Şiir de adam edemedi seni.
Uğruna mundar ettiğim dizeler affetsin beni.
Mavisinden arandı deniz.
Efkarlı bir dağ dili kızgındı
adımlamadığın patikalarına.
Aydınlığını arayan günler
bakındı yollarına.
Çaldın gülüşlerimi,
kapıda gitmek için uzaklaşmanı bekliyor sevincim.
Ellerinden,
gözlerinden,
duruşundan biriktirdiğim mutluluklarımı alıp gittin.
Beni mest eden şarkıydı
Varlığın,
yıkıp yıkan sellerin tortusundan alarak düşlerimi,
bir baharı emziren sesine taşıdı ağlayan çağlayanlarda.
Ardında ne bir iz kaldı,
ne geceden sabaha sarkan bir sima
Sorduğun her soruya cevabım vardı aslında.
Lakin yüzünü seyre dalmak varken, zaman kaybıydan başka nedir ki aklanmak nazarında.
Ey, her mevsimi kış eden hüznüm...
Ey, göç eden özlemlerim,
depremlerle sarsılan, güvendiğim dağlar...
Ey, diz çökmüş halime meraklı utancım,
içimde büyüyüp beni sırtımdan vuran hayallerim,
melankolik hüzünlerim...
gözlerimizin yorgunluğuna
ve kalbimizin yarasına fısıldayan
bu efkarlı gecenin
her dediğine kanma.
gün ağırdığında
bir de ona sor,
Karadeniz bir çift mavi gözdür.
Ağlarsa: fırtına,
Gülerse: fındık dalı,
Kırpışırsa: horon,
Dalarsa: hamsidir.
Ne vakit aşktan payıma düşeni istedim,
herkes kullanmadığı şeyleri nereye koyduğunu unutmuştu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!