığın kuytusunda saklanan kırık bir aynadır.
Bakarsan yüzünü bin parçaya böler,
her yansımada
henüz akmamış kanının sızısını duyarsın.
Bir aışveriş aracı değildir sevgi
Pazarlarda kirletip durmayın o gülüşleri
Etiket yapıştırmayın gönüllere
O,
Terazide tartılmaz.
Ağır gelir pazara çıkan kalplere
Yanından geçtiğin yeri arıyorsun,
yüzüne bakamadığın kadını seviyorsun.
Hayallerde yaşıyor;
gidemediğin yerlerde geziyor,
görmediğin mekanlarda oturuyorsun.
Senin olmayan toprakları ekiyor,
Levin
Gelecekten haykıran sesim...
Deli yanım benim.
Gün görmemiş şiirlerle seslenmek için sana,
Gülüşünü işliyorum yüreğime bastıra bastıra.
dur be çocuk
küsmekte
o kadar da aceleci olma
bazen isteğin dışında
alır başını gider yaşam
Gözlerimizin yorgunluğuna,
kalbimizin yarasına fısıldayan
bu efkârlı gecenin
her dediğine kanma.
Gün ağırdığında,
Karadeniz bir çift mavi gözdür.
Ağlarsa: fırtına,
Gülerse: fındık dalı,
Kırpışırsa: horon,
Dalarsa: hamsidir.
Ne vakit aşktan payıma düşeni istedim,
herkes kullanmadığı şeyleri nereye koyduğunu unutmuştu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!